Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4335
2023/4769
16 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/4087 E., 2023/652 K.
KARAR: İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/387 E., 2021/463 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 11.07.2023 tarihli ek karar ile verilen kesin süreye rağmen eksik temyiz nispi harcının yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... Mahallesi, ... Topu mevkiinde 362 parsel ve 4 cilt, 363 sayfa numarası ile kain, 13.000,00 m² yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazın 3/40 hissesinin ve yine İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... Mahallesi, Aktepe mevkinde 396 parsel ve 5 cilt No.lu 397 sayfa numarası ile kain 9.000,00 m² yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazın 3/40 hissesinin 31.12.2009 tarihinden bu yana diğer ortaklar ile birlikte müşterek maliki olduğunu, bu iki taşınmazın ortaklarından Nusret Biçer'in İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... Mahallesi, ... Topu mevkiinde 362 parsel ve 4 cilt, 363 sayfa numarası ile kain, 13.000,00 m² yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazın 1/5 hissesi ile İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... Mahallesi, Aktepe mevkinde 396 parsel ve 5 cilt No.lu 397 sayfa numarası ile kain 9.000,00 m² yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazın 1/5 hissesini 10.07.2017 tarihinde 16618 yevmiye No.su (Her iki gayrimenkulde tek yevmiye no ile satış ve birleştirme olarak işlem gördüğünü) ile davalının sınırlı sorumlu Zeytinburnu Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi'ne toplamda 302.500,00 TL bedelle sattığını, davalının satış işlemini müvekkiline ve taşınmazın diğer ortak maliklerine ihbar etmediğini, müvekkilinin satış işleminden haberdar olduktan sonra yasal 2 yıllık süresi içinde ön alım hakkını kullanmak istediğinden iş bu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, müvekkilinin satış bedeli üzerinden tapu satış harçlarını yatırmaya hazır olduğunu, dava konusu taşınmazın üzerine tedbir konulmasını, davalının adına kayıtlı tapunun iptali ile müvekkilinin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin dava konusu taşınmazları 10.07.2017 tarihinde Nusret Biçer'den o günkü gerçek değeri üzerinden satın aldığını, davacının davalı müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın aldığı Nusret Biçer ile aynı taşınmaza birlikte malik olduğunu, davalının dava konusu taşınmazı satın aldığını öğrendikten sonra ön alım hakkını kullanarak satın almak isteği ile dava açtığını, müvekkilinin taşınmazı satın aldığı tarihte belediye rayiç değerine göre değil piyasa değerine göre satın aldığını, o değer üzerinden tapu harcını yatırdığını, taşınmazın bulunduğu bölgenin gelişmeye açık olduğunu, satın alınan tarih ile dava tarihi ve karar tarihi itibariyle taşınmazın değerinin farklılık göstereceğini, bu nedenle dava konusu yer ile ilgili keşif yapılarak davanın kabulü yönünde kanaat hasıl olması halinde karar tarihindeki gerçek değer üzerinden satış bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep ile öncelikle davanın reddine, kabulü halinde ise karar tarihindeki gerçek değer üzerinden satış bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın davalı alıcı veya dava dışı satıcı tarafından dava konusu pay satışına ilişkin olarak TMK’nın 733/3 üncü maddesi uyarınca noter bildirimi ile bilgilendirildiği iddia ve ispat edilemediğinden dava konusu payın resmi satış senedindeki satış bedeli ile zorunlu harç ve masrafın toplamından oluşan ön alım bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın harca esas değeri 302.500,00 TL olup 27.03.2019 tarihli ara karar ile dava değerinin 605.000,00 TL olarak belirlendiğini ve eksik harcın tarafınca tamamlandığını, dolayısıyla işbu dosyada hüküm verilip dava kabul edildiğinde 605.000,00 TL üzerinden davacı müvekkili lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mahkemenin lehine 4.080,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, harca esas değerinin 605.000,00 TL üzerinden hesaplama yapıldığında lehine hükmedilmesi gereken nisbi vekalet ücretinin 47.300,00 TL olduğunun görüleceğini, 2021 yılı AAÜT 3 üncü kısım) açıklanan nedenlerle gerekçeli kararda yer alan ''maktu 4.080 TL vekalet ücreti'' ibaresinin ''nisbi 47.300,00 TL vekalet ücreti'' olarak tashihine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiğinden harçlandırılmış 605.000,00 TL satış bedeli üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 inci maddesi gereğince taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak 47.300,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 4.080,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasını istemiştir.
C. Ek Karar
Davalı vekiline eksik temyiz harcını yatırması için muhtıra tebliğ edildiği halde eksikliği gidermediğinden bahisle 11.07.2023 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildi.
