Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3941
2023/4550
9 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/78 E., 2023/6 K.
KARAR: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında görülen komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi, kâl ile manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; 162 ada 141 parsel ... taşınmazına komşu 162 ada 139 parsel ... taşınmaz maliki davalının, kendisinin evinin arka duvarını kendi ahırının dördüncü duvarı olarak kullandığını, hayvanların idrar ve gübresinin arka duvarından evin içine sızdığını, nem, rutubet, ağır koku oluşturduğunu ileri sürerek davalının, 162 ada 141 parsel ... taşınmaz üzerinde bulunan evinin arka duvarına dayadığı ahırın çatısının kaldırılması suretiyle tecavüzünün önlenmesini ve 1.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmaza herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını davacının kötüniyetli olarak kendisinin müvekkilinin taşınmazına müdahale ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2015 tarihli ve 2013/447 Esas, 2015/9 ... Kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.06.2018 tarihli ve 2016/354 Esas, 2018/4827 Karar ... ilamıyla "...Yapılması gereken iş, yerinde mahalli bilirkişi mümkün ise çevre mühendisi bulunamazsa çevre sağlığı uzmanı bilirkişininde bulunduğu bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif yapılarak, davalının, davacının evinin duvarının davalı tarafından ahır duvarı olarak kullanılıp kullanılmadığı, tarafların yaşadıkları ortamlarda dikkate alınarak, su sızıntısı koku ve böceklerin komşuluk hukukuna göre tahammül sınırının üzerinde olup olmadığı, tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile; davacının maliki olduğu Yüreğil Köyü 102 ada 141 parsel ... taşınmaz üzerinde bulunan evine, davalıların malik olduğu Yüreğil köyü 102 ada 139 parsel üzerinde bulunan ahırın çatısının yaslanması şeklindeki müdahalesinin men'i ile, davacının evine dayanan davalılara ait ahırın çatısının kâldırılmasına, davacının evi ile davalıların ahırı arasındaki mesafenin 1 metreye çıkartılarak, davalıların kendi öreceği duvar üzerine kendi ahır çatılarını oturtarak taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine ve davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 11.03.2021 tarihli ve 2020/4139 Esas, 2021/1727 Karar ... ilamıyla; "...Bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle el atmanın önlenmesine karar verilmiş ise de hüküm hem bilirkişi raporları ile uyumlu değildir hem de taşınmazların bulunduğu yer gözetildiğinde olağan yaşam koşullarına uygun değildir. Bilirkişi raporunda davalıya ait yapıdaki çatının davacıya ait yapıya bitişik olması nedeniyle oluşan somut bir zarardan bahsedilmediği halde bahse konu çatının kâldırılmasına yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Mahkemece; davalıya ait yapıda hayvan beslendiğinde ses, koku, rutubet ve sızıntının önlenmesi için davalı tarafından alınması gereken tedbirlerin bilirkişi tarafından açık ve infaza elverişli bir şekilde belirlenmesi için ek rapor alınarak bu bilirkişi raporu doğrultusunda muarazanın giderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 05.01.2023 tarihli ve 2021/78 Esas, 2023/6 ... Kararı ile davanın kısmen kabulü ile;
-
Davacının taşınmazına yönelik davalıların müdahalesinin men’ine,
-
Davalılara ait 102 ada 139 parsel ... taşınmaz üzerinde, karara ekli bilirkişi raporunda "Ahır" olarak gösterilen yapının 102 ada 141 parsel ... ... taşınmaz sınırındaki duvarının yıkılmasına,
-
Yıkılan duvarın yerine davacıya ait 102 ada 141 parsel ... taşınmaz üzerindeki aynı bilirkişi raporunda "Kerpiç Ev" olarak gösterilen yapıya uzaklığı 2 metre olacak şekilde davalılar tarafından masrafları karşılanmak suretiyle yeniden duvar yapılmasına,
-
Yıkım masraflarının davalı tarafından karşılanmasına, iki yapı arasında oluşacak 2 metre genişliğindeki alana davalılar tarafından masrafları karşılanmak suretiyle, davalının taşınmazından davacının taşınmazına gelecek ... ve kar sularının birikmesini engelleyecek şekilde eğim verilerek 10 cm kalınlığında beton atılmasına, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Manevi tazminat talebine ilişkin önceki kararda kesin karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-
Temyiz konusu yapılmayan önceki kararda "davacının maliki olduğu 141 parselde bulunan eve davalıların iştirak halinde mülkiyetindeki 139 parselde bulunan ahır çatısının yaslanması şeklindeki müdahalenin menine ve ahır ile ev arasında 1 metre mesafe bırakılarak kendi ahır duvarına çatı oturtulması suretiyle müdahalenin giderilmesine" şekilde hüküm kurulduğundan son karar ile müvekkilinin kazanılmış haklarına riayet edilmediğini,
-
Yargılamanın dava dilekçesindeki talebe bağlılık ilkesi kapsamında yürütülmesi gerektiğini, müvekkilinin, keşifte de belirlendiği üzere iki yıl önce dava konusu ahırın duvarını, davacının evinden yaklaşık 50 cm. (30.05.2019 tarihli kadastro bilirkişi raporuna göre) çekmek suretiyle arada boşluk bıraktığını, davacının talebi karşılanmış olmasına rağmen davanın konusuz kâlması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken aksi şekilde karar verildiğini,
