Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3910
2023/4326
2 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR: Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının muris eşinin 45 yıl öncesinden beridir dava konusu edilen yerde yaklaşık 8 dönüm yeri kullandığını, 40 yaşlarındaki çeşitli meyve ağaçlarının davacı murisi tarafından dikildiğini, mirasçılar arasında yapılan paylaşım sonucu davacıya 3 dönüm yerin düştüğünü belirterek 1228 parsel ... taşınmaz yakınında bulunan ve keşfen tespit edilecek yaklaşık üç dönüm yerin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Hazinesi vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 19.04.2016 tarihli karar ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişileri tarafından hazırlanan 16.11.2014 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 2.674,27 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.12.2019 tarihli, 2019/5277 2019/8123 E.sas, Karar ... ilamı ile; ''...Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmaz bölümünün hangi sebeple tescil harici bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorulmalı, dava tarihinden 15 20 25 yıl öncesine ait üç ayrı evreye ilişkin stereoskopik çift ... fotoğrafları dosya arasına getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları, fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmazın imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazların yönünü ne okuduğu belirlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişiden, keşfi takibe elverişli, krokili rapor alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın imar ihyaya konu olabilecek yerlerden olması halinde imar ihyaya konu olmaya başladığı ve imar ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir, önceki ziraat bilirkişi raporunu irdeleyen, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet ... fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı ve böylece somut olayda zilyetlikle kazanma şartlarının davacı lehine oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir...'' gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 28.09.2021 tarihli raporunda A harfi ile gösterilen 2651,34 m² yüz ölçümüne sahip taşınmazın davacı ... adına bağ ve bahçe vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik incelemeye dayalı verildiğini, davacı adına tescil edilen yerin kadastro çalışmalarında ‘purluk’ vasfıyla kadastro harici alanda bırakıldığını, bozma öncesi raporlar ile bozma sonrası raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğundan imar ihya ile kazanıma uygun olmadığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, imar ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi gereğince açılmış tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir
- İlgili Hukuk
4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur. Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur. Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler. Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir. Özel kanun hükümleri saklıdır.” düzenlemesini ihtiva etmektedir.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... Hazinesi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyaya kazandırılan ... fotoğrafları üzerinde Serbest Orman Mühendisi Bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonunda mahkemeye sunulan 18.11.2015 tarihli raporda; 1948 tarihli ... fotoğrafına göre taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığı, orman olmayan açık alan sınırları içerisinde yer aldığı; 1985 tarihli ... fotoğrafında dava konusu taşınmaz üzerinde her hangi bir tarımsal faaliyet bulunmadığı, orman olmayan açık alan sınırları içerisinde yer aldığı; 1999 tarihli ... fotoğrafında ise taşınmazın sürülü vaziyette olduğu ve tarla olarak kullanıldığı, 2004 tarihli ... fotoğrafında ise, taşınmaz üzerinde bağ omcaları bulunan bağlık alan olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu yer tapulama harici bırakılan yerlerdendir. Kadastro Müdürlüğü'nün 10.08.2020 tarihli cevap yazısından, taşınmazın "tapulama harici purluk olarak bırakılan yerde kaldığı" belirtilmiştir. Tapulama harici bırakma da bir kadastro tespiti olduğundan, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 16 ncı maddesi gereğince taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir ve mülkiyeti hazineye aittir. TMK'nın 715/2 nci maddesi gereğince bu nitelikteki taşınmazlar özel mülkiyete konu olamazlar.
Bununla birlikte, Kadastro Kanunu'nun 17 nci maddesine göre, bu nitelikteki taşınmazların imar ihya edilerek mülkiyetinin kazanılması mümkün ise de, imar ihya olgusunun, kadastro tespitinin yapıldığı tarihte tamamlanmış olması gerekir ve taşınmazın imar ihya edilerek tescilinin talep edilebilmesi için, Kadastro Kanunu'nun 17 nci maddesi anlamında taşınmaza "masraf ve emek" sarfedilmiş olması gerekir. Aksi taktirde, kadastro tespitinin, bu tespitlerin kesinleşmesinin bir anlamı kalmaz. Oysa yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden ve açık alan olduğu tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklanmıştır. Yani, taşınmazın keşif sırasındaki durumuna getirilmesi amacıyla imar ve ihyası için masraf ve emek sarfedilmesi söz konusu değildir. Yargıtay kararlarında istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, devletin hüküm ve tasarrufunda yer alan bir taşınmaza sadece ağaç dikilmesi imar ihya olarak kabul edilemez. Dava konusu taşınmaz, purluk ve açık alan niteliğindedir. Esasında davacı vekili dava dilekçesinde, imar ihyadan da açıkça söz etmemiştir. Ancak onanmasına karar verilen İlk Derecenin gerekçeli kararında "(...) TMK'nın 713 üncü maddesi çerçevesinde imar ihyası yapılan yerlerden olduğu, imar ihyanın 1975 yılında başladığı..." denilmek suretiyle taşınmazın imar ile ihya edildiği kabul edilmiştir. Faraza imar ihya olgusu kabul edilse dahi, yukarıda özetlenen ... fotoğraflarından, taşınmaza ilk olarak 1999 tarihinde bağ omcaları dikildiği anlaşılmaktadır. Gerekçede kabul edildiği gibi, imar ihyanın 1975 yılında başladığını gösteren hiç bir nesnel delil dosya içerisinde yer almamaktadır. Taşınmazın zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığı gibi, ilk olarak 1999 yılında bağ omcaları dikildiği dikkate alındığında, TMK'nın 713/1 inci maddesinde gösterilen 20 yıllık zilyetlik süresi, davanın açıldığı 2015 tarihinde henüz dolmamıştır.
Bu gerekçelerle davacının tescil talebinin reddine karar verilerek, 3402 ... Yasa'nın 17 nci maddesi gereğince davalı ...'nin talebi kabulü ile, dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir. Temyiz incelemesi yapılan İlk Derece Mahkemesinin kararının bu nedenle bozulması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle kararın onanması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:26:26