Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3088
2023/5124
26 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/279 E., 2023/10 K.
KARAR: Usulden ret
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin muris ...’nun eşi olduğunu, murisin vefat etmeden evvel bıraktığı 30.05.2013 tarihli vasiyetnamesi ile tüm taşınmazlarını müvekkiline vasiyet ettiğini, murisin yasal mirasçıları olan davalıların vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmasını kabul etmedikleri gibi vasiyetin iptali için dava açtıklarını ileri sürerek; vasiyete konu olan taşınmazların tapularının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu vasiyetnamenin iptali için dava açtıklarını, iptal davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ve o dava kesinleşmeden işin esasına girilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.01.2021 tarihli ve 2020/12247 Esas, 2021/404 ... Kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarihli ve 2020/12247 Esas, 2021/404 ... Kararında belirtilen "...vasiyetnamenin iptali davası sonucunda verilecek hükmün, vasiyetnamenin yerine getirilmesine ilişkin eldeki davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olduğu, buna göre mahkemece; yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, aralarındaki bağlantı nedeniyle vasiyetnamenin iptali davasının sonucunda verilecek hükmün kesinleşmesinin bekletici sorun yapılması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş olmasının doğru görülmediği..." gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İstanbul 35. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli ve 2020/279 Esas, 2023/10 ... Kararında belirtilen "... ... Medeni Kanunu'nun 600 üncü maddesinin muayyen mal vasiyetini kapsayıp mirasçı atanmasını kapsamadığı, atanmış mirasçılarda ise mirasın, mirasbırakanın ölümü ile kazanıldığı, atanmış mirasçıya buna ilişkin mirasçılık belgesi verilmesinin yeterli olduğu, bu nitelikteki belge ile ayni hakların bu kişi adına tapuda tescilinin mümkün olduğu, vasiyetnamenin tenfizi talebine konu olan vasiyetnamenin içeriği itibariyle muayyen mal vasiyeti niteliğinde olmayıp mirasçı atanmasına ilişkin olduğu..." gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Kararın hukuka aykırı olduğunu,
-
Mahkemece vasiyetnamenin yanlış değerlendirildiğini,
-
Davacının vasiyetname alacaklısı değil de atanmış mirasçı olabilmesi için davacıya tüm malvarlığına ortak olabilecek şekilde vasiyetin bırakılması gerektiğini,
-
Davacıya taşınmazların yani belirli malların bırakıldığını ancak taşınır mallara ilişkin olarak davacının terekeye dahil edilmediğini,
-
Davacının atanmış mirasçı olarak kabul edilmesine imkan bulunmadığını,
-
Eldeki davanın açılmasında hukuki yararın bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
4721 ... ... Medeni Kanunu'nun 514, 516 ve 517 nci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Kanunda açık bir şekilde düzenlenmiş olan ölüme bağlı tasarruflar, şekli anlamda ölüme bağlı tasarruflar ve maddi anlamda ölüme bağlı tasarruflar olmak üzere ikiye ayrılmakta olup şekli anlamda ölüme bağlı tasarruflar, vasiyetname ve miras sözleşmesidir. Zira, TMK'nın 514 üncü maddesinin 1 inci fıkrası, "Mirasbırakan, tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde, malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle tasarrufta bulunabilir" şeklindedir.
-
Maddi anlamda ölüme bağlı tasarruflar ise şekli anlamda ölüme bağlı tasarrufların içeriğini oluşturmaktadır (Bilge Öztan, Miras Hukuku, Ankara, 2023, s.274 ve ... .../İpek Yücer Aktürk, ... Miras Hukuku, Ankara, 2021, s.155). Maddi anlamda ölüme bağlı tasarruflar arasında eldeki davayı ilgilendiren iki müessese bulunmaktadır ki biri mirasçı atama iken diğeri ise belirli mal bırakmadır.
-
TMK'nın 516 ncı maddesi, mirasçı atamayı, "Mirasbırakan, mirasının tamamı veya belli bir oranı için bir veya birden çok kişiyi mirasçı atayabilir. Bir kişinin, mirasın tamamını veya belli bir oranını almasını içeren her tasarruf, mirasçı atanması sayılır" şeklinde; 517 nci maddesinin 1 inci fıkrası ise belirli mal bırakmayı "Mirasbırakan, bir kimseye onu mirasçı atamaksızın belirli bir mal bırakma yoluyla kazandırmada bulunabilir" şeklinde düzenlemiştir. Mirasçı atamada terekenin tamamını veya terekenin oransal olarak bir bölümünü bırakmış olması gerekli ve yeterli iken belirli bir mal bırakmada ise terekede bulunan bireysel özellik ve nitelikleriyle ayrıca ve açıkça belli olan bir parça malın (veya malların) bırakılmış olması gerekmektedir (.../Aktürk, s.155).
-
Somut olayda; muris ...'nun, 30.05.2013 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamesinde “muris ve murisi evvellerimden her türlü yolla adıma intikal etmiş veya edecek olan ve gerekse sahibi bulunduğum veya bu tarihten sonra sahibi bulunacağım taşınmazlarımı ...'na vasiyet ediyorum” şeklindeki beyanının bulunduğu görülmektedir. Tereke, murisin vefat etmeden önce mal varlıklarını kapsamaktadır. Malvarlığı kavramı içinde taşınmazlar yer aldığı gibi taşınırlar da yer almaktadır. Adı geçen muris, söz konusu vasiyetnamesi ile genel olarak malvarlığının tamamını veya oransal olarak belli bir bölümünü değil, taşınmazlarının tamamını vasiyet ettiği görülmektedir. Yukarıda değinilen ve mirasçı atamayı düzenleyen TMK'nın 516 ncı maddesinin 1 inci cümlesindeki "Mirasbırakan, mirasının tamamı veya belli bir oranı..." ifadesinden anlaşılabileceği üzere somut olaydaki vasiyetname, mirasçı atamaya değil belirli mal bırakmaya ilişkindir. Tüm bu nedenlerle Mahkemece yapılan değerlendirme ve sonuçta verilen hüküm kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
26.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı dava dilekçesinde özetle; murisi ...'nun ölümü ile 30 Mayıs 2013 tarihinde kendisine vasiyetname ile bırakılan taşınmazların tapularının iptali ile adına tescilini ve vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonucu dava konusu vasiyetnamenin içeriği itibariyle muayyen mal vasiyeti niteliğinde olmayıp, mirasçı atanmasına ilişkin olduğu hukuki değerlendirmesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
TMK'nın 516 ncı md. mirasçı atama başlığı altında düzenlenmiş olup, miras bırakan mirasının tamamı veya belli bir oranı için bir veya birden çok kişiyi mirasçı atayabilir. Bir kişinin, mirasın tamamını veya belli bir oranını almasını içeren her tasarruf mirasçı atanması sayılır şeklindedir.
TMK madde 517 ise, belirli mal bırakma başlığı altında düzenleme içermekte olup, mirasbırakanın bir kimseye onu mirasçı atamaksızın belirli bir mal bırakma yoluyla kazandırmada bulunabilir. Mal bırakma vasiyeti, ölüme bağlı tasarrufta bir kimseye terekedeki bir malın mülkiyetinin kazandırılmasına yönelik olabilir ve belirli mal seçimlik, parça vasiyeti, çeşit vasiyeti, tedarik vasiyeti şeklinde terekeden bir bölümdür.
Somut dava konusu vasiyetnameden anlaşılan ise muris evvellerinden gelen, halen adına kayıtlı olan ve devamında kazanacağı her türlü gayrimenkul taşınmazlarını aynı zamanda mirasçısı olan davacı eşe vasiyet etmiş olup vasiyetnamenin geçerliliği tartışmasız olmakla bu vasiyetname "mirasçı atanması" olarak yerel mahkemece doğru değerlendirildiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum. Kararın onanması yönündeki azınlık oyumdur.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:11:26