Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/749

Karar No

2023/4863

Karar Tarihi

18 Ekim 2023

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1659 E., 2022/1985 K.

KARAR: El atmanın önlenmesi ve kâl taleplerinin feragat nedeniyle reddine ve ecrimisil talebinin kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ: Soma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/338 E., 2018/290 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın el atmanın önlenmesi ve kâl taleplerinin feragat nedeniyle reddine ve ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; dava konusu 990 ada 1 parsel ... taşınmazda bulunan 195.598,00 metrekarelik taşınmazın 967 metrekaresinin vekil edenlerine ait olduğunu, bu adanın uzun süredir davalı tarafça sosyal konut alanı olarak kullanıldığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müdahalenin men'ine ve güvenlik duvarlarının yıkılması ve güvenlik görevlilerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş, 18.05.2018 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 149.400,00 TL üzerinden arttırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili; taşınmaz uzun süredir kamuya tahsisli olduğundan kamulaştırma yapılmasa dahi kal istenemeyeceğini, davacıların hissedar olduğu yerin İmar Kanunu 18 nci madde uygulaması sonucu site sahasında kaldığını, şuyulandırmanın sadece zemine ilişkin olabileceğinden kal talebinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile davacıların el atmanın önlenmesi ve kâl taleplerinin feragat nedeniyle reddine, davacıların ecrimisil taleplerinin kısmen kabulü ile toplam 123.133,33 TL ecrimisilin talep gereği dava tarihi olan 02.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

İzmir Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların davasının el atmanın önlenmesi ve kal talepleri yönünden feragat nedeni ile reddine, ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş, davacılar vekilince karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “...dava konusu 990 ada, 1 parselin 195.598,00 metrekare, arsa vasfında olup, davacılar, davalı ve diğer üçüncü gerçek kişiler adlarına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olup, 990 ada, 1 No.lu parselin öncesinde 148 ada, 169 parsel No.lu taşınmaz olup, 05.09.2001 tarihinde, 1614 yevmiye numaralı işlem ile imar uygulaması görmesi ile oluştuğu, 148 ada, 169 parselin ise ilk halinin 148 ada, 3 parsel ... taşınmaz olup, 16.08,1995 tarihli ve 1883 yevmiye numaralı imar uygulaması işlemi ile oluştuğu, davacıların taşınmazda imar uygulaması ile hisse sahibi oldukları, taşınmazın tamamı üzerinde tek katlı, iki katlı, üç katlı lojman binaları ile sosyal tesis binaları, okul, kantin, su deposu ve spor alanları ile beton yollar bulunduğu, taşınmaz üzerindeki sosyal tesis ve diğer yapıların davacıların imar uygulaması ile hisse sahibi oldukları tarihten önce de var olduğunun tarafların kabulünde olduğu, taşınmazın çevresi beton ihata duvarı üzerine profiller arasında kafes tel örgü çerçevelerle çevrili olduğu, davacıların taşınmazda hiç yer kullanmadığı, davacılar vekilinin, 22.02.2018 tarihli 9 No.lu celsede, vekaletnamedeki yetkisine istinaden müdahalenin men’i ve ecrimisil taleplerinden feragat ettiği, davacıların dava tarihinden geriye dönük 5 yıl ecrimisil talep ettiği, taşınmaz üzerindeki sosyal tesis ve yapıların davalı kuruma ait olduğunun tarafların kabulünde olduğu ve taşınmazın çevresi beton ihata duvarı üzerine profiller arasında kafes tel örgü çerçevelerle çevrili olması sebebiyle davacıların kullanacağı ve kullanabileceği bir yer olmadığı nazara alınarak Yargıtay ve Daire uygulamaları doğrultusunda boş arsa niteliğine göre emsal araştırması yapılıp, ecrimisil istenilen ilk dönem başlangıç tarihi olarak baz alınmak suretiyle hesaplama yaptırılarak, ilk dönem için miktarın belirlenmesi, sonraki dönemler için ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle miktarın belirlenerek davacıların taşınmazdaki hisseleri oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile alınan bilirkişi raporu ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacıların el atmanın önlenmesi ve kal taleplerinin feragat nedeniyle reddine ve ecrimisil taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kötü niyetli olmadığını ecrimisil koşullarının oluşmadığını, imar uygulaması neticesinde davacıların taşınmazda paydaş olduğunu, kendilerinin ihtar edilmediğini, ecrimisilin de hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplandığını, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 ... İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1 120 96 ... kararı).

  3. 25.05.1938 tarih ve 29/10 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

  4. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 ncı vd. maddelerine uygun olmalıdır.

  5. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

  6. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

  7. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

  8. Değerlendirme

  9. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 ... Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

  10. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim