Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3372

Karar No

2023/4265

Karar Tarihi

28 Eylül 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/169 E., 2021/3260 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/335 E., 2019/386 K.

Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalının maliki olduğu İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, Baklalı Mahallesi, 101 ada 9 parsel (eski 179 parsel) sayılı taşınmazın 500 m²'lik kısmını 1996 yılında davalıdan haricen satın aldıktan sonra 72 m²'lik kısmına tek katlı bina inşa ettiğini, bir kısmını da bahçe olarak kullandığını, davalının da aslında taşınmazın bu kısmının tapusunu müvekkiline vermek istediğini; ancak teknik nedenlerle tescil yapamadıklarını, taraflar arasında ayrıca 2017 yılında düzenlenen "emlak alım satım sözleşmesi" ile de 1996 yılında yapılan satın alma sözleşmesinin teyit edildiğini, taşınmazın alınmasının üzerinden geçen 20 yıldan fazla sürede nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğin sürdürüldüğünü beyan ederek; taşınmazın 500 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Usulüne uygun tebliğ edilmiş dava dilekçesine karşı davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış olup celselerdeki beyanında; dava konusu edilen 500 m²'lik yeri 1996 yılında davacıya sattığını, davada ileri sürülen iddialara karşı itirazının olmadığını, "emlak alım satımı" başlıklı 08.06.2017 düzenleme tarihli belge altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, 500 m² yere ilişkin davayı kabul ettiğini, imzalı beyanıyla tasdik etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Dava konusu taşınmazın niteliği, tarım il/ilçe müdürlükleri yazısı, emsal kararlar dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu kapsamındaki yerlerden olduğu, pay ve paydaş sayısını artıracak şekilde bölünemeyeceği..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; taşınmazın fiili durumu dikkate alındığında tarla ile ilgisi bulunmayıp arsa vasfında olduğunu, bilirkişi raporunda da dava konusu parselin kadastral arsa olarak değerlendirildiğini, Tarım Bakanlığı birimlerince 6537 sayılı Yasa'nın yanlış ve eksik yorumlandığını, zira parselin kuru arazi olmadığını, hem sulanabilir hem de dikili arazi niteliğinde olup dikili ve sulu arazilerin ifrazı için engel bulunmadığını, uzunca bir süre önce davalıdan satın alınan taşınmaza bina yapıp ağaçlar diktiğini, davalının da davayı kabul ettiğini, aralarında satış sözleşmesi bulunduğunu, daha birçok kişinin de dava konusu taşınmazdan arsa alıp adlarına tescil ettirdiklerini ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Dosyada bulunan tapu müdürlüğü, belediye başkanlığı, il ve ilçe tarım ve orman müdürlükleri yazıları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taşınmazda imar yapılmadığı, taşınmazın bölünemez büyüklükte olduğu, davalıya ait hissenin tamamının tescili istenmediğinden pay içerisinden bir kısım pay satışının uygun olmadığı, ayrıca 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8 inci maddesinin son fıkrasında 30/04/2014 tarih ve 6537 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikle Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hükmünün getirildiği, yapılan değişiklikle paylı maliklerin paylarını bölmeden 3. kişilere devretmelerinin mümkün hale geldiği, davacının talebinin taşınmazda paylı malik olan davalının payının bölünmesini gerektirdiği, yukarıda anılan yasal düzenlemeler nedeniyle hukuken bunun mümkün olmadığı, davalı adına kayıtlı hisseden satışa konu 500 m²lik kısma yönelik tapu iptali ve tescil talebinin yerinde olmadığı, taşınmazın pay ve paydaş sayısını artıracak şekilde bölünemeyeceği ve ifraz edilemeyeceği sabit olmakla, davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı sebeplerle temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 206, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ıncı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci maddesi ile Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim