Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2573
2023/4200
27 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/564 E., 2020/290 K.
DAVA TARİHİ: 09.04.2012
KARAR: Davacı ... yönünden davanın reddi, diğerdavacılar yönünden davanın kabulü
Taraflar arasında görülen muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 1596 ada 29 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 2 bloktan oluşan betonarme binalar bulunduğunu, bu binaların müvekkilleri tarafından yapıldığını ileri sürerek, dava dilekçesinde yazılı şekilde numarası belirtilen dairelerin vekil edenlerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Bir kısım davalılar, davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
2.Bir kısım davalılar, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; tapu kayıt maliki olmayan davalı yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…temyiz edeninin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre yapılan incelemede; mahkemece her ne kadar, yargılama giderleri ve harcın davacılar üzerinde bırakılmasına ve davacılar vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş ise de bu görüşe katılma olanağının bulunmadığı, bir kısım davalılar dışında, yargılamanın ilk duruşmasında veya öncesinde davalılar tarafından muhdesat iddiasınının kabul edildiğine ilişkin beyanda bulunulmadığı, davalılardan bir kısmının davanın açılmasına sebebiyet verdikleri ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği, davanın konusunun (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olduğu, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 s.lı HMK'nın 326/2 nci mad. uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının tapu payları gözetilerek sorumlu tutulmaları gerekirken, kabul edilen muhdesat yönünden davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri belirtilerek harç ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru görülmediği, davayı kabul eden davalıların HMK'nın 312/2 nci maddesi uyarınca ortaklığın giderilmesi davasında eldeki davanın açılmasına sebebiyet verip vermedikleri hususu da değerlendirilmek sureti ile yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti yönünden karar verilmesi…” gerektiğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda 17.09.2020 tarihli ve 2018/564 Esas, 2020/290 Karar sayılı kararıyla: “…Yargıtay ilamının harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin bozma kararı dikkate alınarak, kazanılmış haklar gözetilerek bu hususta inceleme yapıldığı ve davayı kabul eden davalıların belirlendiği, yeni malik olan davalıların dosyaya eklendiği, yine bu davalılar içerisinde davayı kabul edenlerin davanın açılmasında kusurlu olmadıklarının değerlendirildiği, davayı kabul etmeyen davalılar aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği…” gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; kendilerince davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Bir kısım davalılar temyiz dilekçelerinde özetle; davayı kabul ettiklerini, kendilerine bir tebligat yapılmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, birarazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
-
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1 h, 115 m.)
-
Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
-
Değerlendirme
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle bir kısım davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı temyiz eden davalılardan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:28:32