Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4276

Karar No

2023/4886

Karar Tarihi

18 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1637 E., 2021/1216 K.

KARAR: Kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ: Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/294 E., 2021/115 K.

Taraflar arasındaki harici satımdan kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademe tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası ile davalı ... arasında yapılan satış sözleşmesi ile dava konusu taşınmazdaki 264 m² yerin müvekkillerinin babasına devredildiğini ve davalının satış bedelini aldığını, zilyetliğin müvekkillerine teslim edildiğini, davalının müvekkillerine ait bu bölümden el çektiğini ve herhangi bir şekilde kullanmadığını, davalının bugüne kadar müvekkillerine tapuyu üzerine almadığını tapuyu üzerine alır almaz devir işlemleri yapacağını beyan ettiğini, bu tarihe kadar müvekkillerini oyaladığını, davalının 12.06.2016 tarihinde tapuyu üzerine almasına rağmen devretmediğini beyanla davalı adına kayıtlı bulunan hissenin 264 m²'sinin iptali ile müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu iptali ve tescil talebi uygun görülmez ise davaya konu satış sözleşmesindeki dava konusunun rayiç bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte, rayiç bedeli belli olmadığı taktirde satış bedelinin satış sözleşmesinin düzenlenme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte günümüz değerine güncellenerek ve değiştirilerek davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesine, bu talep de uygun görülmezse sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre satış bedelinin satış sözleşmesinin düzenlenme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte günümüz değerine güncellenerek ve değiştirilerek davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dosya kapsamı, istinaf ilamı ve istinaf sonrası alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, İstinaf mahkemesince satış tarihinde ödenen paranın güncel değerinin sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde hesaplanması için bilirkişilerden alınan raporun denkleştirici adelet ilkesine göre hüküm kurmaya elverişli bir rapor olmaması nedeniyle mahkememizce satış tarihinde ödenen paranın güncel değerine yönelik verilen hükmün kaldırıldığı tapu iptal tescil ve rayiç bedele yönelik hükmün kesinleştiği anlaşılmış olup bedelin, uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları ile ve TEFE TÜFE endeksleri, altın döviz kurlarındaki artışlara, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gözetilerek dava tarihine kadar ulaştığı değerin saptanması için bilirkişilerden rapor alınmış olup 23/11/2020 havale tarihli raporun hükme elverişli olduğu kanaatine varılmış davacıların talep edebileceği satım bedelinin( güncellenen) 19.740,61 TL olduğu kanaatine varılmıştır.Davacılar istinaf öncesi ıslah dilekçesi sunmuş olup HMK 176 maddesi gereğince bir davada yalnızca bir kere ıslah dilekçesi verilebileceğinden İkinci kez ıslah dilekçesi verilmesi mümkün olmadığından davacıların satış tarihinde ödenen paranın güncel değeri talebinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutulması suretiyle 4.462,42 TL olarak kabul etmek gerekmiş olup faizin başlangıç tarihlerinin talepten farklı olarak dava tarihi ıslah tarihi olarak ayrım yapıldığından talebin kısmen kabulü şeklinde karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının davaya konusu taşınmazın bedeli olan 105.600,00 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılara ödenmesi talebinin reddine, davacının dava konusu taşınmazın satış tarihinde taşınmaz için ödenen paranın güncel değeri olarak belirlenen bedel dikkate alınarak davacılara veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılara ödenmesi talebinin kısmen kabulü ile; 4.462,42 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 3.462,42 TL'sinin ıslah tarihi olan 16.11.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıların veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılara ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

İstinaf mahkemesinin kaldırma kararı öncesi yapılan keşif esnasında dinlenen tanıklar ve mahalli bilirkişilerin beyanlarından da anlaşılacağı üzere, davacı müvekillerin murisi ve vefatı sonrası kendileri eklemeli olarak yaklaşık kırk yıldır dava konusu taşınmaza zilyet olduklarını, davalıların davaya cevap vermediklerini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava, harici arsa satış senedine dayalı tapu iptali tescil, olmadığı taktirde tescili istenen kısmın rayiç değeri üzerinden ödenmesi, olmadığı taktirde dava konusu taşınmaz için satış tarihinde ödenen paranın güncel değeri olarak belirlenen bedel dikkate alınarak ödenmesi istemine ilişkindir.

Bilindiği üzere; tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin resmi şekilde yapılması geçerlilik koşuludur (743 ... Kanunun 634.; 4721 ... ... Medeni Kanunu m. 706; Borçlar Kanunu m. 213; Tapu Kanunu m. 26; 1512 ... Noterlik Kanunu m. 60).

Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak Kanunun öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davası kural olarak kabul edilemez. Yasa hükümlerinin öngördüğü biçimde yapılmayan sözleşmeler hukuken geçersizdir; burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlilik koşulu olup, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenledir ki, gerek mahkemece gerekse Yargıtay'ca doğrudan göz önünde tutulur (Yargıtay H.G.K.'nun 5.12.2001 gün ve 2001/13 1021 E., 2001/1101 K.; H.G.K.'nun 16.4.2008 gün ve 2008/8 324 E., 2008/328 K.; H.G.K.'nun 27.5.2009 gün ve 2009/1 181 E., 2009/220 K.; H.G.K.'nun 16.6.2010 gün ve 2010/14 290 E., 2010/328 K. tapulu taşınmazların satışına ilişkin sözleşmeler resmi biçimde yapılmadıkça geçersizdir. ( TMK m.706, BK m.213, Tapu Kanunu m.26 ve Noterlik Kanunu m.60 ). Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak elde edilen kazanımlar 10.07.1940 tarih ve 1939/2 E., 1940/77 K. ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, harici satışın hüküm ifade etmemesi halinde taraflar, satışın kanıtlanması durumunda verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca isteyebilirler.

Davacılar harici satış senedine göre tescil olmazsa rayiç bedelin tahsilini talep etmişlerdir.

Mahkemece satış bedelinin denkleştirici adalet kuralı gereğince ulaştığı güncel bedelin bir kısmının tahsiline karar vermiştir.

Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davaya konu parsel içerisinde yapılan ölçü neticesinde davacıların murisi ...'a satılan krokide A harfi ile gösterilen ve zeminde 289 m2 gelen alanın davaya konu ...'ın davacıların babasına satışa konu edilen yer olduğu, davaya konu yerin etrafı taş dökülerek bir sınır oluşturulduğu ve bir adet dut ağacının mevcut olduğu, dava konusu parsel içerisinde krokide gösterildiği gibi 1 nolu bina 64,35 m2 gelmekte olup 2 katlı olduğu, 2 nolu binanın yıkık vaziyette olduğu, 3 nolu binanın 115.35 m2 gelmekte olup 1 katlı olduğu ve 4 nolu binanın 82,12 m² gelmekte olup 1 katlı olduğu, parsel içerisinde çeşitli meyve ağaçlarının bulunduğu, ... Mahallesi 190 ada 10 parselin tapu kaydında 2890 m² olup vasfının bahçe olduğu, tapu kaydında ...'ın toplam 1926.66 m² hissesinin olduğunun belirtildiği ... Mahallesi 190 ada 10 parsel ... taşınmazın satış tarihi olan 06.11.1979 tarihinde 22.06.1951 tarih 36 nolu tapu kaydı ile tapulu taşınmaz olduğu, tapulu taşınmazın belirtildiği haricen satışının geçersiz olduğu, davalıların satışa itirazlarının olmadığı, satışın kanıtlandığı, bu durumda tescil talebi dinlenemeyeceğinden, davacının dayandığı ve yasal şartları taşımamakla geçersiz olan harici sözleşmede satış bedelinin sözleşme bedelini sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde istenebileceğinin de kabulü gerekir.

Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 18/07/2019 tarih ve 2019/784 858 E.K. ... kararında belirtilen eksik hususlar ile ilgili ödenen satış bedelinin, ifanın imkânsız hale geldiği tarih itibariyle çeşitli ekonomik etkenlerin ÜFE TÜFE artış oranları, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri ekonomik göstergelerin ortalamaları alınmak suretiyle en az beş etken ulaşacağı alım gücü, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde, uzman bilirkişi heyetinden (bir hesap, bir serbest muhasebeci yada mali müşavir ve bir bankacıdan) denetime elverişli rapor alınmış olup, 23/11/2020 havale tarihli raporun hükme elverişli olduğu kanaatine varılmış davacıların talep edebileceği satım bedelinin (güncellenen) 19.740,61 TL olduğu, ancak mahkemece davacıların istinaf öncesi ıslah dilekçesi sunmuş olup HMK 176 maddesi gereğince bir davada yalnızca bir kere ıslah dilekçesi verilebileceğinden İkinci kez ıslah dilekçesi verilmesi mümkün olmadığından davacıların satış tarihinde ödenen paranın güncel değeri talebinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutulması suretiyle 4.462,42TL olarak kabul kararı vermiş ise de davacılar vekilinin 16.11.2018 tarihli talep edilen alacak miktarının artırılmasına ilişkin dilekçesinde, dava konusu Osmaniye İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 10 parsel, 190 ada 68 69 pafta ... taşınmazdaki 264 m² hissesinin davalı tarafça taşınmaz satış sözleşmesi ile müvekkillerinin babasına devredildiğini belirterek öncelikle tescil, olmaz ise taşınmazın rayiç bedeli olan 105.600 TL'nin tahsili bu da olmaz ise belirsiz alacak talepli güncellenmiş bedel olan 4.981,31 TL'nin tahsilini talep etmiş, davacı tarafça 105.600 TL üzerinden tamamlama harcı yatırılmış olup, bozma sonrasında alınan rapora göre güncel bedelin 19.740,61 TL olduğu, davacının 7. Celsede alınan beyanında; ''iş bu davamızı terditli olarak açmıştık, birinci talebimiz dava konusu taşınmazın iptali ve müvekkil adına tescili, ikinci talebimiz taşınmazın bedeli olarak tespit edilen 105.600,00 TL'nin müvekkillere hisseleri oranında ödenmesidir, bu iki talebimizi yineliyoruz, bozma öncesi 105.600,00 TL üzerinden harç ödemiş olduğumuzdan dosyada eksik harç bulunmamaktadır, üçüncü talebimiz olan taşınmaz için satış tarihinde ödenen paranın müvekkillere hisseleri oranında ödenmesi talebimiz yönünden müddeabinin değerinin 23/11/2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 19.740,61 TL'ye çıkarıyoruz, önceki beyanlarımızı tekrarla terditli taleplerimiz doğrultusunda davamızın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ediyoruz '' şeklinde beyanda bulunduğu bu durumda 105.600,00 TL üzerinden harç ödemiş olmakla harcı yatırılan alacak yönünden davanın artırılan kısım yönünden karar verilmemesi hatalıdır.

Güncellenmiş bedele ilişkin dava açılış şekli itibariyle belirsiz alacak davasıdır. Davacının yaptığı ıslah olmayıp, talep artırımı ile alacağın belirli hale getirilmesidir. (Emsal: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2018/3006 Esas, 2019/1674 Karar ... ilamı)

Tüm bu hususlar düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi yanlıştır.

Ancak 6100 ... HMK'nun 353/1 b 2 maddesinde; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzeltilerek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir.

Bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 ... HMK'nın 353/1 b 2 bendi uyarınca, kısmen kabul edilip kararın kaldırılarak ıslaha göre kararın düzeltilip yeniden hükmün tesisinin gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1 b 2 nci maddesi uyarınca kabulüne, Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2019/294 Esas, 2021/115 ... Kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının davaya konusu taşınmazın rayiç bedeli olan 105.600,00 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılara ödenmesi talebinin reddine, davacının dava konusu taşınmazın satış tarihinde taşınmaz için ödenen paranın güncel değeri olarak belirlenen bedel dikkate alınarak 23.11.2020 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre hesaplanan 19.740.61 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Dava konusu taşınmazın keşif sonrası fen ve teknik bilirkişice dava tarihi itibariyle güncel bedeli 105.600,00 TL olarak tespit edilmişken, mali bilirkişice 1979 yılında bu taşınmaz için ödenen 105.600,00 TL nin ulaştığı güncel değerinin 19.740,61 TL olarak tespit edilmesi çelişkili olduğunu, mahkemenin nihai kararını verdikten sonra, davayı yeniden ele alıp ihtiyati tedbir konusunda dahi karar vermesinin usulen mümkün olmadığını, öncelikle tapu iptali ve tescil taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, harici satıştan kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademe tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun (4721 ... Kanun) 70 inci, 6098 ... ... Borçlar Kanunu’nun (6098 ... Kanun) 237, 2644 ... Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 ... Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi,

  3. Kural olarak, 10.07.1940 tarihli ve 2/77 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre; harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. Bilindiği üzere geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder. Buna göre davacı tarafından bedelin ödeme tarihinden itibaren ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, döviz kurları, altın, memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri unsurların ortalamaları alınmak suretiyle denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün saptanması gerekir.

  4. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim