Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8313

Karar No

2023/408

Karar Tarihi

1 Ocak 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 160 ada 5 parsel numaralı taşınmazda tarafların el birliğiyle malik olduklarını, taşınmaz üzerindeki evin ... Motel isimli otele çevrildiğini, davalıların 29/04/2014 tarihinden bu yana müvekkillerinin taşınmazı kullanmasına izin vermediklerini, ....Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/356 Esası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 29/04/2014 tarihinden itibaren 100,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 27.11.2019 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 237.888,88 TL olarak güncellemiş, 10.12.2020 tarihli celsede dava tarihi ile murisin ölüm tarihi arasındaki taleplerini takipsiz bıraktığını belirtmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin 2014 yılına kadar ahır olarak kullanılan harabe bir yer olduğunu, müvekkilinin otel haline getirdiğini, 2014 yılından itibaren işletmenin kirasının muris Mustafa Erdoğan’a ödendiğini, murisin ölüm tarihi olan 09/11/2017 tarihinden sonra yıllık 30.000,00 TL üzerinden davacıların yasal hakkı olan 5.000,00 TL’nin davalılara ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 09/11/2017 31/12/2017 tarihleri arası davacıların hissesine düşen ecrimisil bedeli olan 12.183,34'er TL'nin 31/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştekeren ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, 01/01/2018 10/08/2018 tarihleri arası davacıların hissesine düşen ecrimisil bedeli olan 59.277,77'şer TL'nin 10/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştekeren ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili, mirasçılar arasında elbirliği mülkiyet hükümleri geçerli olup ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığının olduğunu, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının yanlış değerlendirildiğini, davacıların dava konusu yere hiçbir katkı yapmadan hak iddia etmeleri ve bu iddialarının kabul edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar mevcut yerin miras olduğu kabul edilse de ortakların mülkiyetin semerelerinden yararlanma hakkı olduğu gibi giderlere ve masraflara da katılma yükümlülüklerinin olduğunu, davacıların bu yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığını, murisin erkek çocukları olarak 50 yıllık harabe şeklinde olan binayı yeni yapmaktan daha fazla masraf olacak şekilde tamir ettiklerini, kız çocukların masraflara katılmadıklarını, 2014 yılında yaklaşık 1.500.000 TL harcama yapılarak tadilatın tamamlandığını, murisin giderlerinin müvekkilleri tarafından karşılandığını, davacıların hiçbir şekilde murisin bakımı ile ilgilenmediğini belirterek, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 106 ada 5 No.lu parselin muris zamanında otele dönüştürüldüğü ve o tarihten sonra otel olarak kullanıldığı tüm tarafların beyanları ile sabit olduğundan, taşınmazın otel haline dönüştürülmesine ilişkin masrafın muris tarafından yapıldığı kanaatine ulaşıldığı; ecrimisil hesabı yapılırken bir mahsubun yapılmamış olmasının bu nedenle yerinde olduğu, taşınmazın otel vasfıyla kullanılması nedeni ile intifadan men koşulunun aranması gerekmediği, davalıların dava konusu binayı kullandıklarının sabit olması karşısında ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili tarafından, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

2.1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.2. 2.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi,

2.3. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların muvafakatını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

2.4. Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.

Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:47:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim