Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2880
2023/4275
28 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1416 E., 2022/450 K.
KARAR: Kısmen kabul kısmen ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/268 E., 2021/164 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın el atmanın önlenmesi talebi yönünden reddine, ecrimisil ve tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ecrimisil davası yönünden istinaf kanun yoluna başvurusunun miktar yönünden reddine, davalı vekilinin el atmanın önlenmesi davası yönünden başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin el atmanın önlenmesi davası yönünden istinaf talebinin kabulü ile; hükmün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın men'i müdahale davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, Bıyıkali Mahallesi, 113 ada 116 No.lu parseli 07.12.2018 tarihinde Tevfik Karagöz'den satın aldığını, taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını, kendisine Tekirdağ 6. Noterliği'nin 19.08.2020 tarihli ve 6360 yevmiye No.lu ihtarnamesinin gönderildiğini, davalının taşınmazı boşaltmadığını, davalının taşınmaza yaptığı müdahalenin önlenmesinin ve satın alma tarihinden itibaren oluşan ecrimisil bedelinin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının ihtarnamesi ile taşınmazın kullanımını bıraktığını, davacının ancak ihtarname tebliği tarihinden itibaren ecrimisil talep edebileceğini açıklayarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacının taşınmazı satın almasından sonra da bu taşınmazı davacı malikle aralarında mevcut bir hukuki ilişki olmaksızın haksız bir şekilde kullanmaya devam ettiği, bunun üzerine davacı tarafından ihtarname gönderildiği, davalının bu ihtarnamenin tebliğinden önce dava konusu taşınmaz üzerinde ekili ayçiceği olmakla halen kullandığı, davalının bu ekili ayçiceği ürününün Ağustos ayında hasadı sonrasında taşınmazı terk etiği ve taşınmaza bundan sonra bir müdahalesinin olmadığı, bunun davalı tanıkları ve davacı yanın tanığı ...'ın beyanı, dosya kapsamına celbedilen kayıtlar, keşif yerindeki tespitler ile sabit olduğu kabul edilmiş, el atmanın önlenmesi talebi yönünden davacı tarafın harç ikmal etmeyecekleri, dava tarihinde müdahalenin son bulduğu beyanlarını bildirdiği, bu nedenle beyanlar ve tespitler itibariyle işlemden kaldırma işlemi yoluna gidilmeyerek bu talep yönüyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Davalının, davacının dava konusu taşınmazı satın aldığı tarihten itibaren iki ekim döneminde davacının rızası olmaksızın, bedel ödemeden kullandığı kabul edilerek; davacı taraf her ne kadar davasını ecrimisil talebini ıslah etmekle başlangıçta 3.000,00 TL üzerinden açtığı davasını 4.185,91 TL'ye artırmış ise de dava dilekçesinde 3.000,00 TL olan talebin 1.000,00 TL'si 2018 yılına münhasır kılındığı, dava konusu taşınmazın Aralık 2018 tarihinde satın alındığı gözetilerek 2018 yılı için talep edilen 1.000,00 TL'lik talep bölümünün talebe haklı olunmadığı kabul edilerek bakiye talebin 1.507,15 TL'si 2019 yılına ilişkin hükme konu edilmiş, geriye kalan dava konusu ecrimisil talebinin 1.678,76 TL'lik bölümü de 2020 yılına ilişkin olarak hükme konu edilerek karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile mahkemenin ıslah dilekçeleri uyarınca ecrimisil bedelinin tamamına hükmetmesinin gerektiğini, davayı açtıktan sonra davalının taşınmazı tahliye ettiğini, zira ekim ayında buğday ekimi yapıldığını, bunu yapmadan davalının taşınmazı tahliye ettiğini, mahkemenin davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesis etmesi gerektiği halde davanın reddine karar verdiğini, ayrıca hüküm kısmında tamamlama harcından hiç bahsedilmediğini, bunun iadesinin gerektiğini, yine lehlerine men"i müdahale davası için maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini ileri sürmüştür.
-
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile davacının men'i müdahale yönünden harç tamamlama işlemi yaptığını, davanın konusuz kaldığını, müvekkil lehine 167.475,96 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini, mahkemenin dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden vekalet ücretine hükmettiğini, bunun hatalı olduğunu açıklamıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile elatmanın önlenmesi yönünden yapılan incelemede; davalının taşınmazda 2020 yılında ay çiçeği ekimi yaptıktan sonra Eylül ayında taşınmazın kullanımı bıraktığı, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda taşınmazda ay çiçek anızlarının olduğu, halen ekili olmadığı, dava açılmadan önce tarafların taşınmazın 16.09.2020 tarihinde tahliye edileceği ve icar bedelinin 22.09.2020 tarihinde ödeneceği yönünde taahhütname imzaladıkları, ancak 22.09.2020 tarihinde taraflar arasında anlaşmazlık çıktığı, davacının aynı gün dava açıp, Savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, bu haliyle davalının dava tarihi itibarıyla taşınmazı tasarrufu altında bulundurduğu, davacının istinaf dilekçesinde taşınmazın Ekim ayında davalı tarafından ekilmediğini ve tahliye edildiği yönünde beyanının bulunduğu, dolayısıyla davalının dava açıldıktan sonra taşınmazın kullanımına son verdiği, davanın konusuz kaldığı, davacının mahkemenin verdiği süre sonucu elatmanın önlenmesi yönünden harç tamamlama işlemi yaptığı, mahkemenin elatmanın önlenmesi davasında karar verilmesine yer olmadığı ve tamamlama harcının iadesi yönünde hüküm tesis edilmesine, ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin 1inci fıkrası ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6 ıncı maddesi uyarınca davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ancak davacının istinaf dilekçesinde maktu vekalet ücreti talep ettiği, bunun nispi vekalet ücretinin yarısından daha düşük olması nedeniyle davacı lehine 5.100,00 TL, davalı lehine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
-
Ecrimisil yönünden yapılan incelemede; dava değeri 4.185,91 TL olup, istinaf kanun yoluna başvurulan ilk derece mahkemesine ait karar tarihi olan 20.04.2021 itibariyle, öngörülen kesinlik sınırı 5.880,00 TL olduğudan, dava değerine göre davacı ve davalının istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığı, mahkemenin kabul ettiği miktarın 3.185,91 TL, reddedilen miktarın ise 1.000,00 TL olduğu, her iki miktarın da karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ecrimisil davası yönünden istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde meni müdahale talebimiz yönünden nispi peşin harç yatırıldığını,davanın niteliği ve konusuna aykırı olarak maktu vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yerin dava açılmadan önce müvekkil tarafından terk edildiği tanık anlatımları, keşif ve bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, taraflar arasında imzalanmış bir taahhütname bulunmadığını, müvekkil hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan değil de sadece hakaret suçundan savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, : 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683 ve 995 inci maddesi,
-
08.03.1950 gün ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edildiği gibi, başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyi niyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından doğan zararları tazmin ile yükümlüdür.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:48