Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2768
2023/4224
27 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/58 E., 2022/97 K.
KARAR: İstinaf talebinin kabulü ile hükmün kaldırılması ve davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/567 E., 2019/428 K.
Taraflar arasındaki intifa şerhinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf talebinin kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu İstanbul ili, Fatih ilçesi, Hoca Üveys Mahallesi, Korkutata Sokak, 446 pafta, 2061 ada 82 parsel, 1 numaralı bağımsız bölüm üzerinde bulunan taşınmazda davalı adına intifa şerhi olduğunu, ancak bu intifa şerhinin hukuksuz olarak konulduğunu, taşınmazın camii derneği tarafından toplanan paralarla ilk sahibi ...'den alınarak camii lojmanı olarak kullanıldığını, konulan intifa şerhinden ilk sahibinin de haberi olmadığını, şerhin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalının dava konusu taşınmazı, ilk maliki ...'den satın aldığını, ardından intifa hakkını üzerinde ipka edip çıplak mülkiyetini davacıya bağışladığını, davacının iddialarının doğru olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..tanık beyanlarına göre ilk malik ...'ün hayır amacı ile yarı fiyatına taşınmazı davacıya sattığı, ...'ün kendi arkadaş çevresinden topladığı yardım paraları ve davalının dernek başkanı olan babasının dernek adına topladığı yardım paraları ile bedelinin ödendiği, tapu kaydına göre davalının eşi adına vekalet alındığı ve sonrasında 4.800,00 TL gibi düşük bir bedelle davalı adına satış işleminin gerçekleştirildiği, vekalet alınan ve satış yapılan davalının karı koca olmaları ve hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde çok düşük bir bedelle satışın gerçekleşmiş olması nedeniyle gerçek bir satış işleminden bahsedilemeyeceği ve konulan intifa şerhinin de usulsüz olduğu, davalı tanıkları tam aksi beyanlarda bulunmuş ise de; beyanların yoruma dayalı olduğu, tanıklardan birinin davalının babası olması nedeniyle tarafsız olarak beyanda bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne" karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın ilk maliki ...'ün davalının eşi...'e verdiği vekalet sonrası davalı tarafından tapudan satın alındığını, vekaletnamede açıkça davalıya devir için yetki verildiğinin yazılı olduğunu, ardından davalının intifa hakkını üzerinde ipka edip çıplak mülkiyetini bağışladığını, bağışın üzerinden 15 yıl geçtikten sonra dava açıldığını, ilk malikin beyanlarına itibar edilmesinin doğru olmadığını, davanın reddi gerektiğini dile getirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davaya konu terkini istenen intifa şerhinin muvazaalı olduğu, bu şerhe dayalı satışın muvazaalı yapıldığı, önceki malik ...'ün vekalet verdiği...'ün davalı ...'ün eşi olduğu iddia edilmiş ise de; muvazaalı olduğu iddia edilen işlemin dayanağı olan vekalet ilişkisinin taraflarınca vekaletin kötüye kullanılmasından bahisle herhangi bir davanın açılmadığı, vekaletnamenin geçersizliğinin ileri sürülmediği, vekaletname veren ...'ün tanık sıfatıyla alınan beyanında vekaleti 2000 yılında verdiğini beyan ettiği, bugüne kadar herhangi bir dava açmadığı, intifa hakkı şerhinin halen geçerli olduğu ve geçerli bir işlem sonucu tesis edildiği, şerhin terkinini gerektiren herhangi bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davacının davasının reddine" karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, önceki malik Yetkin'in davalıya yaptığı satış işleminin tamamen geçersiz olması nedeniyle intifa şerhinin de geçersiz olduğunu, davanın kabulü gerektiğini dile getirmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, intifa şerhinin terkini istemine ilişkin olup uyuşmazlık; davacının kayden maliki olduğu taşınmazın tapu kaydında yer alan intifa şerhinin terkin edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
1.Türk Medeni Kanunu'nun 794 üncü maddesinde intifa hakkı; taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türü olarak düzenlenmiştir.
2.Türk Medeni Kanunu'nun 796 ncı maddesi uyarınca intifa hakkı, bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:28:32