Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2637
2023/4010
21 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/28 E., 2022/46 K.
DAVA TARİHİ: 28.02.2017
KARAR: Davanın reddi
Taraflar arasında görülen miras taksim sözleşmesinin hata, hile, gabin ve ifa imkansızlığı nedeniyle iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkillerinin kız kardeşi ...'in vefatı sonrası geriye mirasçı olarak murisin kardeşleri olan davacılar ile davalı eş ...’in kaldığını, davalının murise ait şirket hisseleri ile emeklilik şirketince yasal mirasçılara aktarılan birikimin kendisine ödenmesi karşılığında ... İlçesindeki taşınmazlar üzerinde hak iddia etmeyeceğini bildirdiğini ve davalı vekilinin müvekkillerine taslak taksim sözleşmesi gönderdiğini, sözleşme için notere gittiklerinde müvekkili Özcan'ın yaşı gereği rapor alması belirtildiğinden bu işlem için noterden ayrıldıklarını, mesai saatinin bitmesine yakın notere geri dönüldüğünü ve miras taksim sözleşmesini imzaladıklarını, davalının taksim sözleşmesine dayanarak ... İlçesindeki konutun yarı hissesini adına tescil ettirdikten sonra müvekkillerine e posta yazarak sözleşmeye göre davalılara devri gereken taşınmazlar için para istediğini, bu e posta ile aldatıldıklarını anladıklarını, sözleşmede 348 ada 21 parsel sayılı taşınmazdaki muris hissesinin 4/15 iken 1/6 olarak, ... İlçesindeki konutun ise payının 61/3613 yazılarak müvekkillerinin yanıltıldığını, tescil işlemleri için tapu müdürlüğüne gidildiğinde tapu kayıtlarına göre muris hissesinin daha fazla olduğunu fark ettiklerini, sözleşmeye 1/6 ibaresinin yazdırılmasının kötüniyet olduğunu, davacıların ...’deki alanı büyük olan 1/6 paylı 348 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kendilerine devredileceği düşüncesiyle sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmeye konu taşınmaz alanı daha büyük olan arsa ise parsel numarasının yanlış gösterildiğini, küçük arsa ise bu defa hissenin yanlış gösterildiğini, davacı mirasçıların küçük arsa karşılığı tüm mirastan vazgeçtiğini düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının notere yanlış bilgi vererek taşınmaz bilgilerinin yanlış yazılmasına neden olduğunu, davalının aldatma dışında kısmi ifa imkansızlığı halini de bildiği halde bu durumu müvekkillerinden sakladığını beyan ederek, Beşiktaş 17. Noterliğinin 18.01.2017 tarih ve 2244 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde miras taksim sözleşmesinin hata, hile, ifa imkansızlığı ve edimler arasındaki aşırı oransızlık sebepleriyle feshi ile birlikte geçersiz sözleşmeye dayanarak davalı adına tescil yapılmış ise tapudaki kaydın tescilden önceki haline getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın maktu harç üzerinden ikame edilmiş olduğunu ve öncelikle eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, ... İlçesi 1435 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın yarı hissesi ile ... İlçesinde 348 ada 21 parselde bulunan 1/6 paylı taşınmazın, ... İletişim Sistemleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş’nin %50 hissesinin, emeklilik sigorta bünyesindeki 16.000,00 TL birikimin terekeyi oluşturduğunu, davacıların somut olayda ... 348 ada 9 parselde müvekkili adına kayıtlı bulunan taşınmazın devrini istediklerini, anılan taşınmazın muris adına kayıtlı olmadığını, haliyle terekeye dahil olmayan taşınmazın miras taksim sözleşmesine konu edilmesinin de mümkün olmadığını, e mail yazışmasında bahsi geçen 172.000,00 TL tutarın müvekkili tarafından iş bu taşınmazların satın alınması esnasında ödenen meblağ olduğunu, bu bedelin iadesi halinde bahse konu taşınmazın devrini kendilerine yapabileceğini e maille belirttiğini, miras taksim sözleşmesinin noterlikçe tanzim edilen geçerli bir sözleşme olduğunu, davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında taslak olarak bulunan sözleşmenin bağlayıcılığının bulunmadığı gibi taraflarca da imzalanmadığını, ayrıca taslağın Rize'de bulunan taşınmazlara ilişkin kısmının ise hali hazırda Rize'de taşınmaz bulunmadığından noterlikçe hazırlanan sözleşmeye dercedilmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2018 tarihli ve 2017/97 Esas, 2018/358 Karar sayılı kararıyla; “...Taksim sözleşmesi yapılırken bir kısım taşınmazların taksim sözleşmesi dışında bırakıldığı, murisin şirket ortaklığından ve banka hesaplarından kaynaklanan terekesinin davalıya bırakıldığı hususunun ihtilaf dışı olduğu ancak miras taksim sözleşmesi yapılırken 700.000,00 TL değerindeki ... İlçesinde bulunan meskende muris hissesinin karşılığında davacılara ... İlçesindeki 21 parsel sayılı 275.000,00 TL değerindeki taşınmazın bırakılmış olmasının edimler arasında aşırı bir orantısızlık oluşturduğu, 348 ada 21 parsel sayılı taşınmazda muris payının 4/15 olarak yer almasına rağmen sözleşmede 1/6 olarak yazıldığı, aynı ada üzerindeki 9 parsel sayılı taşınmazda ise murisin payının 1/6 olduğu, bu durumda 348 ada 21 parsel ile ilgili olarak bir sözleşme bulunduğu kabul edildiğinde muris payının hatalı olarak yazıldığı, murisin 1/6 payla sahip olduğu taşınmaz taksim konusu yapılmış ise bu kez de parsel numarasının yanlış yazılmış olduğu, davalının ... İlçesinde aynı ada içinde olan taşınmazlardan bir tanesini taksim dışında bırakması ile arsa payına göre daha büyük parselin taksim sözleşmesiyle davalılara bırakılıyormuş kanısının uyanmasına sebebiyet verdiği, davalılara umdukları 9 parsel sayılı taşınmaz yerine daha küçük olan 21 parsel sayılı taşınmazın bırakılmasının aldatma niteliğinde kabul edilen bir eylem olduğu, böylece sözleşmenin hata, aldatma ve aşırı oransızlık nedeniyle sözleşme taraflarının gerçek iradesini yansıtmadığı...” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17/09/2020 tarihli ve 2019/1078 Esas, 2020/1261 Karar sayılı kararıyla; “...Mirasçılar TMK’nın 676 ncı maddesi gereği terekenin bir kısmı hakkında da miras taksim sözleşmesi yapabilirse de iptali istenen miras taksim sözleşmesinin B maddesinin sözleşmede belirtilen hisse miktarına göre ifa kabiliyetinin bulunmadığı, davalı taraf 348 ada 9 parselin bir kısım hissesinin sözleşme tarihinde adına kayıtlı olup terekeye dahil olmadığını iddia etmiş ise de anılan hissenin davalıya muris eşinden intikalen geldiğine, 348 ada 21 parselde murisin öncesinde 1/6, sonrasında devirle 4/15 hissesi bulunup, aynı ada 9 parselde ise 1/6 hissesi bulunup sözleşmenin yanılmaya elverişli olduğuna, dinlenen davacı tanığının, sözleşme esnasında noterde bulunup taraflar arasında imza sırasında küçük arsa niçin yok gibi bir konuşma geçip davalının küçük arsanın kayıt bilgilerinin olmadığı için ve mesai de bitmek üzere olduğu için sadece büyük arsa ile ilgili sözleşme yapıldığını, kendi aramızda hallederiz şeklinde konuşmalar geçtiğini duyduğunu beyan ettiği, davalı tanığının ise bu hususta görgüye dayalı beyanı bulunmadığı, sözleşmeye konu taşınmaz değerleri de nazara alınarak yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı...” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
- Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 18.10.2021 tarihli ve 2021/3427 Esas, 2021/2018 Karar sayılı kararıyla; “İradeyi sakatlayan nedenlere ilişkin açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; tarafların murisi ...’in 19.05.2016 tarihinde vefat ettiği, Beşiktaş 17. Noterliğinde 18.01.2017 tarihinde akdedilen 02244 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde miras taksim sözleşmesinin toplam 2 sayfa olarak tanzim edildiği, birinci sayfada tarafların kimlik tespitlerinin yapıldığı, sözleşmenin ikinci sayfasında “A ) İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü 1435 ada 1 parsel numarasında kayıtlı, 61/3613 arsa paylı, YB 4 Blok , 38 bağımsız bölüm numaralı, dubleks konut niteliğine haiz taşınmazın tamamı ... uhdesinde kalacaktır. B ) İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mevkiinde 348 ada 21 parsel numarasında kayıtlı 1/6 arsa paylı arsa niteliğine haiz taşınmazın tamamı ..., ..., ..., ... ve ... uhdesinde kalacaktır.” ibarelerinin yazılı olduğu, 1435 ada 1 parselde bulunan 38 numaralı bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazda davalı ... ile murisin ½ hisse ile paydaş oldukları, arsa vasıflı 50 m² büyüklüğünde 348 ada 21 parsel sayılı taşınmazda ise davalı hissesinin bulunmadığı, 348 ada 9 parsel sayılı fundalık vasıflı 199 m² taşınmazın ise sözleşme kapsamında yer almadığı anlaşılmaktadır. Davalının delil olarak dayandığı banka dekontlarına göre Eylül 2015 – Mart 2016 yılları arasında tapu taksit açıklaması ile davacı ... Özcan’a 172.560,00 TL ödeme yapılmıştır. Sözleşmeye konu 348 ada 21 parsel sayılı taşınmazın muris adına 1/6 pay olarak işlemi ile kayıtlı iken davacılardan ...’ın 01.04.2016 tarihinde payını satış işlemi davacı kardeşi ... ve muris ...’e devretmesi nedeniyle murisin taşınmazdaki payının 4/15 olduğu tapu kayıtları ile sabittir. Dolaysıyla sözleşmenin tarafı olan davacı ... ve ...’ın imza tarihinde muris payının artık 1/6 olmadığı hususunu bildikleri kabul edilmelidir. Dosya kapsamında aldırılan 26.