-
Dava konusu yapılan yerin köy statüsünde olduğunu, müvekkillerin ahırları bulunduğu gibi davacının da hemen yanı başında ahırı bulunduğunu, 13.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda "hayvanlardan kaynaklanan ve tahammül sınırlarını aşan herhangi bir kötü koku emisyonuna rastlanmadığı, ev içerisinde böcek ve haşereye rastlanılmadığı, hayvanların oluşturduğu ses ve gürültünün tahammül sınırlarını zorlayacak seviyede olmadığının" bildirildiğini, ve "davalının ahırına dördüncü duvarı duvarı yapması ve artık davacının evinin duvarını ahırın duvarı olarak kullanmaması sebebiyle hayvanların oluşturduğu ses ve gürültünün tahammül sınırlarını zorlayacak seviyede olmadığının" bilirkişi raporunda tespit edildiğini,
-
Dava konusu ev ve ahır arasına müvekkilinin yapmış olduğu 4 üncü duvar ile dava konusu uyuşmazlığın sona erdiğini ve önceki mahkeme kararında 1metre mesafe bırakılması şeklinde karar verilmesi ve karşı tarafın temyiz sebebi yapmamış olması karşısında usuli kazanılmış haklarının ihlal edildiğini,
-
Rutubet dışında herhangi bir zarar tespit edilemediğini ve zararın kaynağının belirtilmemesine rağmen davalının kendi yükümünde olan sıvı yalıtımının müvekkillerine yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
-
Manevi tazminat konusunda kesin karar verilmesine rağmen bu hususta yeniden karar verilmesinin hatalı olduğunu ve manevi tazminat için gerekli şartların oluşmadığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle el atmanın önlenmesi, kâl ve tazminat isteğine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
4721 ... ... Medeni Kanunu'nun (TMK) 683 üncü maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur.
-
Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıktan kaçınmakla yükümlü kılan aynı Kanun'un 737 nci maddesi, komşuluk ilişkilerinden ... zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir. O halde, bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan insancıl, gerçekçi, zorunlu temel hukuk kuralına göre, hakim; somut olayın özelliğini, taşınmazların konumlarını, kullanma amaçlarını, niteliklerini, yöresel örf ve adetleri, toplumun doğal ihtiyaç ve gerçeklerini göz önünde bulundurarak, komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırını aşan bir taşkınlığın bulunup bulunmadığını saptama, zararı giderici önlemlerden en uygununu bulma, kaçınılmaz müdahaleleri yapmak suretiyle özverileri denkleştirme durumundadır.
-
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2’inci maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
-
Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
-
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm, yeni bir hükümdür ve hüküm bir bütündür.
-
Kural olarak, mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Diğer taraftan yerel mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu müessese mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir (09.05.1960 gün, 21/9 ... YİBK).
-
Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir ve davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan ... ifade etmektedir.
-
Değerlendirme
-
Somut olayda davacı; davalı tarafından davacının evinin arka duvarına yaslanması suretiyle ahır inşa etmesinin komşuluk hukukuna aykırı olduğunu iddia ederek duvarın davalı taşınmazına çekilmesi veya iki taşınmaz arasında karlık payı bırakılarak evinin arka duvarına dayadığı ahırın çatısının kaldırılması suretiyle tecavüzünün önlenmesini ve 1.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
-
Mahkemece 09.01.2020 tarihli ikinci kararda; davacının evi ile davalıların ahırı arasındaki mesafenin 1 metreye çıkartılarak, davalıların kendi öreceği duvar üzerine kendi ahır çatılarını oturtarak taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmiş ve söz konusu kararın davalı ... vekilinin temyizi üzerine bozulması sonrasında mahkemece yeniden keşfe gidilmiş, bu defa duvarın 2 metre mesafeye alınması ve 2 metrelik alana beton atılması görüşündeki bozma sonrası alınan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur.
-
Ne var ki; 09.01.2020 tarihli karara karşı davacının temyiz talebi olmadığından, taraf yapıları arasındaki mesafenin 1 metre olmasına ilişkin hüküm davalılar yönünden, usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Bu nedenle, mahkemece davalıların usuli kazanılmış haklarına riayet edilmeden iki taşınmaz arasında 2 metre mesafe olacak şekilde davalılar tarafından masrafları karşılanmak suretiyle yeniden duvar yapılması ve 2 metre genişliğindeki alana beton atılması yönünde düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
-
Tüm bunların yanı sıra; bozma ilamına uyulmasından sonra davacının manevi tazminat talebi hakkında mahkemece yeniden bir karar verilmesi gerekirken, bu istem yönünden hüküm tekrarı yapılmaması da doğru olmamış, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:22:24