Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3666
2023/4848
18 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/66 E., 2020/4 K.
KARAR: Asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ile mera olarak sınırlandırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Davacı Hazine temsilcisi, kadastro sırasında davalılar adına tescil edilen taşınmazın iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını talep etmiştir.
-
Birleştirilen davada ... Köyü, köylerine ait meraların davalı ... adına tescil edildiğini, davaya konu yerlerin tespit ve kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, dava konusu yeri satın alarak kullandığını, tarım arazisi vasfında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2011 tarih ve 1991/14 Esas, 2011/119 Karar ... kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
-
Hüküm Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi tarafından 05.06.2012 tarih ve 2012/7126 Esas, 2012/7954 Karar ... kararı ile aşağıda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Bozma kararında; ".... Dosya içinde bulunan tapu kayıtlarının incelenmesinden, 1984 yılında yapılan tapulama sırasında 188 hektar 3000 metrekare yüzölçümlü 739 parsel ... taşınmaz ile 291 hektar 5930 metrekare yüzölçümlü 736 parsel ... taşınmazların mera olarak sınırlandırıldığı, davalıların murisinin tapulama tespitine yaptığı itiraz üzerine 28.08.1990 tarihli komisyon kararı ile, 739 parsel ... taşınmazın 106 hektar 3874 metrekare yüzölçümlü ve krokide A harfi ile işaretli ( 749 parsel ) ve 736 parsel ... taşınmazın 62 hektar 4546 metrekare yüzölçümlü C harfi ile işaretli (750 parsel), 3 hektar 5946 metrekare yüzölçümlü F harfi ile işaretli (751 parsel) ... taşınmazların davalıların murisine ait T. Evvel 1338 tarihli 34 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesi ile tespitin iptali ile davalıların murisi ... adına tesciline, krokide B, E ve G harfi ile işaretli kısımların ise tescil harici bırakılmasına karar verildiği, dava konusu 608, 610, 611, 612, 613, 614, 615, 616, 659 ve 660 parsel ... taşınmazların ise tapulama sırasında zilyetlik ve harici satışa dayalı olarak davalıların murisi ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır
3402 ... Kadastro Kanununun “kayıt ve belgelerin kapsamını tayin” başlığını taşıyan 20/e maddesi hükmüne göre; “ harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlardan gösterilen miktara itibar olunur. Ancak değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardaki taşınmaz malların kayıtları, fizik yapıları ve konumları itibariyle belli bir yeri kapsıyorsa, tespit o sınır esas alınarak yapılır” şeklindedir. Tapulama komisyonunca dava konusu taşınmazları kapsadığı belirtilen T. Evvel 338 tarihli 34 numaralı “çayır” vasfı ile tapuda kayıtlı taşınmazın miktarı 30 dönüm olup, tapulama sırasında 30 dönüm yüzölçümlü 608 parsel ... taşınmaza uygulanmış, bitişiğindeki 660 parsel ... taşınmaz ise, tapu kaydı miktar fazlası olarak zilyetliğe dayalı olarak davalılar murisi ... adına tescil edilmiştir.
Tapulama komisyonunca 749, 750 ve 751 parsel ... taşınmazların T. Evvel 338 tarihli 34 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilmiş ise de dayanak tapu kaydının Doğusu: cami yeri, Batısı: boğaz ve göl, ... tariki, Güneyi: Göl, ... tariki, Kuzeyi: top tepe okumaktadır. Açıklanan bu sınırlar yukarıda açıklanan değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardandır. Bu itibarla 15. 07.2011 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile işaretli 749 , C harfi ile işaretli 750 ve F harfi ile işaretli 751 parsel ... taşınmazların, bu taşınmazların bitişiğindeki meradan genişletildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece 749, 750 ve 751 parsel ... taşınmazlara ilişkin davanın kabulü ile mera olarak sınırlandırılmalarına karar verilmelidir.
Öte yandan, senetsizden davalıların murisi adına tescil edilen 610 parsel ... taşınmaz 750 parsel ... taşınmazın ortasında kalmakta ve etrafı tümü ile 750 ... parsel ile çevrilidir. Meraların zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığından 750 parsel ... taşınmazın da meradan kazanıldığının kabulü gerekir.
Mahkemece açıklanan bu yönler nazara alınmadan kayıt ve belgelere aykırı ziraat bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın tümü ile reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçeleri ile bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"1. Her ne kadar 03/03/2010 tarihli celsede davacı Maliye Hazinesi yönünden HUMK 409 maddesi gereğince takip edilmeyen davanın 2. Kez işlenmden kaldırıldığı ve 04/03/2010 tarihinde yenileme dilekçesi sunulduğu görülmüş ise de, dava dosyamızın 20/11/2019 tarihli duruşmasında da davacı tarafından herhangi bir mazeret gönderilmediği ve duruşmaya katılmadığının sabit olması üzerine asıl dava dosyası davacısı Maliye Hazinesi yönünden HMK 150 doğrultusunda 3. Kez işlemden kaldırılmasına ve DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2/ Birleşen 1991/5 Esas 1991/44 Karar ... dosyasında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından 2017/14 2215 Esas 2018/1190 Karar ilamında belirtildiği üzere direnme kararına davacı ... Belediyesinin temyiz istemini hukuki yarar yokluğundan reddettiği, ilk hüküm olan 1991/14 Esas 2011/119 Karar ..., mahkememizce 2012/63 Esas 2013/18 Karar 1. Direnme olup, 2014/43 Esas 2014/154 Karar ... dosya 2. Kez direnildiği, bunun üzerine dosyanın tekrar Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun önüne gittiği, Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından ilk hükmü temyiz etmeyen birleşen dosyanın davacısı ... tarafından ilk hükmün kararın davacı ... yönünden kesinleştiğinden, birleşen dava dosyasında Davacı ... Başkanlığının davalı parsellerin tespit ve kaydın iptallleri ile mera olarak sınırlandırılmasına ilişkin davası yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili asıl ve birleştirilen dava yönünden lehlerine ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ile mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, mahkemenin önceki ret kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmediği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:59