Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2576
2023/4083
25 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/468 E., 2022/573 K.
KARAR: Davalılardan ... yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılardan ... yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi bir kısım davalılar vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, 339 ada 27 parselde kayıtlı beş katlı taşınmazın tarafların ortak murisin ölüm tarihinden itibaren ve halen bir katının davalılardan... tarafından kullanıldığını, diğer dört dairenin de davalılar tarafından kiraya verildiğini ve kira gelirlerinden müvekillerine miras payı oranında ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.04.2009 – 16.04.2014 dönemi için müvekkilleri ... ve ... için ayrı ayrı 2.000,00 TL’şer ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 06.10.2015 tarihli dilekçesi ile talebini 21.000,00 TL olarak güncellemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, müvekkili...’in bizzat kullandığı daire yönünden intifadan men koşulu gerçekleşmediğinden ecrimisil istenemeyeceğini, diğer daireler yönünden ise, müvekkillerinin yaptığı masrafların alacaktan mahsubu gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2014/242 Esas, 2016/519 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı olmak üzere 1.215,23 TL'nin 31.12.2009 tarihinden, 1.856,25 TL'nin 31.12.2010 tarihinden, 1.996,88 TL'nin 31.12.2011 tarihinden, 2.137,50 TL'nin 31.12.2012 tarihinden, 2.278,12 TL'nin 31.12.2013 tarihinden, 1.216,02 TL'nin 15.4.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2020/1058 Esas, 2021/4911 Karar sayılı kararıyla; mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davalı ...’nın temyize gelmediği göz önünde bulundurularak, taşınmazdaki her bir katın kim ya da kimler tarafından, ne şekilde kullanıldığı hususunun şüpheden uzak şekilde belirlenmesi, bizzat kullanım bulunması halinde bu paydaş ya da paydaşlar yönünden intifadan men şartının yerine getirilip getirilmediği üzerinde durulması, gerek kiraya vermek gerekse de bizzat kullanılmak suretiyle tasarruf edilen her bir kat için Yargıtayca benimsenen ilke ve esaslara uygun ecrimisil hesabı yaptırılarak o katı tasarruf eden davalıdan tahsiline karar verilmesi, taşınmazda tasarrufu bulunmayan davalı ya da davalılar varsa bunlar yönünden ise davanın reddedilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...hakkında verilen karar kesinleştiği için tekrar karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise, dava konusu dairelerin davalılardan ... tarafından kiraya verildiği anlaşıldığından, davalının tahsil ettiği kira bedelleri esas alınarak belirlenen ecrimisilden davacıların payları oranında ... ve ... için ayrı ayrı 6.712,29'ar TL ecrimisilin her aya ilişkin bedelin ilişkin olduğu ayın sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'dan tahsiline, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacılar vekili temyizinde, davalılardan yalnızca ... yönünden kabul kararı verilerek davanın diğer davalılar yönünden reddedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ecrimisil bedelinin dava konusu taşınmaza emsal taşınmazlar değerlendirilerek belirlenmesi gerekirken, yalnızca ödenen kira bedellerine göre belirlendiğini, ÜFE oranında artış uygulanmadığını, ayrıca davalılarca yapılan tadilat bedelinin ecrimisil bedelinden mahsup edilmesinin doğru olmadığını, davalı tarafın mahsup talebinin yargılama aşamasında ara karar ile reddedildiğini ileri sürmüştür.
-
Bir kısım davalılar vekili temyizinde, önceki karar davacı tarafça temyiz edilmediğinden müvekkilleri yönünden usuli müktesep hak doğduğunu, önceki kararda faizin yıl sonundan itibaren işlemesine yönelik hüküm kurulmuş iken, bozma sonrası verilen kararda ay sonlarından itibaren işletildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi
-
Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
-
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
-
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
-
Değerlendirme
-
Dosyanın incelenmesinde, dava konusu edilen 339 ada 27 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bodrum, zemin ve üzerinde 4 katlı bina bulunduğu, en üst katın davalılardan... tarafından kullanıldığı, bodrum katın depo olarak kullanıldığı, diğer katlarda ise kiracı bulunduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan 29.11.2021 tarihli raporda, yukarıda ilgili hukuk bölümünde belirtilen ilkeler dikkate alınmaksızın, kira bedeli olarak ödenen rakamlar doğrultusunda ecrimisil belirlendiği, bilirkişi tarafından emsal değerlendirilmediği, ayrıca davalı ...'in kullandığı en üst katın da hesaplamaya dahil edildiği ve belirlenen ecrimisilin davalılardan ...'den tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
-
Mahkemece davalı ... hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, hangi miktarda ecrimisilin...'den tahsil edileceği belirtilmemiş olduğundan hükmün infaza elverişli olduğu söylenemez. Davalı ...'in en üst katı kullanmakta olduğu sabit olduğuna göre, mahkemece yapılması gereken iş, yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alınmak suretiyle bilirkişi eliyle en üst kat için talep edilen döneme ilişkin ecrimisili tespit etmek, ve ilk kararı davacının temyiz etmemiş olmasından dolayı davalı ... lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı da gözeterek tahsiline karar vermek olmalıdır.
-
Hükme esas alınan 29.11.2021 tarihli rapor, 1 nci bentte belirtilen sebeplerle hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. Mahkemece, davalı ...'in kullandığı yer dışında kalan dava konusu bağımsız bölümlere yönelik olarak, alanında uzman bilirkişi eli ile, yukarıda "ilgili hukuk" bölümünde belirtilen ilkeler dikkate alınarak, talep edilen ilk dönemde taşınmazın mevcut şartları ile getirebileceği kira bedelinin belirlenmesi ve bu miktara ÜFE oranında artış uygulanarak, usulüne uygun şekilde, dava konusu bağımsız bölümü kullanan davalının sorumlu olduğu ecrimisil miktarının tespiti, önceki hükmü davacı tarafın temyiz etmemiş olması nedeniyle davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da göz önünde bulundurularak, oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekmektedir.
-
Bunlardan ayrı olarak, davalı tarafın faize ilişkin temyiz itirazına gelince; ilk hükümde mahkeme dönem sonlarından itibaren faiz ödenmesine karar vermiş olduğu halde, hükmün davalı tarafça temyiz edilmekle bozulmasından sonra bozmaya uyarak yaptığı yargılama sonucunda verdiği ikinci kararda her ay sonundan itibaren faiz ödenmesine karar vermiştir. Bilindiği üzere ecrimisil davalarında, her dönem için belirlenen miktara dönem sonu (tahakkuk tarihi) itibariyle faiz yürütülmesi gerekirken belirlenen ecrimisil miktarına her ay sonu dönemi itibariyle faiz işletilmesi olması hatalıdır. Mahkemece, davalı taraf lehine oluşmuş olan usuli kazanılmış hak da gözetilerek, belirlenecek olan ecrimisil miktarına dönem sonu itibariyle faiz yürütülmesi gerekmektedir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların yukarıda açıklanan temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:38