Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7933

Karar No

2023/484

Karar Tarihi

25 Ocak 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: .... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 848 ada 22 parsel B blok 9 No.lu bağımsız bölüm kat:2'de kayıtlı taşınmazı Şemsi Erinç'ten satın aldığını, ... İl Müdürlüğünün ...'in davalısı olduğu... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/201 Esas sayılı tasarrufun iptali dosyasında satın aldığı taşınmaz dava konusu olmadığı halde SGK tarafından 13/09/2010 tarih ve 13915077 sayılı kamu haciz şerhi işlendiğini, tapuya güven ilkesi gereğince dava konusu taşınmazı 22/06/2006 yılında üzerinde hiçbir tedbir veya kamu alacağı yokken temiz bir şekilde bedelini ödeyerek aldığını, 848 ada 22 parsel B blok 9 No.lu bağımsız bölüm kat: 2'de kayıtlı taşınmazdaki cebri icra yapabilme yetkisi ile Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 13/09/2010 tarih ve 13915077 sayılı kamu haczinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı SGK İl Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle;

1.Dava SGK'nın prim alacağının tahsilini sağlamaya yönelik olduğunu, davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafın Kuruma başvuru yapmadan dava açma yoluna gittiğini, davanın bu nedenle usul eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini,

2.Davacının talebi Tapu Sicil Müdürlüğüne yönelik olduğu halde SGK'ya yöneltmiş olması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,

3.Şerhin Aytuğ Çınar'ın borcu nedeniyle yapılan takip ve tasarrufun iptali davası sonucunda konulduğunu,

4.Tüm bu nedenlerden dolayı davanın öncelikle görev, husumet ve usul eksikliği yönünden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; ''Davanın kabulü ile; ... ilçesi, Yavruturna Mahallesi, 848 ada, 22 parsel, B blok, 9 bağımsız bölüm sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 17/09/2010 tarihli, 24567 yevmiye numaralı kamu haczine yönelik şerhin terkinine, '' karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Yerel Mahkemenin görev itirazlarını dikkate almadığını,

  1. 6552 sayılı Kanunun 64 üncü ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 4 üncü maddesinde dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru zorunluluğu getirilmiş olduğundan davacı tarafın Kuruma başvuru yapmadan dava açtığını, bu nedenle usul eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiği,

3.Davalı kurum tarafından işyeri prim borcundan dolayı işyerinin ortağı Aytuğ Çınar’a karşı icra takibi yapıldığı, ancak Aytuğ Çınar’ın davaya konu gayrimenkulü kız kardeşine devrettiğini, bu muvazaalı işleme karşı 6183 sayılı Yasanın ilgili maddeleri uyarınca tasarrufun iptali davası açıldığını, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/201 Esas, 2010/280 Karar sayı ile 03/06/2010 tarihinde tasarrufun iptaline ve gayrimenkulün üzerinde kuruma cebri icra yapabilme yetkisi tanındığını, bunun üzerine kamu haczi ve mahkeme kararının tapu kaydı üzerine şerh edildiğini,

  1. Davacı taraf, 3. kişi olduğu ve bu işlemlerden haberi olmadığını belirtmekte ise de, gayrimenkul üzerinde 15 yıl mülkiyet sahibi olup, üzerindeki sınırlamalardan 10 yıl boyunca habersiz olmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

5.Davacının iyiniyetli alıcı olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini savunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1) b 1 inci madde ve bendi uyarınca esastan reddine'' karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili istinaf talep dilekçesinde belirttiği aynı nedenlerle temyiz itirazında bulunmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava tapu kaydındaki şerh ve beyanın kaldırılması istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

A. Tapu kütüğüne esas itibarıyla mülkiyetin veya sınırlı ayni hakların iktisabına veya bunların kaybedilmelerine ilişkin tesciller yazılır. Geniş anlamda tescil ise kütüğe yazılan her husustur. Nitekim kütük sahifesinde mülkiyet, rehin ve irtifak hakları sütunları dışında bir de “şerh” ve “beyanlar” adı altında iki sütun daha vardır. Ancak bir hususun şerh veya beyanlar sütununa yazılması taşınmazın ayni hakka ilişkin statüsünde bir değişiklik meydana getirmez.

