Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/2640
2023/450
24 Ocak 2023
Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belirlenen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.01.2023 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 1974 yılında geçirdiği trafik kazası nedeniyle sigorta şirketinden aldığı para ile 655 ada 8 parsel B Blokta bulunan 6 No.lu bağımsız bölümü dava dışı Musa Devletli’den 05.01.1982 tarihinde satın aldığını, okuma yazma bilmemesi nedeniyle idare ve kira işlerini yürütemeyeceğinden taşınmazı o tarihte 15 yaşında olan oğlu ... adına tescil ettirdiğini, Sezayi’nin 02.11.2016 tarihinde ölümüne kadar taşınmazın kira bedellerini müvekkilinin aldığını ve geçimini bu şekilde sağladığını, ölümünden sonra ise 2003 yılında boşandığı eşi Hatayi’den olma çocuğu ve tek mirasçısı olan davalının kira bedellerini tasarruf etmeye başladığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının kendi isteği ve muvafakatiyle taşınmazı oğlu Sezayi için aldığını, Sezayi’nin ölümünden sonra ise gerçekleşen miras intikalinden hoşnut kalmayıp dayanaksız iddialarla iş bu davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın maliki tarafından davalının babası müteveffa Sezai'ye devrinin, davacı annenin velayeten üçüncü kişiye verdiği vekaletname ile yapıldığı, 20.09.1980 tarihli Karlsruhe Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen vekaletnamede davacının imzasının bulunduğu, vekaletname içeriğinden davacının okuma yazma bildiğinin anlaşıldığı, devir işleminin bizzat davacının inisiyatifi ile gerçekleştirildiği, tapuyu sonradan devralacağı inancı ile devrettiğini iddia eden ve ispat yükü üzerinde bulunan davacının yazılı bir belge sunamadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı ve davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın Türkiye’de, müvekkilinin ise yurt dışında bulunması sebebiyle taşınmazın idare ve kira işlerinin müvekkilince yürütülmesinin zor olduğundan tescilin oğlu Sezayi adına yapıldığını, taşınmazın kira gelirlerinin elden alınıp Almanya’da yaşayan müvekkiline gönderildiğini, müvekkilinin geçimini bu şekilde sağladığını, oğlu Sezayi’nin ölümünden sonra torunu olan davalının taşınmazı davacı babaannesine devredeceğini söylemesine rağmen vaadini yerine getirmediğini, bu hususların tanık beyanlarıyla ispatlandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa rastlanılmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; özellikle tanık beyanları dikkate alınarak davanın kabulünün gerektiğini, ön inceleme duruşmasında verilen ara karar gereği süresi içerisinde delil listesini sunduklarını, listenin 9 uncu maddesinde yemin deliline dayandıklarını, delil listesi esas alınarak tanıklarının dinlendiğini, ancak yemin delilinin görmezden gelindiğini, bu nedenle “açıkça yemin deliline dayanılmadığı ve davanın ispat edilemediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacı tarafın inançlı işlemin varlığını ispat amacıyla yemin deliline başvurup başvuramayacağı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 inci maddesi, 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça yemin deliline başvurmamış olması nedeniyle yerel mahkemenin yemin deliline ilişkin gerekçesinin de yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun bulunduğundan, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:48