Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4032

Karar No

2023/4963

Karar Tarihi

23 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/34 E., 2023/251 K.

KARAR: Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasında görülen tapu kaydındaki şerhin düzeltilmesi ve tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmişti.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili, Akçaova Köyü'nde kain 3835, 3840, 3487 ve 3488 parsel ... taşınmazların, henüz tapu kayıtları oluşmadan önce hepsi bir bütün olarak tek ada halinde iken, müvekkillerinin ve davalı ...'ün ortak murisi/babası olan ...'ın 1956 yılında buraya gelerek yerleştiğini, aynı tarihte 3487 ... parsel üzerindeki evi yaptığını, taşınmazların tamamı çalılık ve kayalık vaziyette iken imar ve ihya ettiğini, o tarihten itibaren murisin ve ailesinin bu evde yaşadığını, 3488 ... parsel üzerindeki evin de 1967 68 yılları arasında davalı ...'ın evlendiğinde oturması için yapıldığını, tapu kayıtlarında ise gerçek durumun aksine 3487 ... parsel üzerindeki evin davalı ...'a; 3488 ... parsel üzerindeki evin muris ...'a ait olduğu yönünde şerh bulunduğunu; murisin 1983 yılında, davalı ...'ün de 1984 yılında belediyeye imar affı başvurusunda bulunduklarını, ancak Belediye tarafından tapu verilme işlemlerinin henüz tamamlanmadığını ileri sürerek dava konusu 3487 ve 3488 parsel ... taşınmazların tapu kaydında yer alan şerhlerin gerçek duruma uygun şekilde düzeltilmesini ve bu şerhler doğrultusunda, 2981 ... Yasa uyarınca 3487 ... parselin davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile muris ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. 6360 ... Yasa uyarınca davalı ... Belediyesinin kapatılarak Çine Belediyesine dahil edilmesi üzerine Çine Belediyesi davalı olarak davaya dahil edilmiş; davalı ... Belediyesi vekili, husumet itirazında bulunarak, tapu kayıtlarında gerekli düzeltmenin yapılabilmesi için tüm tarafların birlikte başvurması gerektiğinden düzeltme yapılamadığını, belediyenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş; aksi halde ise davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden, müvekkili belediyenin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini bildirmiştir.

  2. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 25.11.2014 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün, davacılar vekili ve davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 30.05.2019 tarihli ve 2017/6183 Esas, 2019/4974 Karar ... ilamı ile onanmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve davalı ... karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarih ve 2019/3945 Esas, 2020/5742 Karar ... kararıyla; ''...Mahkemece, dava konusu taşınmazın ilk defa hangi tarihte imar planı sınırları içine alındığı ve bu imar planının niteliği ile kesinleşme tarihi saptanmalı ve bu tarihten önceki 20 yılı kapsayacak şekilde beşer yıllık aralıklarla üç adet memleket haritası ve stereoskopik çift ... fotoğrafları getirtilerek, bu fotoğraflar harita mühendisi ya da jeodezi veya fotogrametri mühendisi bilirkişiye stereoskopla incelettirilmeli; mahallinde uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın niteliği ve imar ihyanın ne zaman tamamlandığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin süresi ve niteliği konusunda bilimsel verilere dayalı ve ayrıca eski raporlar irdelenmek ve çelişkiler giderilmek suretiyle raporlar alınmalı ve tanıklar ile yerel bilirkişi beyanları denetlenmeli; yine davacılar ile murisleri bakımından belgesiz araştırması yapılmalı ve davacı tarafın zilyetliğindeki kısımlar da saptandıktan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 487 parsel yönünden davanın kabulüne, tapu kaydının iptaline, davacıların Çine Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/768 Esas ... veraset ilamındaki hisseleri oranında adlarına tesciline, 3487 parsel ... taşınmazda yer alan 08.03.2002 tarih 683 yevmiye No.lu şerhinin iptali ve ‘3487 parsel içindeki bina ...’a aittir.’ şeklinde düzeltilmesine, 3488 parsel ... taşınmazın yönünden talebin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Belediyenin davanın açılmasına sebep olacak bir kusuru bulunmadığını, davaya konu taşınmazların mülkiyetinin davalı Belediyeye ait olduğunu, davacı tarafın kendine ait olmayan taşınmaz üzerine bina yapıp 2981 ... yasadan faydalanarak imar affı kapsamında ruhsatsız binasını tapu kaydına şerh ettirdiğini, davalı Belediyenin bu şerhlerin yazılmasında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; HMK'nın m.114/1 d maddesi gereğince 16.05.2022 tarihli dilekçelernde, davacılardan ... ile ...'ın taraf ve dava ehliyetine haiz olmadığını, bu konuda mahal Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiğini, davalı ...’ün davaya konu 3487 parsel ... taşınmazda 1/5 payının bulunduğunu, bu nedenle müvekkili aleyhine 1/5 payın değeri düşülmek suretiyle harç, mahkeme masrafı ve avukatlık ücretinin takdiri gerekirken 3487 parselin dava tarihi itibariyle yapı değerinin 41.894,00 TL, ağaç değerinin 4.000,00 TL, zemin değerinin 79.774,00 TL olmak üzere toplam 125.668,00 TL olduğunu kabul ederek bu miktar üzerinden mahkeme harcı, avukatlık ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca 3487 ... parsel üzerindeki birtakım muhdesat ve tamirat niteliğindeki iyileştirmelerin davalı ... tarafından yapıldığını, bilirkişilerce taşınmazın dava tarihindeki değerini takdir ederken taşınmazın muhdesatlar oluşturulmadan önceki halini nazar alıp değer takdiri yapması gerektiğini, davacıların dava dilekçesinde ‘3488 parsel içindeki bina ... ...'a aittir’ şeklinde düzeltme istedikleri halde gerekçeli kararda bu talebin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu beyanla hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; tapu kaydındaki şerhin düzeltilmesi ve kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakılan yerden imar uygulaması sonucu davalı ... adına tescil edilen taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin olağanüstü zamanaşımı veya başka bir yoldan kazanılması ve tapu siciline tescil edilmeleri mümkün değildir. Ancak Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle ilgili düzenlemeye yer veren ... Medeni Kanunu (TMK)'nun 715 inci maddesinin son fıkrasında, sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların kazanılması, bakımı, korunması, işletilmesi ve kullanılmasının özel kanun hükümlerine tabi olduğu açıklanmıştır.

