Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4183

Karar No

2023/5201

Karar Tarihi

31 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1293 E., 2022/761 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 14. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/125 E., 2021/27 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 14804 ada 4 parsel ... taşınmazın davacıya ait olup komşu parsel sahibi davalı tarafından ağaç dikmek suretiyle müdahale edildiğini belirterek el atmanın önlenmesi ve ağaçların kâl’ine karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında 14804 ada 5 parsel maliki ... davalı olarak davaya dahil edilmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı vekili cevap dilekçesinde (özetle), dava konusu edilen kısmın 2019 yılında yapılan toplulaştırma işlemleri sonucu davacıya ait parselde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

  2. Dahili davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (özetle);

  1. Dava konusu taşınmazda 23.05.2019 tarihinde toplulaştırma yapıldığı, toplulaştırma öncesinde de taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı ve üzerindeki ağaçları davalının diktiği,

  2. Toplulaştırma öncesinde tarafların kendi aralarında sınır olarak kullandığı davacının taşınmazında olan çitin bulunduğu,

  3. Çekişme konusu yerin davalının sınırları içerisinde yer aldığı,

  4. İlgili yerin ve üzerindeki ağaçların resmî tapu kayıtlarına göre davacının mülkiyetinde kaldığı,

  5. Tapu kaydına üstünlük tanınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde (özetle);

  1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,

  2. Haksız el atmanın söz konusu olmadığını,

  3. Dava konusu taşınmazda 23.05.2019 tarihinde toplulaştırma yapıldığı ve toplulaştırma öncesinde de dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını,

  4. Kâl’e konu edilen ağaçların vekil edeni tarafından dikildiğini,

  5. Dava konusu yerin davalı adına kayıt edilmesi gerekirken toplulaştırma işlemi ile davacı adına kayıt gördüğünü,

  6. Toplulaştırma iddiasının araştırılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

  1. Davalının davacıya ait parsele müdahalede bulunduğu ve ağaç diktiği,

  2. Davalı tarafça herhangi bir tazminat talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde (özetle); istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kâl isteğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

  3. 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 ve 995 inci maddeleri.

  4. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 297 inci maddesi,

  5. Değerlendirme

  6. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  7. Dosya içeriğinden, dava konusu taşınmazın kayden davacıya ait olup davacı ve dahili davalıya ait parsellerin toplulaştırma çalışması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır.

  8. Mülkiyete üstünlük tanınmak suretiyle davacıya ait 14804 ada 4 parsel ... taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur.

  9. Ancak , dava konusu taşınmaz ile komşu 14804 ada 5 parsel ... taşınmaz 23.05.2019 tarihli toplulaştırma ile oluşmasına rağmen toplulaştırma işlemlerine yönelik bilgi ve belgelerin ilgili yerlerden getirtilmediği görülmektedir.

  10. Toplulaştırma çalışması sonucu, muhdesatın haksız veya ... durum yaratması, kamusal bir tasarrufun sonucu olup, tecavüzlü durumun muhdesatı yapan kişinin iradesi dışında meydana gelmesi nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet verdikleri söylenemez. O halde, haksız ya da ... yeri kullananın kötü niyetli sayılamayacağı ve kendisine kusur izafe edilemeyeceği gözetildiğinde yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağı da açıktır.

  11. Toplulaştırma uygulamasıyla tecavüzlü duruma gelen yerler bakımından muhtesat bedeli ödenmedikçe kaydı yeni edinen kişinin muhtesat sahibini mevcut parselinde men edemeyeceği gibi, kâl istemesinin de olanaksız bulunduğu tartışmasızdır.

  12. Hâl böyle olunca; Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle nizalı taşınmazların bulunduğu bölgede çalışmaları yapılan toplulaştırma işlemlerine yönelik bilgi ve belgelerin ilgili yerlerden getirtilmesi, gerek kadastral kayıtlar, gerekse toplulaştırma belgeleri mahalline keşfen uygulanarak dava konusu alanın toplulaştırma öncesi hangi parsel veya parsellerde kaldığının belirlenmesi, bu hususun fen bilirkişi raporuna yansıtılması, akabinde niza konusu ağaçların yaşları da tespit edilerek toplulaştırma öncesi mi, yoksa sonrası mı dikildiklerinin saptanması, bu şekilde toplulaştırma ile oluşan bir tecavüzün olup olmadığının tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde tespiti ile var ise davalı ve dahili davalının toplulaştırma öncesinde hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, davalı ve dahili davalının bu işlem öncesi bir hakkının bulunduğunun belirlenmesi hâlinde, (yani ağaçların bulunduğu kısmın toplulaştırma ile haksız ya da ... hâle geldiğinin belirlenmesi durumunda) davacıya kaim bedel depo ettirilmek suretiyle el atmanın önlenmesi ve yıkım kararı verilmesi, toplulaştırma çalışması sonucu ağaçların haksız veya ... durum yaratması hâli kamusal bir tasarruf sonucu olup, tecavüzlü durumun yapıyı yapan kişinin iradesi dışında meydana gelmesi nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin kabulü gerektiği, niza konusu yeri kullananın kötü niyetli sayılamayacağı ve kendisine kusur izafe edilemeyeceği gözetildiğinde yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan vekâlet ücretinden sorumlu tutulmayacakları hususlarının bir arada değerlendirilerek bir karar verilmesi olmalıdır. Davalı ve dahili davalının toplulaştırma öncesinde hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunmadığının şüpheye yer bırakılmayacak şekilde tespit edilmesi hâlinde ise bu kez (davacının talepleri hakkında) dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken tüm bu hususlar düşünülmeden, yazılı şekilde karar verilmiş olması yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.

  13. Kabule göre de, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 nci maddesinde; “...taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın çözümlenmesine karar veren mahkemenin, kuracağı hükmün açık, net ve infaza elverişli olması gerekir.

  14. Mahkemece kurulan hükmün infaza elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacıya ait el atılan alan açık ve belirgin şekilde belirtilmemiş, bilirkişi krokili raporuna atıf yapılmamıştır. Ayrıca el atılan alandaki ağaçların kâl’ine karar verilmesi gerekirken tüm taşınmazı kapsadığı sonucu çıkarabilecek ve böylece infazda tereddüt oluşturan şekilde kâl kararı verilmiştir. Anılan hususlar HMK’nın 297/2 nci maddesine aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 ... HMK'nın 373/1 nci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:09:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim