Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3317
2023/496
25 Ocak 2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı davada temliken tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın davalı ... yönünden kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, komşu 141 parsel sayılı taşınmazın paydaşları olan davalılar Mustafa ve Münür'e ait binanın merdiveninin kayden maliki oldukları 143 parsel sayılı taşınmaza taşkın olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesine, yıkıma ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ..., davalı ... ile birlikte paydaşı oldukları 141 sayılı parseli fiilen paylaştıklarını, davaya konu edilen binanın davalı ...'ya ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... ise, davalı ... ile birlikte paydaşı oldukları 141 sayılı parseli fiilen paylaştıklarını, davaya konu edilen binanın kendisine ait olduğunu, merdiveni iyiniyetle inşa ettiğini belirterek davanın reddini savunmuş; karşı dava yoluyla da temliken tescile karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesince karar: “…karşı davada, TMK'nın 725 inci maddesinde öngörülen ilk koşul olan iyiniyetli yapılanma kuralının gerçekleşmediğinin açık olduğu, yasal diğer koşulların araştırılmasına gerek bulunmadığı, asıl davanın konusunun, binanın merdivenine ilişkin bulunduğu ve davalı karşı davacı ...'ya ait binanın merdivenin davacıların kayden paydaşı bulunduğu 143 parsel sayılı taşınmaza taşkın olduğu, temliken tescil isteğine ilişkin karşı davanın reddine; asıl dava yönünden istek gözetilerek, davanın konusunu oluşturan merdiven yönünden, belirlenecek ecrimisil ile elatmanın önlenmesi ve yıkım talebinin kabulüne karar verilmesi…” gerekliliğine vurgu yapılarak bozulmuştur.
-
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl davanın davalı ... yönünden kabulüne; karşı davanın ise reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar tarafından vekalet ücretine hasren, davalı ... tarafından da esastan temyiz talebinde bulunulmuştur.
-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesince : “…Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davalılar Mustafa ve Münür'ün 141 parsel sayılı taşınmazın yarı yarıya paydaşı oldukları; taşınmazda uzun zamandan beri süregelen fiili taksim olgusunun bulunduğu; fiili taksime göre inşa edilmiş olan iki ayrı binadan davalı karşı davacı ...'ya ait binanın, çatısının ve merdiveninin davacıların kayden paydaşı bulunduğu 143 parsel sayılı taşınmaza taşkın olduğu… Somut olayda, davalı ...'nın iyi niyetli sayılamayacağı belirlenip Daire bozma kararına uyulmak suretiyle hakkındaki davanın kabul edilmesinde ve karşı davasının reddedilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı için davalı ...'nın sair temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine ancak, davanın bina merdivenine hasren açıldığı gözetilmeden binanın diğer taşkın kısımlarının da hüküm kapsamına alınması doğru olmadığı gibi; hükme esas alınan bilirkişi krokisinin infaza elverişli açıklıkta bulunduğunun da söylenemeyeceğine; davacıların temyizi yönünden ise dava değerinin; keşfen saptanan taşkın merdiven değeri, merdivenin taştığı kısmın zemin değeri ve taşkın merdiven karşılığı olan ecrimisil miktarı toplamlarından ibaret olduğu dikkate alınarak, hakkındaki dava reddedilen davalı ... lehine bu değer üzerinden davacılar aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi yerine dava dilekçesinde gösterilen değerin esas alınmasının doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk derece mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamında gösterilen eksiklikler giderilmek suretiyle davanın değerinin tespiti için alınan bilirkişi raporu ve infazda tereddüt uyandırmamak açısından dava konusu merdivenin taşkın kısmına ilişkin tapu fen ehli tarafından alınan krokili raporda dikkate alınmak suretiyle, davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın sadece merdiven taşkınlığına ilişkin olan ve ekli krokide sarı renkli olarak 3.31m² olarak gösterilen taşkın kısımla ilgili davanın kabulüne ve dava konusu yerin yargıtay bozma ilamında belirtilen ve bilirkişi tarafından tespit edilen dava değeri olarak kabul edilen 4.419.50 TL üzerinden harçların dikkate alınmasına, her ne kadar yargıtay bozma ilamında aleyhine açılan dava ret edilen davalı Münir Turan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği tespit edilmiş ise de, tüm dava sefahatinde Münir Turan'ın kendisini vekil ile temsil ettirmediği anlaşıldığından davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, karşı dava reddedildiğinden ve buna ilişkin yargıtay kararı ile verilen hükümde dikkate alınarak bu konuda yeni bir hüküm kurulmasına yer olmadığına ve eski kararın aynen tekrarına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; binanın iyiniyetle inşa edildiğini, merdivenin yıkımının telafisi imkansız zarar meydana getireceğini savunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil; karşı dava ise temliken tescil talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Yasal ayrıcalıklar dışında, TMK’nın 684/1 ve 718/2 maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar TMK’nın 725 inci maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş, böylece muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine bazı koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır.Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de Türk Medeni Kanununun 725 inci maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur.
-
Bu tür davalarda taşkın yapıyı yapan kişinin taşınmazı lehine, taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkı yoksa durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde taşkın yapıyı yapan kimse, taşan kısım için uygun bir bedel karşılığında irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir. TMK’nın 725 inci maddesine dayanılarak tescil talebinde bulunulabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; a) Birinci koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır. TMK’nın 725 inci maddesi hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, taşkın yapının bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin TMK’nın 3 üncü maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, taşkın inşaatı yapan kimsenin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da taşkın inşaat yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder. İyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki, 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan taşkın inşaat sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir. (Sübjektif koşul) b) İkinci koşul, yapı kıymetinin taşılan arazi parçasının değerinden açıkça fazla olmasıdır. TMK’nın 725 inci maddesinde “durum ve koşulların haklı kılması” şeklinde ifade edilen husus uygulama ve doktrinde inşaatın yıkılması ile inşaat sahibinin uğrayacağı zarar veya yıkılmaması halinde arsa malikinin arsasının uğrayacağı değer kaybının karşılaştırılması şeklinde değerlendirilmektedir. Kastedilen değer sadece taşılan arazinin değerinden ibaret değildir. Bu değerin içinde arazi sahibinin taşılan kısım dışında kalan arazisinin uğrayacağı değer kaybı da vardır. Arsa malikinin arsasının uğrayacağı değer kaybı uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle TMK’nın 4 üncü, TBK’nın 50 nci maddesi uyarınca ve aynı zamanda sebepsiz zenginleşmeyi önleyecek biçimde dava tarihine ve objektif esaslara göre tespit ve takdir edilmelidir. (Objektif koşul) c) Üçüncü koşul ise taşkın inşaat yapanın, taşınmaz malikine bu bedeli ödemesidir. Taşkın inşaatın yıkılması gerekmiyorsa, mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda belirlenecek bedel arsa sahibine ödenmek üzere depo ettirilmelidir. d)Yukarıda değinilen üç koşulun yanısıra, mahkemece iptal ve tescile karar verilebilmesi için taşkın yapının zeminindeki arazi parçasının ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir.
-
Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk derece mahkemesi kararının bozmaya uygun bozma ilamında da belirtildiği üzere taşkın inşaatla ilgili temliken tescil iddialarında iyiniyetin esas koşul olduğu ve davalı tarafın iyiniyetli olmadığı değerlendirilerek ve taleple sınırlı olarak verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19