Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4567
2023/5066
25 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/137 E., 2022/842 K.
KARAR: İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/113 E., 2021/208 K.
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 216 ada 15 parsel ... taşınmazın tamamı müvekkili adına kayıtlı iken 27.12.2018 tarihinde 225/577 hissesinin
davalı şirkete devredildiğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, ancak
davalı şirketin taşınmaz üzerinde bulunan depo, tamir atölyesi, 2 adet konteyner ofisin müvekkiline ait
olduğunu kabul etmediğini, bu sebeple sulh hukuk mahkemesi tarafından muhdesat aidiyetinin tespiti davası
açmak üzere süre verildiğini belirterek bahsedilen muhdesatın müvekkiline ait olduğunun tespitine karar
verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu yapıların yer aldığı arsa vasıflı taşınmazın, dava dışı ... Denizcilik Uluslararası Taşımacılık Tic. Ltd. Şti'ne ait olduğu esnada yapıların yapıldığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... dava mülkiyetin tespiti davası olup, davacı ve davalı taraf dava konusu taşınmazda paylı malik olup, aralarında görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası bulunmaktadır. Mülkiyetin tespiti davası için tarafların hukuki yararının olduğu anlaşılmış, dosya kapsamında tüm deliller toplanmıştır. Dinlenen tanıkların ile dava dilekçesinde belirtilen ve keşif sırasında belirlenen muhtesatların davacı tarafından meydana getirildiğini beyan ettiği, Kartepe belediyesi tarafından sunulan yapı ruhsatınında davacı adına verildiği, dosya kapsamında alınan fen bilirkişi raporununda dava konusu muhdesatların 2017 ve 2016 yıllarındaki ... fotoğraflarında mevcut olduğunun belirtildiği, davalının iddia ettiği ... Denizcilik Uluslararası Taşımacılık LTD ŞTİ tarafından meydana getirildiğine dair herhangi bir delilin bulunmadığı, davacının da iş bu şirketin evvelaiyatta temsilcisi olduğu, dava konusu muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiği anlaşıldığından davacının davasında haklı olduğu..." gerekçesiyle, "davanın kabulüne, 216 ada 15 parsel ... taşınmaz üzerinde bulunan 22.03.2021 tarihli fen bilirkişisi raporu ve 16.04.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda gösterilen 55.07 m²'lik konteyner ofis, 27.01 m²'lik konteyner ofis önü sundurma, 11.85 m²'lik tuvalet, 101,15 m²'lik tamir atölyesi ve 277,53 m²'lik depo olan muhtesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dava konusu muhdesatın taşınmazın arzından bağımsız olarak aidiyetine ilişkin dava açılamayacağını, dava konusu muhdesatın yapıldığı dönemde arsanın sahibinin Murphy Denizcilik Uluslararası Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. olduğunu ve şirketin müvekkillerine devredilmiş olup müvekkilleri tarafından unvan değişikliğine gidildiğini, davacının muhdesatı kendi adına yaptırdığına dair dosya kapsamında hiçbir delil mevcut olmadığını, ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Somut olaya gelince; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş olup, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yukarıda açıklanan istinaf sebepleri ile ilk derece mahkemesi kararının kendi lehlerine olarak kaldırılması talep edilmiş olup; iddia, savunma, tapu kaydı, resmi senet, bilirkişi raporları, tanık beyanları, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2015/14903 Esas 2017/15775 Karar ... ilamı ve tüm dava dosyası kapsamı ve de yukarıda değinilen ilke ve olgular birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verilmiş ise de; 22.12.1995 tarih ve 1/3 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında vurgulandığı üzere, Eşya Hukukunda, muhdesatdan, bir arazi üzerinde arz malikinden başkasına veya bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhdesat sahibinin ..., sadece şahsi bir haktır. (4721 s. TMK’nun 722., 724. ve 729.) Muhdesatın, mütemmim cüz niteliğinde olduğunu, başka bir deyişle geçici ve taşınabilir olmaması ve taşınmaza sıkı sıkıya bağlı bulunması gerektiğini söylemek de yanlış olmaz. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2019/42 Esas 2020/4140 Karar) Davalı payı satın aldığı tarihte muhdesat da mevcut olduğuna göre, davalının payı üzerindeki muhdesatla birlikte malik olduğunun kabulü gerekir. Bunun aksine davacı ile davalı arasında yapılmış bir “yazılı sözleşme” de bulunmamaktadır. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2015/18371 Esas, 2015/21052 Karar) Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı tarafın aşamalardaki beyanlarından ve tanık ifadelerinden, davalı şirketin taşınmazda, muhdesatın meydana getirilmesinden sonra, 27.12.2018 tarihinde pay satın alarak paydaş olduğu anlaşılmıştır. Muhdesat arza tabidir. (4721 s. TMK m. 684) Davalının payı satın aldığı tarihte, taşınmaz üzerinde muhdesatlar da mevcut olduğuna göre, davalının ise payı üzerindeki muhdesatla birlikte satın aldığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya ve de dosya kapsamına/içeriğine aykırı olduğu..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; 6100 s. HMK'nın 353/1 b. 2 nci maddesi gereğince Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/113 Esas, 2021/208 ... Kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile; davacının davasının (muhdesatın aidiyetinin tespiti) ispatlanamamış olması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Muhdesatın müvekkili tarafından meydana getirildiğinin dava dosyasında mevcut deliller ile ispat edildiğini, dava konusu gayrimenkulde 10.03.2021 tarihinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen rapor ile muhdesatın müvekkilinin mülkiyetin tamamına sahip olduğu 2016 Haziran ayı itibariyle mevcut olduğunun tespit edildiğini, dinlenen tanık beyanları ile arazi üzerindeki muhdesatın müvekkili tarafından yaptırıldığı ve bedelini ödendiğinin açık bir şekilde ortaya konulduğunu, dava konusu gayrimenkulün üzerinde bulunan yapıların 27.12.2018 tarihli devirden önce müvekkili ... tarafından inşa ettirilmiş olduğunu, dava dosyasında mevcut fen bilirkişi raporununda dava konusu muhdesatın müvekkilin mülkiyetin tamamına sahip olduğu 2017 ve 2016 yıllarındaki ... fotoğraflarında mevcut olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK. mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki ... ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
-
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad.114/1 h, 115).
-
Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:52