  3. Nitekim 10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 ... Kadastro Kanununun 17 nci maddesinde imar ve ihya kurumuna yer verilmiş ve bu yolla taşınmaz kazanılması imkânı getirilmiştir.

3402 ... Kanunu'nun "İhya edilen taşınmaz mallar" başlığını taşıyan 17 nci maddesi "Orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.

  1. İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz." hükmünü içermektedir. Anılan madde gereğince, orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmesi hâlinde imar ve ihya yoluyla kazanılması mümkün bulunmaktadır.

  2. Hemen belirtmek gerekir ki; 3402 ... Kanun'un 17 nci maddesi aynı Kanunun 33/3 üncü maddesi gereğince genel hüküm niteliğinde olup Kadastro Kanununun uygulandığı yerler dışında bulunan taşınmazlar hakkında da uygulanır.

  3. Taşınmazın imar ve ihya ile edinilebilecek yerlerden olma niteliği yanında, tapu sicilinde kayıtlı olmaması da gerekmektedir. Tapuda Hazine ya da gerçek ve tüzel kişiler adına kayıtlı taşınmazların imar ve ihya ile kazanılması mümkün değildir. Ayrıca il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmazlar da imar ve ihya ile kazanılamazlar.

  4. Bir yerin imar ve ihya ile kazanılması için taşınmazın emek ve para sarfedilerek tarım arazisi hâline getirilmesi gerekir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir taşınmazın emek ve masraf sarfı ile tarım arazisi hâline getirilmesi hâlinde imar ve ihyadan söz edilebilir. Ekime, dikime ve ürün yetiştirmeye müsait olmayan yerler, ihya edilecek taşınmazlardır.

  5. İmar ve ihya tek başına taşınmazın mülkiyetinin kazanılması için yeterli bir olgu değildir. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 17 nci maddesindeki yollama gereğince aynı Kanun'un 14 üncü maddesinde belirtilen zilyetliğin nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla 20 yıldan fazla sürmesi gerekmektedir. 20 yıllık süre imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren hesaplanır.

  6. Değerlendirme

  7. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  8. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili ile davalı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı ... vekili ile davalı ... vekili vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Fazla yatırılan onama harcının ilgili davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

23.10.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

I Davacılar, dava konusu 3487 parsel ... taşınmazın 1955 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakıldığını, taşınmazın 1959 yılından itibaren murisleri tarafından imar ve ihya edildiğini, o tarihten beri nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullandıklarını belirterek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. 1955 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan 3487 ve 3488 parsel ... taşınmazlar, imar uygulaması ile 08.03.2002 tarihinde (Kapatılan) Akçaova Belediyesi adına tescil edilmiştir.

Davacılar, dava konusu 3487 ve 3488 parsel ... taşınmazların tapu kayıtlarındaki muhdesat şerhlerinin düzeltilmesi ve 3487 parsel yönünden 4721 ... TMK'nın 713/1, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddelerine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle eldeki davayı açmıştır.

Mahkemece, 3487 parsel ... taşınmazda zilyetliğin 1959 yılında başladığı ve taşınmazın imar planına alındığı 1988 yılına kadar, mahalli bilirkişi tanık beyanlarına göre imar ihyanın tamamlandığı; TMK'nın 713/1, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddelerinde belirtilen, mülkiyet edinme şartlarının davacı lehine taşınmazın imar uygulaması ile (Kapatılan) Akçaova Belediyesi adına tapuya tescil edildiği 2002 yılından önce sağlanmış olduğu gerekçesiyle tapu iptal ve tescil kararı verilmiştir.

II Taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi TMK'nın 713 üncü maddesinde tapuda kayıtlı olup olmamasına göre ikili ayırıma tâbi tutulmuştur.

Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zamanaşımına dayanılarak kazanılabilmesi için TMK'nın 713/1 inci maddesine göre, taşınmazın özel mülkiyet kurmaya elverişli olması, zamanaşımı ile kazanılmasını yasaklayan bir kanun hükmünün bulunmaması ve taşınmazın kanunlar uyarınca Devlete kalan taşınmazlardan olmaması gerekir. Taşınmaz üzerinde sürdürülmesi gerekli olan zilyetliğin ise, malik sıfatıyla aralıksız ve nizasız, 20 yıllık süreye ulaşması gereklidir.

Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın şartlar oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir.

Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri olarak kabul edilen 4721 ... Kanun'un 713/2 nci maddesindeki düzenlemede, "aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir.

6100 ... HMK’nın 33 üncü maddesi uyarınca hâkim, ... hukukunu re'sen uygular. 06.1958 gün 15/6 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak Yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.

Her dava, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Maddi ve usul hukuku temel uygulamaları, TMK’nın 713 üncü maddesindeki 1 inci ve 2 nci fıkra şartlarının "dava tarihi" itibarıyla değerlendirilmesini gerektirir. Eldeki dava, 20.11.2012 günü açılmıştır. Dava tarihinde dava konusu taşınmaz, tapuda kayıtlıdır.

Kanun'un açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın şartlar oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Dava tarihi itibarıyla tapulu olduğu anlaşılan dava konusu taşınmazın, kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün bulunmadığından tapu iptal ve tescil talepli açılan davanın reddi gerekirdi.

Kanunun aradığı şartları taşımayan tapu iptal ve tescil talebinin reddi gerektiği halde, tescile yönelik davanın kabulüne ilişkin verilen İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan değerli çoğunluğun kararına katılamıyorum.

III. Kabule göre de; davacılar tescil talebinde bulunurken, dava dilekçelerinde taşınmazın ... mirasçıları adına tescilini talep etmiş, ancak ... mirasçısı ... davada davacı sıfatı ile yer almamıştır. Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan kurulan tescil hükmü bu nedenle de doğru değildir.

IV. TMK’nın 713 üncü maddesinin 1 inci fıkrasına göre tescil taleplerinde Maliye Hazinesi yasal hasım konumunda olduğundan davada davalı olarak gösterilmelidir. Ne var ki, Hazine davada taraf olmadığından karar bu yönüyle hatalıdır.

V. Davacıların tapu iptal ve tescil talebinin yanı sıra, dava konusu 3487 ve 3488 ... taşınmazlarda bulunan muhdesat şerhlerinin değiştirilmesine yönelik talebinin ise; taşınmaz ile ilgili kamulaştırma işlemi, kentsel dönüşüm uygulaması veya görülmekte olan bir ortaklığın giderilmesi davasının olmaması karşısında hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Tüm bu açıklamalar karşısında, hükmün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan değerli çoğunluğun kararına katılamıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizderecevı.kararımahkemesionanmasınaadliyebölgesonrakikarşıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:14:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim