Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3822
2023/4017
21 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2061 E., 2023/486 K.
KARAR: Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2012/216 E., 2018/793 K.
Taraflar arasında görülen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hakkında Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve davacı vekilince verilen 15.09.2023 günlü dilekçesi ile maddi hatanın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; temyiz istemi, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin dava değerinden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
- Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Şanlıurfa ili, Halfeti ilçesi, 468 parsel sayılı taşınmazda paydaş olan ...'nın hissesini 30.000,00 TL bedelle davalı ...’ya sattığını, müvekkilinin yasal süre içerisinde ön alım hakkını kullanarak hisse satış bedeli ve masraflarını davalıya ödemeye hazır olduğunu belirterek dava konusu taşınmazda davalı ... adına kayıtlı olan hissenin iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş, 11.12.2017 tarihli dilekçe ile dava konusu payın önceki maliki olan ...'ya temlik edildiğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125/1 a maddesi gereğince davasını dava konusu payı devralan ...'ya yöneltmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... cevap dilekçe özetle, hak düşürücü sürenin dolduğunu, dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, resmi senetteki bedel üzerinden davanın kabul edilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşmiş olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ...; davalı ...'dan 2011 yılında aldığı borcu güvence altına almak amacıyla dava konusu taşınmaz ile birlikte dava dışı 464 ve 465 parsel sayılı taşınmazlardaki payını ...'ya devrettiğini, işlemin gerçekte inançlı işlem olduğunu, davalılar arasında Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/ 356 Esas sayılı dosyası ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının yargılamasının yapılarak davanın kabul edildiğini, davalı ...'nin alacağını tahsil edince dava dışı 464 ve 465 parsel sayılı taşınmazları kendisine geri devrettiğini, dava konusu taşınmazda eldeki dava dosyasından tedbir konulduğundan geri devrin gerçekleşemediğini, ortada gerçek bir satış olmadığı gibi herhangi bir bedel de ödenmediğini, davanın kabulü halinde davacının haksız zenginleşeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin, 11.07.2018 tarih ve 2012/216 Esas, 2018/793 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ön alım hakkının yasal şartlarının oluştuğunu, davalı yanın muvazaa iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2019 günlü 2019/1148 Esas, 2019/708 Karar sayılı kararıyla; kararı ile; dava konusu payın her ne sebeple olursa olsun önceki paydaşa dönmesi davacının ilk satışla doğmuş olan ön alım hakkının hukuki sonuçlarının doğmasını önleyemeyeceği, davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125/1 a maddesi gereğince davasını yeni malik ...'ya karşı yönelttiği, yasal ön alım hakkının doğduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.03.2020 tarihli ve 2019/4789 Esas, 2020/2826 Karar sayılı ilamıyla "..davalı ... tarafından davalı ... aleyhine Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/356 Esas sayılı dosyası ile inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davası açıldığını, bu davada ...’nın ... ile aralarındaki hem inançlı işlemi hem de davayı kabul ettiğini, davalı ... ile davalı ... arasında gerçek bir satış sözleşmesinin olmadığını, aralarında inançlı bir işlemin olduğunu, İlk Derece Mahkemesince belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmesi gerekirken Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli ve 2020/719 Esas, 2020/745 Karar sayılı kararı ile Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.07.2018 tarih 2012/216 Esas 2018/793 karar sayııl ilamına karşı davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1 b 1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 20.09.2022 tarihli ve 2021/1850 Esas, 2022/5312 Karar sayılı ilamıyla “.... Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373’üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bozma ilamına uyulduğuna göre, bundan sonra yapılacak iş; bozmaya uygun olarak, yeniden esas hakkında karar vermekten ibarettir. Buna rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtay bozma ilamı yanlış yorumlanarak, daha öncesinde kaldırılmasına karar verdiği, dolayısıyla hükümsüz hale gelen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacının yaptığı istinaf başvurusunun tekrardan incelenerek başvurunun esastan reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli ve 2022/2061 Esas, 2023/486 Karar sayılı kararı ile davalılar arasında gerçek bir satış sözleşmesinin bulunmadığı, aralarında inançlı işlemin bulunduğunun kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu ve gerçek bir satış bulunmadığından ön alım hakkının doğmadığı gerekçesiyle ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ ve MADDİ HATA
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, işlemin gerçek bir satış olduğunu, davalıların kendi muvazaalarına dayanamayacağı, muvazaa iddiasının dinlenmesinin doğru olmadığı, dava dilekçesi ve resmi akitteki dava değerinin 30.000,00 TL olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2019 günlü 2019/1148 Esas, 2019/708 Karar sayılı kararında kesin olarak karar verilmesi gerekirken temyiz yolu açık olarak hatalı hüküm kurulduğunu, temyiz isteminin temyiz kesinlik sınırından reddine karar verilmesi gerekirken Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.03.2020 tarihli ve 2019/4789 Esas, 2020/2826 Karar sayısı ile kararın bozulmasına karar verildiğini, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Maddi hata talebinde bulunan
Davacı vekili 15.09.2023 günlü dilekçesi ile maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
D. Maddi Hata Nedenleri
Davacı vekili; dava dilekçesi ve resmi akitteki dava değerinin 30.000,00 TL olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2019 günlü 2019/1148 Esas, 2019/708 Karar sayılı kararının kesin olarak karar verilmesi gerekirken temyiz yolu açık olarak hatalı hüküm kurulduğunu, temyiz isteminin temyiz kesinlik sınırından reddine karar verilmesi gerekirken Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.03.2020 tarihli ve 2019/4789 Esas, 2020/2826 Karar sayısı ile kararın bozulmasına karar verildiğini, bozma ilamının maddi hata oluşturduğunu belirterek maddi hatanın düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
E. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732, 733 ve 734 üncü maddeleri
- Değerlendirme
3.1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler yeniden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün onanması gerekmiştir.
3.2. Davacı vekilinin maddi hata düzeltme istemi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, yargılama sırasında dava konusu paya keşfen belirlenen 225.820,00 TL değer üzerinden 26.06.2018 tarihinde 3.344,12 TL tamamlama harcı yatırıldığı, işlemin de inanç sözleşmesi olarak değerlendirildiği gözetilerek Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.03.2020 tarihli ve 2019/4789 Esas, 2020/2826 Karar sayılı kararında düzeltilmesi gereken maddi hata söz konusu olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin maddi hata düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Uyulan bozma kararı gereğince tesis edilmiş Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmamasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukuken imkan bulunmamasına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
-
Davacı vekilinin maddi hata düzeltme isteminin REDDİNE,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19