Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3893
2023/4859
18 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/270 E., 2023/154 K.
KARAR: Kısmen kabul, kısmen ret
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin kayden malik olduğu 3963 parsel ... taşınmazdaki 6 No.lu bağımsız bölümü haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın davalının tasarruf ettiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “....davalı çekişmeli taşınmazı kullanmadığını, Almanya'da yaşadığını savunmuş olup, taşınmazı davalının tasarruf ettiği yönünde hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağının olmadığı, çekişmeli yerin kimin kullanımında olduğunun açıklıkla saptanması, bu konuda tüm taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmasının doğru olmadığı...” gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
-
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazda kat irtifakı kurulurken hatalı kurulduğu, projelerde ön cephe, A blok olarak öncelikle kurulduğu, sonra düzeltme yapıldığı ve blok düzeninden çıkıldığı, blok ayrımı yapılmaksızın yapılan kat irtifakında kat maliklerinin büyük çoğunluğu ile yapılan eşleştirmede taşınmazın 1 inci ve 2 nci katlarında mevcut durum itibariyle hata bulunmadığı, zemin katta numarataj hatası bulunduğu, üst katlardaki sistematik alt kata uygulandığında ön cephede bulunan balkonu içeri panjurla alınmış olan 6 No.lu dairenin malikinin davacı ... olduğu, kapısında davalı ... yazan dairenin ... mülkiyetindeki 4 No.lu daireye isabet ettiği, davacıya ait olan dairenin davalı ...’ın kullanımında olmadığı gerekçeleriyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…dava konusu 3963 parsel ... taşınmazdaki 6 No.lu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu, davacının anılan taşınmazı yerleşim planındaki terslikten dolayı davalının haksız işgal ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı, davacı tarafından (dosya öncesi) dava dışı ... ve Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine 23.10.1998 tarihinde men’i müdahale ve tapu kaydının tahsisi davası açılmış olup, Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.05.2001 tarihli ve 1998/659 Esas, 2001/132 Karar ... ilamında belirtilen ‘...05.02.2001 tarihli bilirkişi heyeti raporundan, davaya konu olan bağımsız bölümlerden 4 No.lu meskenin yola bakan ön cephede bulunduğu, buna mükabil davacının satın aldığı 6 No.lu bağımsız bölümün de binanın arka cephesinde bulunduğu anlaşılmış olduğu gibi, bu bilirkişi raporundaki görüş ve gerekçelerde mahkememizce benimsendiğinden...’ gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği, deracattan geçen dosyanın 22.05.2002 tarihinde kesinleştiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.05.2001 tarih ve 1998/659 Esas, 2001/132 Karar ... dava dosyasına ibraz edilen 05.02.2001 bilirkişi raporu arasında (dava konusu 3963 ada, 1 parsel ... taşınmaz üzerinde kain 6 No.lu bağımsız bölümün yeri konusunda) çelişki bulunduğu, ne varki Mahkemece, bu çelişki giderilemeden (ilk dava dosyasının aksine) davacının dava konusu ettiği yerin 6 No.lu bağımsız bölüm olmayıp 4 No.lu bağımsız bölüme isabet ettiği ve bu yerin de davalının kullanımında olmadığı belirtilerek pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği, ana yapının yapı inşaat (mimari) projesi, ruhsat, yapı kullanma izni v.d. evraklar ilgili yerlerden ikmal edildikten sonra (bu belgeler) esas alınmak suretiyle mahallinde üç kişilik ehil bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak davacı adına kayıtlı 6 No.lu bağımsız dairenin nereye isabet ettiğinin kesin olarak belirlenmesi, bu şekilde çelişkinin giderilmesi, ondan sonra tespit edilen bu yerin halen davalının kullanımında olup olmadığı da saptanmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmasının doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile yapılan keşifte inşaat (mimari) projesi, ruhsat, yapı kullanma izni gibi belgeler ve bina sakinlerinin beyanı doğrultusunda 6 No.lu bağımsız bölümü kullanan kişinin ... olduğunun bilirkişilerce belirlendiği, ...’nun dava konusu taşınmazın olduğu binada 4 No.lu taşınmazın maliki olduğu, binanın zemin katında daire numaralarının tamamı ile karışmış olabileceğinin değerlendirildiği, davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin HMK’nın 124/3 üncü maddesi gereği kabul edilerek ...’nun davaya dahil edildiği, ...'nun vasisine gerekli tebligatların çıkarıldığı, taraf değişikliği yapıldığından dolayı davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle davalı ...'nun el atmasının önlenmesine, diğer davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; aleyhine dava açılıp, yasal savunma ... verilmeden, vesayet makamına bilgi verilmeden müvekkil aleyhine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazı tapu kaydına dayalı olarak iktisap ettiğini, yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu belirterek kararına bozulmasını istemiştir.
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet ... gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
-
Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet ... herkese karşı ileri sürülebileceği gibi hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
-
Diğer yandan; 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:59