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda taksim sözleşmesinde yer alan 1435 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 38 numaralı meskende sözleşme tarihi itibariyle ½ muris payının 700.000,00 TL, 348 ada 21 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazda 1/6 muris payının 46.666,00 TL, sözleşmede yer almayan 248 ada 9 parsel sayılı taşınmazda ise muris 1/6 payının 147.592,00 TL olarak belirlendiği, mahkemece sözleşmeye konu iki taşınmaz arasındaki bedeller yönünden farkın edimler arasında aşırı bir orantısızlık meydana getirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, tarafların serbest iradeleri ile resmi şekilde noter huzurunda yapılan sözleşmede ileri sürdükleri gibi yanılma yahut aşırı yararlanmanın varlığı kanıtlanamamıştır. Öte yandan dava konusu 348 ada 21 parsel sayılı taşınmazda muris payı elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğundan sözleşmeye konu edilen 1/6 payın taksiminde ifa olanağının bulunmadığından da söz edilemeyecektir. Türk Medeni Kanunu'nun 677 nci maddesinde “...terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır” düzenlemesi uyarınca mirasçılar arasında yapılacak sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi zorunlululuğu bulunmamasına karşın; taraflar sözleşmeyi noterde düzenleme şeklinde yapmayı tercih etmişlerdir. Noterde düzenlenen belgenin resmi belge niteliğinde olması nedeniyle taksim sözleşmesinde yazılı beyanlarının doğru olmadığı iddiasının yine aynı kuvvette başka bir delil ile ispatlanması gerekir. HMK'nın 204/1. maddesi gereğince ilamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılacağından davanın reddi gerekirken sözleşme tanığı olmayan davacı tanığının beyanlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş...” şeklindeki gerekçesiyle hükmün bozulmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Uyulan bozma ilamında anlatıldığı üzere TMK 677 maddesi kapsamında geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlı olan taksim sözleşmesinin, taraflarca noterde yapılması; böylece sözleşmenin ispat gücünün arttırılmasının tercih edilmesi ve noterde düzenlenen belgenin resmi belge niteliğinde olması nedeniyle, taksim sözleşmesindeki beyanların doğru olmadığı iddiasının, yine aynı kuvvette başka bir delil ile ispatlanması gerektiği, HMK 204/1 maddesi gereğince sözleşmenin sahteliği ispat edilinceye kadar geçerli olduğu dikkate alınarak ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir” gerekçesiyle bozma kararına uyularak hüküm tesis edilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Noterlikçe düzenleme şeklinde yapılan miras taksim sözleşmelerinin sahteliği ispat edilmediği müddetçe iptal edilemeyeceği anlamına gelen gerekçenin doğru olmadığını, Borçlar Kanununda yazılı olan "hata, hile, ifa imkansızlığı ve edimler arasındaki aşırı oransızlık" gibi fesih nedenlerinin noterlikçe düzenlenen miras taksim sözleşmeleri için de geçerli olduğunu, sözleşme kurulurken iradelerin fesada uğrayıp uğramadığı ve ifa imkansızlığı olup olmadığı hususları yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, hile iddiasının her türlü delille ispatlanabileceğini, sözleşmedeki beyanlar doğru olmakla birlikte hile ile temin edildiğinden iptali gerektiğini, davalının bağımsız bölümü adına tescil ettirdikten sonra gönderdiği mail ile davacıları kandırdığını, sözleşmedeki çelişki nedeniyle ifa edilemeyeceğini itiraf ederek para istediğini, kendisinden sadır olan yazılı delille aldatma hususunun ispatlandığını, tüm kardeşlerin taşınmazdaki muris hissesini bildiğinin kabul edilemeyeceğini, davacılar tarafından tapuya müracaat edildiğinde davaya konu sözleşmeyle tescilin yapılamayacağının belirtildiğini, sözleşmenin ifa olanağı bulunmadığını, bu nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir. Davacı asil ... ek temyizde; tapu tahsis belgesine dayalı taşınmazların bedelini davalının değil murisin ödediğini, sözleşmede murisin arsa payı 1/6 olarak yazılı olduğundan alanı daha büyük olan 9 parsel sayılı taşınmazın kendilerine bırakıldığına inandıklarını, gerçekte istediklerinden farklı bir taşınmaz için beyanda bulunduklarını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesinin hata, hile, gabin ve ifa imkansızlığı nedenleriyle iptali talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 676 ncı ve 677 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 27 nci maddesi, 28 inci maddesi, 30 vd. maddeleri, 36 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19