D. Ek Karar Temyizi
Davalı vekili, ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; muhtıranın usulsüz olduğunu, ek kararın hatalı olduğunu, esasa yönelik temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
E. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Hükmün bir bölümünün temyizi durumunda temyiz harcının ne miktarda alınacağı hususu, çözülmesi gereken öncelikli mesele olup uyuşmazlık; ön alım hakkında dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 492 ... Harçlar Kanunu 1 ... tarife; 29.05.1957 tarihli ve 4/16 ... İçtihadı Birleştirme Kararı, 4721 ... ... Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 732, 733 ve 734 üncü maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Ek karara yönelik temyiz incelemesinde;
Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin davacı yararına nispi vekalet ücreti verilmesi yönündeki yeniden kurduğu hükme karşı temyiz isteminde, İlk Derece Mahkemesi kararının onanması gerektiğini, başka bir deyişle kararın vekalet ücreti kısmındaki hesaplamalar yönünden hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinden tüm dava değeri üzerinden hesaplanan nispi harç ödemesi için muhtıra çıkarılmasının usule uygun olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
A Konuyla ilgili kanun hükmünde ve Yargıtay kararlarında;
2/7/1964 tarihli ve 492 ... Harçlar Kanunu'nun 1 ... Tarifesinde; karar ve ilam harcının, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında olduğu, bu oranın Yargıtayın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için de aynen uygulanacağına,
Yargıtayın 29.05.1957 tarihli ve 4/16 ... İBK kararında;
“Muhakeme masrafları ve bu meyanda hasma tahmili gereken vekâlet ücreti, müstakil bir varlığı olmayacak derecede ait olduğu dâvanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı bir surette bağlı olan fer'i haklardandır. Fer'i hakların akıbeti asıl hakkın akıbetine tâbidir. Tabi olan şeye ayrıca hüküm verilemez.” gerekçesine,
Yargıtayın 10.05.1965 tarihli ve Esas No: 965/1, Karar No: 965/11 ... İBK Kararının;
a) Gerekçe bölümünde, “Konusu belli bir değerle ilgili bulunan dâvalar sebebiyle dâvanın kabulüne ilişkin hükümlerin onanmasında mahkemece bu hüküm dolayısıyla verilen harç kadar harç alınacağa konusunda bir uyuşmazlık yoktur ve bu yön, kesin olarak (1 ... tarifenin sözü geçen yerinde) belli edilmiştir.”;
b) “Sonuç” bölümünün 5 inci bendinde, “Temyiz yoluna başvurmada, maktu harca bağlı kararlarda 15 lira maktu ilâm harcın tümünün peşin, nispî harca bağlı kararlarda ise, mahkemece alınmasına karar verilen nispî ilâm harcının dörtte birinin peşin alınacağına,” yer verilmiştir.
B 10.05.1965 tarihli içtihadı birleştirme kararında, temyiz harcının miktarıyla ilgili değerlendirme yapılırken “dâvanın kabulüne ilişkin hükümlerin onanması” halinde yerel mahkemece bu hüküm dolayısıyla ne miktarda harca hükmedilmiş ise temyiz harcının da o miktarda olacağının açık olduğu belirtilmiştir. Bu değerlendirme, hükmün tamamının temyiz edilmesi durumunda doğru ve geçerli ise de, hükmün bir bölümünün, başka bir ifadeyle hükmün kısmen temyizi durumunda temyiz harcının ne miktarda olacağı sorusuna tam ve net bir cevap içermemektedir.
Davalı taraf, hükmü sadece vekalet ücreti yönünden temyiz ettiğine göre temyiz harcının maktu mu, yoksa nispi mi alınacağı, nispi alınacaksa miktarının ne olacağı hususu, çözülmesi gereken öncelikli meseledir.
29.05.1957 tarihli ve 4/16 ... İBK kararı nazara alındığında, temyiz konusunun, dava konusu hakla ilgili asıl hüküm olmadığı, dâvanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı bir surette bağlı olan fer'i hak kabul edilen yargılama gideri olduğu ve yargılama giderlerine ilişkin hükmün de bu dava içinde sonuçlandırılması gerektiği açıktır.
Temyize konu hüküm, uyuşmazlığın esasıyla ilgili olmayan, “dâvanın tamamen veya kısmen kabulü” kapsamına girmeyen, vekalet ücretine yönelik fer’i mahiyetteki bir hüküm olduğuna göre temyiz harcının miktarıyla ilgili mesele, davanın esasıyla ilgili kısmen de olsa kabul hükmü içeren kararları muhatap alan kanun hükümlerine veya Yargıtay içtihatlarına göre belirlenemez.
Aksi halde, davalı taraf yerel mahkemenin kararında gösterdiği temyiz harcı üzerinden ödemelerini yapar ve temyiz talebi reddedilerek hüküm onanırsa, temyize konu ettiği harç miktarı kadar veya duruma göre, temyiz ettiği miktarın da üzerinde bir temyiz harcı ödemekle karşı karşıya kalacaktır. Böyle bir değerlendirme ve uygulamanın hak arama hürriyetini engelleyici nitelik taşıyacağı açıktır. Hükmün esasına ilişkin olmayan, sadece vekalet ücretine ilişkin temyiz talebinin maktu harca tâbi olacağı hukuka ve hakkaniyete uygun olacaktır.
Somut olayda; davalı vekili temyize konu bölge adliye mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin kısmının yanlış olduğunu belirterek temyiz etmiş ve davalı vekilinden nispi temyiz harcını yatırması talep edilmiş, süresi içinde belirlenen nispi harç yatırılmadığı için temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmasına dair ek karar verilmiştir. Oysa temyize konu hüküm, sadece vekalet ücretine yönelik fer’i mahiyette bir hüküm olduğundan yukarıda açıklanan nedenlerle maktu temyiz harcı alınması gerekirken davalı tarafa çıkarılan nispi harca ilişkin açıklama içeren muhtıra tebliği usulsüz olmuştur. Usulsüz muhtıranın gereğinin yerine getirilmemesi gerekçesiyle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmaya ilişkin ek kararın kaldırılması gerekmiştir.
- Esasa yönelik temyiz incelemesine gelince;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının "V.E.3.1." numaralı bölümde açıklanan nedenlerle kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının "V.E.3.2." numaralı bölümde açıklanan nedenlerle 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:18:58