Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2761
2023/3913
19 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/538 E., 2021/692 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/313 E., 2018/134 K.
Taraflar arasındaki tapu sicilinin düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat Soner Saraç ile karşı taraftan davalı vekili Avukat Sema Selçuk. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı Kervansaray A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalanarak kullandırılacak kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde dava dışı Kervansaray A.Ş.'ye lehine kurulan bağımsız ve sürekli üst hakkı üzerinde 05.09.2013 tarihinde 37.500,000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin söz konusu üst hakkı ipoteğine istinaden dava dışı şirkete krediler kullandırdığını, dava dışı şirketin edimlerini yerine getirmemesi üzerine kendilerine ihtarname gönderildiğini, borcun ihtarnameye rağmen ödenmemesi üzerine şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin halen 9.000,000 USD alacağı olduğunu, müvekkilinin bilgisi dışında Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/131 Esas sayılı kararına istinaden davalı ... Müdürlüğünce üst hakkının terkin edildiğini, dava konusu üst hakkı üzerinde ipotek devam ettiğinden, ipotek kaldırılmadan üst hakkının terkinine ilişkin mahkeme kararının infazı hukuken ve fiilen mümkün olmadığında Türk Medeni Kanunu'nun 1025 inci maddesi uyarınca bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, müvekkili bankanın tapu kütüğündeki tescile ve Türk Medeni Kanunu'nun 831 inci ve 833 üncü maddesi hükümlerine güvenerek iyi niyetle ipotek tesis ettirdiğini, söz konusu amir kanun hükümleri uyarınca üst hakkının süresi dolmadan terkin edilemeyeceğini, üst hakkının üzerindeki yüklerle birlikte malik Orman Bakanlığı'na geçeceğini, müvekkilinin iyi niyetinin Türk Medeni Kanunu'nun 1023 üncü maddesi gereğince korunması gerektiğini, müvekkilinin irtifak hakkının terkinine ilişkin davadan haberdar olmadığını, mahkemece verilen tescil veya terkin kararlarının doğrudan tescil emri taşımadığını, tescil malikinin iradesi yerine geçtiğini, ipotek devam ederken, tescil maliki iradesi ile üst hakkını terkin ettiremeyeceğinden, üst hakkı sahibinin iradesi yerine geçen karara istinaden ipotek devam ettiği sürece ve ipotek sahibinin muvafakati olmadan terkin işlemi yapılamayacağını, terkin işlemine dayanak mahkeme kararı ipoteğin iptali hükmünü içermediğinden Türk Medeni Kanunu'nun 1014 üncü maddesi gereğince üst hakkı üzerindeki ayni hak olan ipotek kaldırılmadan veya iptal edilmeden söz konusu mahkeme kararının infazının mümkün olmadığını, aynı kanun hükmü uyarınca terkin işleminin ancak kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabileceğini, açıklanan sebeplerle tapu müdürlüğünün üst hakkının iptali işleminin hukuken yok hükmünde olduğunu, yok hükmünde olan bu terkin işleminin iptal edilerek tapu kaydının düzeltilmesi gerektiğini belirterek, üst hakkı terkini işleminin iptal edilerek tapu sicil kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava ehliyeti olmadığını, husumetin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, iptali istenen terkin işleminin kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden yapıldığını, davanın açılış tarzı ile hakimin verdiği kararın irdelenmesinin idarenin görev alanına girmediğini, idarenin kesinleşen mahkeme kararına uymak zorunda olduğunu, davacı lehine ipotek tesisi yapılmadan önce mahkeme kararı ile irtifak hakkının terkinine karar verildiğini ve sonrasında kararın kesinleştiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile üst hakkının terkininin kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden yapılması nedeniyle yolsuz terkinin söz konusu olmadığı, üst hakkının mahkeme kararı ile sona erdiğinden Türk Medeni Kanunu'nun 828 inci maddesi uyarınca ipoteğin de re'sen sona erdiği, Kanun'un 831, 833, 1014, 1023 ve 1025 inci maddeleri hükümlerinin uygulanamayacağı, Aynı Kanun'un 829 uncu maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçtiğinden davacı bankanın bu maddede düzenlenmiş olan bedele ilişkin hakkı da kullanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararında ipoteğin terkini yönünde hiçbir hüküm bulunmadığı, üst hakkı üzerinde ipoteğin halen devam ettiği, müvekkilinin söz konusu davanın tarafı olmadığını, ipoteğin iyi niyetle tapu kaydındaki tescile güvenilerek tesis edildiğini, ayni hakların mahkemelerce verilmiş terkin kararı olmadıkça veya ipotek alacaklısı talep etmedikçe ortadan kaldırılamayacağını, mahkemelerce verilen terkin kararlarının 3. kişiler hakkında hüküm ifade etmeyeceğini, üst hakkının terkinine ilişkin kararın yanlış değerlendirildiğini, mahkeme hükmünün Türk Medeni Kanunu'nun 1013 üncü maddesi gereği tescil malikinin iradesi yerine kaim olduğunu, Türk Medeni Kanunu'nun 828 ve 829 uncu maddelerinde üst hakkının sürenin dolması suretiyle ve tamamen yok olması sebebiyle sona erme hallerinin düzenlendiğini, somut olayda Türk Medeni Kanunu'nun 831 ve 833 üncü maddelerinin uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Kanun'un 1014 üncü maddesi uyarınca üst hakkı üzerindeki ayni hak olan ipotek kaldırılmadan terkin kararının davacı banka açısından infazının mümkün olmadığını, mahkemenin verdiği terkin kararının hukuki niteliği ve etkisi konusunda hataya düşüldüğünü, beyan ederek, diğer beyanlarını tekrarlayarak ve re'sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davacının talebi bulunmadığından Türk Medeni Kanunu'nun 829 uncu maddesine dayalı gerekçesinin yerinde olmadığı, dava konusu üst hakkı MK 831 madde şartları gerçekleşmekle kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden tapu kütüğünden terkin edilerek üst hakkına ilişkin sayfa kapatıldığından, üst hakkı üzerinde davacı lehine tesis edilen ipoteğin sona ermiş olup, davacının üst hakkının terkini işlemini talep istemi yasa olarak mümkün olmayıp, İlk Derece Mahkemesinin bu yöndeki kabulünün sonucu itibariyle yerinde olduğu, kamu düzenine aykırılığın da bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu sicilinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) "Yapı mülkiyetinin malike geçmesi" kenar başlıklı 828 inci maddesi şöyledir:
"Üst hakkı sona erince yapılar, arazi malikine kalır ve arazinin bütünleyici parçası olur.
Bağımsız ve sürekli üst hakkı tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilmişse, üst hakkı sona erince bu sayfa kapatılır. Taşınmaz olarak kaydedilmiş olan üst hakkı üzerindeki rehin hakları, diğer bütün hak, kısıtlama ve yükümlülükler de sayfanın kapatılmasıyla birlikte sona erer. Bedele ilişkin hükümler saklıdır."
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:33:22