Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/251
2023/4381
3 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2012/281 E., 2020/142 K.
KARAR: Davanın reddi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılardan ..., ..., ... adlarına vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan davalılardan ..., ..., adlarına vekili Av. ... geldi. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Gölcük Gezici Arazi Kadastro Mahkemesi 1959/52 Esas ... dosyada açılan tespite itiraz davasının devri ile Gölcük Kadastro Mahkemesi 1989/2 Esas ... dosyada verilen görevsizlik kararıyla gönderilen ve Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/281 Esas ... dosyada;
-
Davacı ... ... ...; Ankara 4. Noterliğinin 26/01/1968 tarih ve 1450 yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 406 ve 408 parsel ... taşınmazları 5.000,00 TL karşılığında ... ... ...’dan satın aldığını, satış bedelinin tamamının ödendiğini belirterek tapunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davacı ...; 409 parselde evinin bulunduğunu, 409 numaralı parsel içinde 348 numaralı adada ... ...'den satın aldığı evinin bulunduğunu, arsayı 30/11/1978 tarihinde ... ...'tan 340 m2 ve ... ...'den 100 m2 olmak üzere satın aldığını, daha sonra belediye tarafından şuyulandırma yapıldığını ve ... imar planına göre kendisine 382 m2 kaldığını, Gölcük Belediyesi tarafından kendisine 12 m2'lik hissenin tapusunun verildiğini belirterek 382 m2'lik bölümün tapusunun kendi adına tescilini talep etmiştir.
3.Davacı ...; 05/05/1975 tarihli el senedi ile ... ...'den arsayı satın aldığını, 1980 yılından beri vergilerini ödediğini belirterek taşınmazın tapusunun kendi adına tescilini talep etmiştir.
4.Davacı ...; 20/11/1978 tarihli adi sözleşme ile 349 ada 12 parselin 200 m2’sini ... ...'den aldığını ve parasını ödediğini belirterek kendi adına tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Dava konusu edilen taşınmazların kadastro tespitine itiraz üzerine tapu kayıtları Gölcük Kadastro Mahkemesinin 19/11/2008 tarih ve 1989/1 Esas, 2008/1 Karar ... kararı ile oluşmuştur. Buna göre davacıların taşınmazları satın aldıkları tarihler taşınmazların kadastro tespitinin kesinleşmesinden önce taşınmazların tapusuz olduğu döneme denk gelmektedir. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre tapusuz taşınmazlar taşınır mal hükmündedir. ... Medeni Kanununun 763. maddesine göre taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. Yani, taraflar arasında menkul hükmünde olan taşınmazın mülkiyetinin devri için satış sözleşmesi yapıldığında ve taşınmazın zilyetliği alıcıya devredildiğinde alıcı mülkiyet hakkını kazanır.
Dosya kapsamında toplanan belgelere, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanına göre davacıların tamamının taşınmazların o dönemdeki zilyetleri ile yapılan sözleşmeler sonucunda dava konusu taşınmazların zilyetliğini devraldıkları ve bu noktadan itibaren zilyetliklerini sürdürdükleri Mahkememizce de sabit görülmüştür. Buna göre davacılar mülkiyetin kazanılması için gereken irade ve zilyetliğin devri unsurlarını gerçekleştirmiştir.
Ancak öte yandan davacıların zilyetliği devraldıkları kişiler, aynı zamanda bu zilyetlikleri sebebi ile taşınmazların kendi adlarına tescil edilmesi için Gölcük Kadastro Mahkemesinin 1989/1 Esas ... dosyasında dava açmış veya müdahil olmuşlardır. Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda açılan davalar ve yapılan müdahale taleplerinin tamamının reddine karar verilmiştir. Buna göre;
Davacı ... ... ...'ın 26/01/1968 tarihli sözleşme ile taşınmazın zilyetliğini devraldığı ... ... ...'un dava konusu taşınmaz hakkında yapılan kadastro tespitine karşı Gölcük Kadastro Mahkemesinin 1998/1 E. ... dosyasında açılan kadastro tespitine itiraz davasında davacı ... ... ...'un davasının reddedildiği,
Davacı ...'in 13/02/1980 tarihli adi yazılı sözleşme ve aşamalarda verilen beyanlara göre taşınmazın zilyetliğini devraldığı ... Tiryaki'nin dava konusu taşınmaz hakkında yapılan kadastro tespitine karşı Gölcük Kadastro Mahkemesinin 1998/1 E. ... dosyasında açılan kadastro tespitine itiraz davasında davasının reddedildiği, ... ... ile ... ...'un kadastro tespitine itiraz eden kişiler arasında bulunmadığı,
Davacı ...'un taşınmazın zilyetliğini devraldığı ... Tiryaki'nin dava konusu taşınmaz hakkında yapılan kadastro tespitine karşı Gölcük Kadastro Mahkemesinin 1998/1 E. ... dosyasında açılan kadastro tespitine itiraz davasında davasının reddedildiği,
Davacı ...'un taşınmazın dosyaya sunulan 05/05/1975 tarihli adi yazılı sözleşme ve aşamalarda verdiği beyanlarda taşınmazın zilyetliğini devraldığı ... Kansu'nun kadastro tespitine itiraz eden kişiler arasında bulunmadığı,
Gölcük Kadastro Mahkemesinin 19/11/2008 tarih ve 1989/1 Esas, 2008/1 Karar ... kararın kadastro tespiti bakımından Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2011/3476 E., 2011/4985 K. ... kararı ile onandığı ve 2012/1108 E., 2012/3068 K. ... kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği,
Dolayısıyla davacıların zilyetliği devraldıkları kişilerin dava konusu taşınmazlarda esasen geçerli bir zilyetliklerinin bulunmadığı ve hak sahibi olmadıklarının kesinleştiği anlaşılmıştır.
