Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2579
2023/4082
25 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/158 E., 2022/318 K.
DAVA TARİHİ: 23.09.2013
KARAR: Davanın reddi
Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 137 ada 4 parsel sayılı taşınmazın paydaş maliki olduğunu, davalının 2012 yılından beri taşınmazı haksız işgal ettiğini, davalıya bu hususta Çerkezköy 1. Noterliğinin 15.08.2012 tarihli ve 13361 yevmiye No.lu ihtarnamesinin keşide edildiğini belirterek, el atmanın önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 600,00 TL ecrimisilin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 21.09.2015 tarihli dilekçesi ile talebini 2.056,67 TL olarak güncellemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin taşınmazın maliklerinden ... Türkan’ın oğlu olduğunu, onun adına ektiğini ve aynı zamanda icar ettiğini, sahip olduğu hakkın daha azını ektiğini, davacının taşınmaza haksız el attığını ve mülkiyet hakkından fazla yer kullandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.03.2016 tarihli ve 2013/624 Esas, 2016/152 Karar sayılı kararıyla, taraflar arasında fiili bir taksim söz konusu olduğu, taşınmazın bölündüğü ve eskiden beri bu şekilde kullanıldığı anlaşılmakla davacı yanın haksız işgale dair iddasının sübut bulmadığı anlaşıldığından davanın reddine, alınması gerekli olan 29,20 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 24,30 TL harç ve ıslah ile tamamlanan 24,88 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 19,98 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacıya iadesine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 1.800,00 TL ücreti vekâletinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.09.2020 tarihli ve 2018/5043 Esas, 2020/5561 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın paylı mülkiyet esasına göre kayıtlı olduğu, davacının taşınmazın maliklerinden olduğu, davalının kayıttan kaynaklı herhangi bir hakkının mevcut olmadığı göz önüne alınarak, toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde davacının talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.09.2020 tarihli ve 2018/5043 Esas, 2020/5561 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile; Daire bozmasından sonra dosyaya giren mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin mahkeme ilâmına göre, davacı dayanağı olan mirasçılık belgesinin iptal edildiği, Osman ve Zeynep’ten olma 1858 doğumlu ...’nın 1927 yılında vefat ettiği, bunun neticesinde davacı ... ile birlikte davalı ...’ın da malik olduğu başkaca bir çok mirasçının da bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumda davanın paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası olarak görülmesi gerektiği, dosya kapsamından dava konusu taşınmazda davacı tarafın kullandığı yer bulunduğu anlaşılmakla sonucu itibarıyla mahkemenin ret kararının yerinde olduğu; ancak dava paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkin olup, davanın reddi hâlinde dava değeri üzerinden davalı vekili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava değerine göre eksik olan harç tamamlatılmakla, dosya kapsamından dava konusu taşınmaz üzerinde uzun süreli bir fiili kullanma biçiminin oluşmadığı; ancak dava konusu taşınmazda davacı tarafın kullandığı yerler bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine, davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 16.175,60 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde kayıttan kaynaklı herhangi bir hakkı bulunmadığını, davalının icar yolu ile payını kullandığı malik olan... payını ise müvekkilinin haricen satın aldığını; ancak tapuda devir yapılmadığını, bu nedenle davalının kullanımının haksız olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:38