Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4003
2023/4903
19 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/596 E., 2022/172 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Elazığ 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/270 E., 2021/10 K.
Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile terditli olarak alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Elazığ ili, ... Merkez ilçesi, 1272 ve 1279 parsel ... taşınmazların davalıların murisleri Kıymet ..., ... ... ve ... ... tarafından, davacının annesi ... ...'ya köy senedi ile satıldığını, taşınmazların teslim edildiğini fakat tapuda devir işleminin yapılmadığını, taşınmazın satıldığını bilen ve kabul eden ... ...'ın tapu işlemi yapılması için Elazığ 1. Noterliğinden vekalet verdiğini, diğerlerinin vekalet vereceklerini bildirmelerine karşın bugüne kadar vekalet göndermediklerini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde ise taşınmazların bugünkü değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 18.06.2019 tarihli celse taşınmazların muris ... ... adına tescilini talep etmiştir. ... ...'nun veraset ilamı dosyaya sunulmuş diğer mirasçı ... davaya muvafakat verdiği yönünde dilekçe sunmuştur.
II. CEVAP
-
Davalı ...; dava konusu taşınmazları annesi ...’in satmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalılardan ...; annesinin kendisine ait olan hissenin satışı ile ilgili hiçbir vekaleti veya satış vaadinin bulunmadığını, annesinin ... ...'ın yapmış olduğu noter satışı ile herhangi bir ilgisinin olmadığını, köy satış senedinde bulunduğu iddia edilen parmak izinin annesine ait olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
-
Bir kısım davalılar ..., ..., ..., ... beyan dilekçelerinde, dava konusu tapu işlemi üzerinden 10 yıl geçtiğini ve zaman aşımına uğradığını, taşınmaz satış vaadi olduğu iddia edilen ve davacı tarafından sunulan belgedeki parmak izinin murise ait olmadığını, hukuki işlemlerin hepsinin 1938 yılında yapıldığını ve aradan yaklaşık 80 yıl geçtiğini, 80 yıldır herhangi bir dava veya çekişme konusu olmayan dava konusu taşınmazın bugün dava edilmesinin tamamen hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 19.02.1954 tarihinde tapuya tescil edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan satış vaadi sözleşmesinin 13.10.1955 tarihli olduğu, bir kısım davalılarca sözleşmedeki parmak izinin murise ait olmadığının savunulduğu, bir kısım davalılarca davaya cevap verilmediğinden iddiaların inkar edilmiş sayıldığı, sözleşme tarihinde taşınmazlar tapuya kayıtlı olduğundan sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerektiği, sözleşmede şekil şartına uyulmadığı, davalı tarafça sözleşme ve parmak izi inkar edildiğinden belgenin sıhhatinin ve geçerliliğinin belirlenmesi gerektiği, iddia edilen sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan kanuna göre imza atamayanların veya yazma bilmeyenlerin taraf olduğu sözleşmelerde parmak izinin o kişiye ait olduğunun ihtiyar heyeti ve o bölgede tanınan iki tanık tarafından onaylanması gerektiği, sözleşmenin sıhhati için sözleşmede imzası bulunan kişilerin tanık olarak dinlenilmesi gerektiği, sözleşmeyi tanık olarak imzalayan köy muhtarı ve azaların tespiti amacıyla Elazığ Valiliğine gönderilen müzekkere cevabında 13.10.1955 tarihinde ... Köyü muhtar ve azalarının isimlerinin gönderildiği, Nüfus Müdürlüğü tarafından gönderilen kayıtları göre sözleşmeyi imzalayan tanıklar ... ... ve ... ... ile o tarihteki köy muhtarı ve azalarının bir kısmının ölmüş olduğu, bir kısmının kayıtları olmadığı, benzer isimdeki bazı kimselerin 1955 yılından sonra doğmuş olduğu, bu haliyle davacı tarafça davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; HMK'nın 208 inci maddesi gereği yazı veya imza inkârında bulunan tarafın bunu açık bir sahtelik iddiası ile ileri sürmesini aradığını, davalılarca dosyaya sunulan cevap ve cevaba cevap dilekçelerinin hiç birinde satış sözleşmesinde ki yazı ya da imza yerine geçen parmak izinin sahteliği konusunda beyanda bulunulmadığını, sözleşmenin mevcut hali ile resmi evrak olup aksinin davalılarca ispat edilmesi gerektiğini, taşınmaz maliklerinden ... ...'ın satışı kabul ettiğini ve vekaletname verdiğini, mahkemenin bu hususu hiç irdelemeden hüküm kurduğunu, mahkemece imza ve yazı araştırmasının da yeterince yapılmadan karar verildiğini, eksik araştırma yapıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya dayanak yapılan sözleşmede bulunan parmak izinin davalı taraf murislerine ait olduğu ileri sürülmüş ise de, bir kısım davalılar tarafından söz konusu parmak izinin murislerine ait olmadığı belirtilmiş olup, mahkemece davaya dayanak belgenin sıhhati açısından gerek Nüfus Müdürlüğünden gerekse Elazığ Valiliğinden yapılan araştırmalar neticesinde dava konusu senedin geçerliliği tespit edilememiş olup, bu nedenle davaya dayanak belgenin kesin delil olarak kabul edilemeyeceği, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemiyle açılan eldeki davada, çekişme konusu taşınmazların 01.02.1954 tarihinde tapuya tescil edildiği ve davanın dayanağını oluşturan harici sözleşmenin düzenlendiği tarihte taşınmazın tapuya kayıtlı olduğu gözetildiğinde 4721 ... ... Medeni Kanunu'nun 706 ıncı, 6098 ... ... Borçlar Kanununun 237 inci maddesi ile Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddesi hükümleri uyarınca harici şekilde düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğu, senetteki parmak izinin inkar edilmesi nedeniyle borçluya ait olup olmadığı konusunda parmak izi incelemesi yapılmasının da mümkün olmadığı, eldeki davanın tanıkla da ispatı mümkün olmadığından İlk Derece Mahkemesince geçerli olmayan senede dayanarak açılan ve ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık görülmediğinden davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 206, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi, 4721 ... ... Medeni Kanunu'nun 706 ıncı, 6098 ... ... Borçlar Kanununun 237 inci maddesi ile Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:15:34