... Medeni Kanununun 985. maddesine göre; "Taşınırın zilyedi onun maliki sayılır. Önceki zilyetler de zilyetlikleri süresince o taşınırın maliki sayılırlar". Ne var ki; kanunla kabul edilen bu karine bir adi karinedir. Dolayısıyla aksi ispat edilebilen bir karinedir. Somut olayda da kesinleşmiş kadastro mahkemesi kararı ile bu karinenin aksi ispatlanmıştır.
Bu noktada ... Medeni Kanununun 763/2. maddesindeki; "Bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hallerde o şeyin maliki olur" düzenlemesinden de bahsetmek gerekir. Madde metninde de belirtildiği üzere zilyetliği devreden kişinin mülkiyeti devir konusunda yetkisi olmasa bile devralanın malik olması iyi niyetli olmasına, malik olmak üzere malı devralmasına ve zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunmasına bağlıdır. Somut olayda davacıların zilyetliği iyi niyetle ve malik olma iradesi ile devraldıkları konusunda bu durumun aksini ispatlayabilecek bir belge ya da bilgi dosyaya yansımamıştır. Ancak mülkiyeti kazanmanın üçüncü şartı olan devrin "zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu" hallerden olması şartı üzerinde durmak gerekir. Zilyetliğin devri ile mülkiyet hakkının korunması esasen ... Medeni Kanununun 988 inci maddesinde düzenlenmektedir. Bu maddeye göre; "Bir taşınırın ... sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur". Bu kapsamda yapılan değerlendirmede davacıların taşınmazları ... sıfatıyla zilyedinden devraldıkları ve bu kapsamda kendilerinin üçüncü kişi olduklarından bahsetmek güçtür. Bu sebeple Mahkememizce davacıların mülkiyeti kazanmalarına yetecek zilyetliğin devri şartını sağlayamadıkları kanaati hasıl olmakla açılan asıl davanın tamamen reddine karar vermek verilmiştir.
Birleştirilen dava bakımından ise davacı ...'in hak iddia ettiği 348 ada 1 parsel ... taşınmazda Gölcük Belediyesinin malik olmaması, bu taşınmaz ile ilgili olarak asıl davada yargılamanın yapılmış olması ve gerçek hasım olan tapu maliklerinin bu davada yer alması gözetilerek birleştirilen davanın da reddine karar verilmiştir.” gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ... ... mirasçıları vekili, davacı ... ve ... vekili, davacı ... vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
- Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 341 ada 1 parsel ve 342 ada 1, 2 ve 3 parsel ... taşınmazların müvekkilinin murisi tarafından satın alınıp uzun yıllardır kullandığını, tanık beyanlarının da aynı doğrultuda olduğunu, mahkeme kararının çelişkili ve yanlış olduğunu, murisinin dava konusu taşınmazları satın aldığı kişinin kadastro tespitine itiraz davasını kaybetmiş olması gerekçesiyle davanın reddedilmesinin doğru olmadığını, TMK 713 üncü maddesi gereğince zilyetlikle kazanım koşullarının da gerçekleştiğini belirtmiştir.
2.Davacı ... ... ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi tarafından dava konusu 341 ada 1 parsel ve 342 ada 1, 2 ve 3 parsel ... taşınmazların o tarihteki zilyetlerinden satın alındığını, uzun yıllardır kullanıldığını, tanık beyanlarının da aynı doğrultuda olduğunu, TMK 713 üncü maddesi gereğince zilyetlikle kazanım koşullarının da gerçekleştiğini belirtmiştir.
3.Davacılar ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 347 ada 11 parselin müvekkil Bünyamin tarafından, 349 ada 14 parselin ise ... tarafından uzun yıllardır kullanıldığını, tanık beyanlarının da aynı doğrultuda olduğu, mahkemenin yanlış gerekçeyle davayı reddettiğini, TMK 713 üncü maddesi gereğince zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleştirilen dava, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin naklinin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için sözleşmenin 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun 70., 6098 ... ... Borçlar Kanunu’nun 237, 2644 ... Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 ... Noterlik Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca resmi biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur.
3.4721 ... ... Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesinin 2. fıkrası şöyledir: “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
- Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı ..., ... ... ..., ... ve ...’dan alınarak davalılara verilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:25:46