Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2663
2023/4009
21 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1270 E., 2022/61 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/598 E., 2020/192 K.
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'in 12.10.2013 tarihinde vefat ettiğini, murisin terekesinden geriye 20929 parselde kayıtlı taşınmazın kaldığını, bu taşınmaz üzerinde de murisin borçları sebebiyle derdest pek çok icra takipleri ve hacizlerin mevcut olduğunu, murisin vefatı üzerine yasal mirasçı konumunda olmaları nedeniyle müvekkillerine de icra dosyalarından ödeme muhtıraları tebliğ edildiğini, müvekkillerinin bu nedenle borca batık olan terekenin borçlarını ödemek ile karşı karşıya kaldıklarını, mirasbırakan ...'den geriye kalan tek malvarlığı olan 20929 parselde kayıtlı taşınmazın takip alacaklısı davalı ... tarafından başlatılan Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/1017 Esas sayılı dosyasında 13.08.2012 tarihinde ihale alacaklısı ...'a ihale edildiğini, akabinde bu ihalenin feshi için ikame edilen ihalenin feshi davası olan Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/677 Esas, 2013/513 Karar sayılı 28.05.2013 tarihli karar ile ihalenin feshine karar verildiğini, bu arada muris ...'in 12.10.2013 tarihinde vefat ettiğini, akabinde mezkur ihalenin feshi kararının temyizi ile Yargıtay tarafından bozulması üzerine ilk derece mahkemesince verilen ret kararının 22.05.2017 tarihinde kesinleştiğini, muris ...'in vefat tarihinde icra marifeti ile satılan bu taşınmazı dışında maddi değere sahip olabilecek üzerine kayıtlı olan herhangi bir gayrimenkul ya da menkul olmadığını, aksine bir çok borç bıraktığını açıklayarak murisin terekesinin borca batık olduğunun tespitine ve mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ve diğer mirasçıların Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1419 Esas sayılı dosyasında murisin kira alacağı olduğundan bahisle mevcut takip talebiyle 44.876,00 TL alacak için icra takibi yaptıklarını, takipten müvekkilinin haberi olmaması üzerine takipte alacak iddiasında bulunan tüm mirasçılara karşı menfi tespit davası açıldığını, davacıların Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/423 Esas sayılı dosyasından açılan menfi tespit davasında terekeye sahip çıktıklarını, davayı takip ettiklerini ve davanın sonucunu beklediklerini, davacıların Avcılar’da bulunan binadaki kiracılara karşı kira alacağına yönelik icra takibi başlatarak tahliye talebinde bulunduğunu, davacılardan ...’in bu binada ikamet ettiğini, terekeye sahip çıkan mirasçıların mirası reddetme veya borca batık olduğunu ileri sürme haklarının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı İGDAŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmaya olan borcun doğal gaz bedeli olduğunu, muris hakkında icra takibi başlattıklarını, davanın hukuki şartları taşımadığının tespiti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı ... vd. vekili cevap dilekçesinde; davacıların kötüniyetli olduğunu, murislerinin vefatı üzerinden dört yıl geçtiğini, murisleri ...’in mirasını kabul ettiklerini, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, davacıların davalılar aleyhine mirasçı sıfatıyla dava açtıklarını, bu davanın da İcra Mahkemesi tarafından reddedildiğini, murislerinin açtığı ihalenin feshi davasını bizzat takip ettiklerini, murisleri vefat ettikten sonra Avcılar’daki taşınmazda oturan kiracılara mirasçı sıfatıyla alacak ve tahliye davaları açtıklarını, kötüniyetli olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı Boğaziçi Elektrik Perakande Satış A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacılar vekilinin özel yetki içeren vekaletname sunması gerektiğini, murisin ölüm tarihi itibarıyla terekesinin aktif ve pasifinin belirlenmesi gerektiğini, hükmen ret kararı verilebilmesi için davacıların terekeyi açık ya da örtülü olarak kabul etmemiş olmaları gerektiğinden murisin ölüm tarihi itibarıyla mal varlığının tespitinden sonra borçlarının/alacaklarının mirasçılar tarafından kabul edilip edilmediği, terekenin olağan yönetimi dışında kalan işlerinin mirasçılar tarafından yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Tüm dosya kapsamı, Küçükçekmece 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/1069 Esas ve Küçükçekmece 4.İcra Müdürlüğünün 2016/13020 Esas sayılı dosyaları bir arada değerlendirildiğinde; mirasbırakan ... 'in ölüm tarihi 12.10.2013 olup mirasçıların mirası kabul anlamına gelebilecek davranışları hakkında yapılan araştırmada davacının; murise ait taşınmazın Küçükçekmece l.İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/536 E. sayılı ihalenin feshi davasında, murisin kira alacağının takibine K.Çekmece l.İcra Müdürlüğü'nün 2014/1419 E.sayılı dosyasında, yine iş bu takip neticesinde borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında taraf sıfatına haiz olduğu, davalı tanık ifadeleri ile davacılardan ...'in de 23.01.2020 tarihli 2. nolu celsesinde "mağdur olmasınlar diye aldığım iki aylık kira ve depozitoyu iade ettim, sözleşmede bilgim dahilinde yapılmıştır neticede babamızın malıdır kimse boş yere at koşturmasın diye sahiplendik" şeklinde beyan etmiş olup, davacı mirasçıların mirastan faydalanması söz konusu olmakla, mirasın hükmen reddi yoluna başvurulamayacağı sabit olduğu” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Eksik inceleme ile gerekçesiz hüküm kurulduğu, mahkemece vakıa ve delillere yanlış hukuki anlamlar verildiği, tanık beyanları ile davacılardan ...’in, vekilinin katılmadığı duruşmada tutanağa eksik geçen beyanlarının zorlama yorum ile bağlamından koparıldığı, mirastan faydalanmanın söz konusu olmadığı, hükmen reddin şartlarının gerçekleştiği, davacıların terekenin borca batık olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmayıp murisin ölümünden sonra bilgi toplamaya çalıştıkları, bu süreçte gerçek rette bulunma süresinin uzatılması maksadıyla mahkemeye başvurdukları, ihalenin feshine ilişkin dava dosyasının sonucunun beklenildiği, kararın 2017 yılında kesinleşmesi ile terekenin borca batık olduğunun açık hale geldiği, ancak mahkemece bu hususların araştırılmadığı, terekede bulunan binanın kullanım hakkının ihalenin feshi davası nedeniyle icra dairesinde olduğu, davacılara ecrimisil, kira vb. ödemede bulunulmadığı, davacıların eylemlerinin terekeyi koruma mı yoksa faydalanma mı olduğunun araştırılması gerektiği, terekenin ne zaman borca batık olduğunun ve bunun bilinebilir olduğunun araştırılması gerektiği hususlarına itiraz edilerek hükmün kaldırılması istenilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile dinlenen tanık beyanlarından, mirasçıların murisin vefatından sonra muris adına kayıtlı taşınmazdaki kiracılardan kira bedellerini tahsil edip, icra takibi, tahliye davaları açtıkları, mirasçıların terekeyi sahiplendikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 610 uncu maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19