Şerhten amaç; ilişkin bulunduğu hukuki durumu üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale getirmek, hukuki duruma aleniyet kazandırmaktır. Bu yönü ile şerh ayni bir etki özelliğini gösterir. Hangi hakların tapu kütüğüne şerh edileceğini kanun belirlemiştir. Dolaysıyla kanunun belirlemediği bir hak tapu kütüğüne şerh edilemez.

TMK’nın 1009 ila 1011 ve Tapu Sicil Tüzüğünün 54 ila 66 ncı maddelerinde düzenlenen şerhler, üç amaca yönelik bir tapu işlemidir. Şahsi hakların kuvvetlendirilmesini, malikin tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasını ve muvakkat (geçici) tescilin tapu kütüğüne yazılmasını sağlar.

Tapu kütüğüne şerh edilebilecek şahsi haklara gelince;

TMK’nın 1009 uncu maddesinde arsa payı karşılığı inşaat, taşınmaz satış vaadi, kira, alım, önalım, gerialım sözleşmelerinden doğan haklar ile şerh edilebileceği kanunlarda açıkça öngörülen diğer hakların tapu kütüğüne şerh edilebileceği hükme bağlanmıştır.

“Tasarruf yetkisinin kısıtlanmasında” başlıklı TMK’nun 1010 uncu maddesinde de aşağıdaki sebeplere dayanan tasarruf yetkisi kısıtlamalarının tapu kütüğüne şerh verilebileceği belirtilmiştir;

1 Çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararları,

Örneğin; ifa edilmediği takdirde sahibine, malike karşı TMK’nın 716 ncı maddesine göre cebri tescil davası açma hakkı veren şahsi haklar. Buradaki şerhin amacı üçüncü şahısların TMK’nın 1023 üncü maddesine istinaden ayni hak iktisabını önlemektir. İkinci guruptaki haklar ise, taşınmazla ilgisi olmayan alacak haklarıdır. Buradaki amaç ise İİK’nun 277 nci maddesi anlamında alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla taşınmazı temlik edip, bu alacakların tahsilini imkansız kılmaya yönelik olarak taşınmaz malikinin yapacağı tasarrufi işlemleri önlemektir.

2 Haciz, iflas kararı veya konkordato ile verilen süre,

Bu halde yalnızca ilgili işlemlerin taalluk ettiği nispette taşınmaz malikinin taşınmaz üzerindeki tasarruf işlemleri alacaklılara karşı geçersiz olur ve bu hususlarda TMK’nın 1023 üncü maddesi uygulanmaz.

3 Aile yurdu kurulması, art mirasçı atanması gibi şerh verilmesi kanunen öngörülen işlemler tapu kütüğüne şerh verilebilir.

Bu tür bir şerhle sonraki müktesipler kanundaki mükellefiyetlere katlanmak zorunda kalır.

Diğer taraftan TMK’nın 1011 inci maddesi hükmü gereğince de; iddia edilen bir ayni hakkın güvence altına alınması gerekiyorsa ve tasarruf yetkisini belirleyen belgelerdeki noksanlıkların sonradan tamamlanmasına kanun olanak tanıyorsa hakkın geçici şerhi olanaklıdır.

Tüm bu açıklanan hakların şerhi koşulların bulunması halinde şerh tapu müdürlüğünce konulabileceği gibi hükmen de tapuya yazılabilir.

B. Hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alışverişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle,alan kişinin iyiniyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla Medeni Kanunun 2 inci maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023 üncü maddesinin özel hükümleri getirilmiştir. Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır. İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarakta tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur. Belirtilen ilke M.K'nun 1023 üncü maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 üncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024 üncü maddenin 1 inci fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tesçil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 üncü kişi bu tesçile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

  1. Değerlendirme

Şerhe ilişkin olarak yukarıda belirtilen yasal düzenlemelerden sonra somut olaya gelince;

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Davacı, tapu kaydındaki şerhin usulsüz yazıldığını ileri sürerek terkinini istemektedir

  2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı adına yapılan tescilin yolsuz olduğu ispatlanamadığına ve iyiniyetli iktisap sahibinin sicile güven ilkesi gereğince sonraki tarihte konulan şerhlerin kaldırılması usul ve kanuna uygun olduğundan ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ... Kurumu harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim