Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2841

Karar No

2023/4036

Karar Tarihi

21 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/400 E., 2022/384 K.

KARAR: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ: Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/597 E., 2021/680 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların murislerinden mirasçılık payları oranında intikal eden taşınmazların meyve ve fındık ağaçları bulunan araziler olduğunu, davalı tarafından murisin sağlığı da dahil olmak üzere, davacının iktisap tarihinden bu yana taşınmazların tümüne müdahale edilmek suretiyle ekilip biçildiğini, diğer hissedarların faydalanmalarına izin vermediğini, taşınmazlardan elde ettiği geliri de mirasçılara payları oranında dağıtmayarak kendisinin kullandığından taşınmazlar üzerinde, davacının hissesi oranındaki müdahalesinin men'ine, geriye dönük beş yıllık ecrimisilin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların taşınmazlardan yararlanmasını engellemediğini, müşterek araziyi kendisinin kullanması hususunda diğer ortaklar ve davacıların kendisine Trabzon Noterliğinin 17.10.2017 tarih ve 11997 yevmiye sayılı vekâletnamesi ile izin verdiklerini, o tarihten bu güne kadar müşterek mülkü kendisinin idare ettiğini ve bunun karşılığı olarak da davacıya maddi manevi yardımlarda bulunduğunu, taşınmazlardan sadece Akçaabat ilçesi, Fındıklı Mahallesi, 102 ada 6 parsel, 104 ada 4 parsel, 116 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar ile Akçaabat ilçesi, Yolbaşı Mahallesinde kain 104 ada 3 parsellerde kayıtlı arazilerin kendisinin zilyedinde olduğunu, diğer taşınmazları kullanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen dava yönünden; yapılan keşif sırasında dava konusu Fındıklı Mahallesi 116 ada 2 parsel dışındaki diğer parsellerde fındık yetiştiriciliğinin yapıldığı ve tarafların dava konusu taşınmazlarda paydaş oldukları açıklanmıştır. Gerek keşif esnasında gerek duruşma esnasında dinlenen taraf tanıklarının beyanlarından dava konusu Fındıklı Mahallesi 102 ada 6 ve 104 ada 4 parsel numaralı taşınmazlar, Fındıklı Mahallesi 116 ada 2 parsel ile Yolbaşı Mahallesi 104 ada 3 parselde bulunan taşınmazlar dışındaki taşınmazların davalı tarafından kullanılmadığı, diğer parseller yönünden davacının taşınmazı kullanımının engellendiği ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

  2. Fındıklı Mahallesi 116 ada 2 parsel yönünden; anılan taşınmaz üzerinde ham fındık üretimi yapılmadığı, taşınmaz üzerinde yapı bulunduğu , tarafların taşınmaz üzerinde fiili taksimat yapmadıkları, tarafların kullanımına özgülenmiş bir alan olmadığı, dinlenen yeminli tanık beyanlarında da davacıların davalı tarafa kullanmak amacıyla başvurusu olmadığından, anılan taşınmaz yönünden intifadan men şartı gerçekleşmediği sabit olduğundan davacıların talebinin reddine karar vermiştir.

  3. Fındıklı Mahallesi 102 ada 6 parsel, Fındıklı Mahallesi 104 ada 4 parsel ve Yolbaşı Mahallesi 104 ada 3 parsel de fındık yetiştiğinden intifadan men şartının aranmayacağı, anılan taşınmazlarda davacıların kullanıma özgülenmiş bir alan olmadığı ve davalı tarafından kullanıldığı anlaşılmakla bu taşınmazlara davalı ...'nun müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir.

  4. Mahkemece asıl ve birleştirilen davadaki ecrimisil talebi yönünden; Fındıklı Mahallesi 102 ada 6 parsel, Fındıklı Mahallesi 104 ada 4 parsel ve Yolbaşı Mahallesi 104 ada 3 parselin davalının kullanımında olduğu, davalının anılan taşınmazlardan fındık geliri elde ettiği, davacının paydaş olduğu hâlde davalı taafından elde edilen fındık gelirinden faydalanamadığı davacı tarafça kanıtlandığı gerekçesiyle davacıların Fındıklı Mahallesi 102 ada 6 parsel ve 104 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar ile Trabzon ili, Akçaabat ilçesi, Yolbaşı Mahallesinde kain 104 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

  5. Davacı ve birleştirilen dava davacılarının davalıya verdikleri vekâletnamenin incelenmesinde ise davalıya verilen vekâletin sadece, taşınmazlardan toplanan fındık ürününün fındık toplamaya yetkili kurum ve kuruluşlara satmaya ve satış bedelini almaya yönelik olduğu, taşınmazların kullanımına ilişkin ya da elde edilen gelirden feragat niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davalının savunmalarına değer verilmemiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 116 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden dosya içerisinde yer alan davalının Trabzon 1. Noterliğinin 08.08.2018 tarih ve 13103 yevmiye No.lu ihtarnamesi ile dava konusu taşınmazlar ve dahi 116 ada 2 parselde kain taşınmaza ilişkin gönderilen ihtara cevap olarak müvekkillerince Trabzon 3. Noterliğinin 14.08.2018 tarih ve 19001 yevmiye No.lu ihtarname gönderildiğini, her iki ihtarnamenin de dosya içerisinde mevcut olduğunu, intifadan men koşulunun gerçekleştiğini, 116 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fındık bahçesi olması sebebi ile intifadan men şartının aranmayacağı; ayrıca dava dilekçesi incelendiğinde; dava konusu taşınmazların yalnızca hükümde bahsedilen parseller olmadığı, bu parsellere ilişkin yargılama içerisinde rapor alındığı ve inceleme yapıldığı hâlde hangi nedenlerle hüküm dışında kalan taşınmazlar yönünden ret kararı verildiği gerekçeli kararda belirtilmediğini, vekâlet ücretlerinin de hatalı olduğunu,

  2. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafın adli yardım talebinin kabulünün hukuka aykırı olduğunu, bu itibarla müdahalenin men'i davası yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, üç taşınmaza haksız el atmasının bulunmadığını, müvekkilinin yalnızca 104 ada 4 parseli kullanmakta olup, bu durum tüm kardeşlerinin kabulünde ve onayında olduğunu, ecrimisil yönünden cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu Akçaabat Noterliğinin 17.10.2008 tarih ve 11977 yevmiyo No.lu vekâletnameye istinaden, bizzat davacıların rızası ve onayı ile Akçaabat ilçesi, Fındıklı Mahallesinde kain 104 ada 4 parsel ile Yolbaşı Mahallesinde kain 104 ada 3 No.lu parsel taşınmazlarını kullanmasının kötü niyetli ve haksız işgal olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını, hatalı olduğunu, yargılama gideri ve harç hesaplamalarının da hatalı olduğunu, davacılar lehine hükmedilen vekâlet ücretleri da hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 102 ada 6 parsel, 104 ada 4 parsel, 116 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar ile Akçaabat ilçesi, Yolbaşı Mahallesinde kain 104 ada 3 parsellerde kayıtlı arazilerin davalının zilyedinde olduğu, diğer taşınmazların ise davalının kullanımında olmadığı hususunun gerek cevap dilekçesindeki beyanı, gerekse keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşıldığı; yargılama aşamasında ise dava konusu edilen taşınmazlardan 102 ada 6 No.lu parselin de davalının değil dava dışı tarafların da kardeşi olan ... tarafından kullanıldığının ortaya çıktığı, bu durumun dava dışı tanık olarak dinlenen bu kişinin ve tanık ...'in beyanıyla sabit olduğu açıklanmıştır.

  2. Kararda, taşınmazların davalı tarafından kullanması hususunda diğer ortaklar ve davacının Trabzon Noterliğinin 17.10.2017 tarihli vekâletnamesi ve dosyaya ekli diğer muvafakatnameler ile davalıya izin verdiklerinin kabulünün gerektiğini, vekâletnamede taşınmazların kullanımı dahil tüm tasarruf yetkisinin davacıya verildiğinin açık olduğunu, bu şekilde davalı tarafından kullanımının haksız olduğundan söz edilemeyeceğini izah etmiştir. Asıl davanın 09.09.2017 tarihinde, birleştirilen davanın 12.02.2018 tarihinde açıldığı, davacıların noterden ihtar çekmek suretiyle başta verdikleri muvafakati ise dava açıldıktan sonra 02.11.2017 ve birleştirilen dava yönünden ise 14.08.2018 tarihinde geri aldıkları belirtilmiştir.

  3. Mahkeme, dava konusu 116 ada 2 No.lu parselde ise yapı bulunduğu ve bu yapının kiraya verilmek suretiyle kullanıldığının davacı taraflarca ispat edilmediği, dolayısıyla bu parsel yönünden intifadan men koşulunun gerçekleşmediği, yine 102 ada 6 No.lu taşınmazın da davalı tarafça değil dava dışı ... tarafından kullanıldığının ortaya çıktığı, davada kabul kararı verilen Akçaabat ilçesi, Fındıklı Mahallesi 104 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile Akçaabat ilçesi, Yolbaşı Mahallesinde kain 104 ada 3 taşınmazlar dışındaki taşınmazların da davalı tarafça kullanıldığını, ispat yükünün de davacı taraflarda olup bu hususun davacı taraflarca ispat edilmediği, bu şekilde taşınmazların haksız kullanımından söz edilemeyeceğinden ve muvafakatin dava tarihi ve fındık ürününün hasadı tarihinden önce geri alındığından söz edilemeyeceğinden haksız işgal tazminatına dair talep yönünden davaların reddinin gerektiği ancak, dava tarihi itibarıyla davalının kullanımında olduğu sabit olan taşınmazlar yönünden kullanımın artık davacı tarafların miras payları oranında haksız hâle geldiği, bu şekilde el atmanın önlenmesine ilişkin talep yönünden davanın kabulünün yerinde olduğu ancak, davacının (mütevvefadan gelen hisse de dahil) payı nispetinde hüküm kurulması gerekirken dava konusu yerlerin tamamına yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle davacıların istinaf taleplerinin esastan reddine, haksız işgal tazminatına ilişkin davanın reddine karar verilmesi, bir kısım taşınmazlar yönünden el atmanın önlenmesine ilişkin talep yönünden ise davanın davacıların miras paylarına isabet eden değer üzerinden kabulüne karar verilmesi gerektiği hâlde davanın taşınmazların tümü yönünden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 116 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden dosya içerisinde yer alan davalının Trabzon 1. Noterliğinin 08.08.2018 tarih ve 13103 yevmiye No.lu ihtarnamesi ile davaya konusu taşınmazlar ve dahi 116 ada 2 parselde kain taşınmaza ilişkin gönderilen ihtara cevap olarak müvekkillerince Trabzon 3. Noterliğinin 14.08.2018 tarih ve 19001 yevmiye No.lu ihtarname gönderildiğini, her iki ihtarnamenin de dosya içerisinde mevcut olduğunu, intifadan men koşulunun gerçekleştiğini, 116 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fındık bahçesi olması sebebi ile intifadan men şartının aranmayacağı; ayrıca dava dilekçesi incelendiğinde; dava konusu taşınmazların yalnızca hükümde bahsedilen parseller olmadığı, bu parsellere ilişkin yargılama içerisinde rapor alındığı ve inceleme yapıldığı hâlde hangi nedenlerle hüküm dışında kalan taşınmazlar yönünden ret kararı verildiği gerekçeli kararda belirtilmediğini, müvekkillerin vermiş oldukları 20.09.2009 tarihli muvafakatnâmenin taşınmazlardan 1357 parseldeki 5.900 m²'lik alan üzerindeki ağaçları kesip satmak için verildiğini, davaya konu tüm taşınmazların semeresinden yaralanmasını içermediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683 ve 995 inci maddeleri,

  3. 08.03.1950 gün ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edildiği gibi, başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyi niyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından doğan zararları tazmin ile yükümlüdür.

  4. Değerlendirme

  5. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim