Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3413

Karar No

2023/3839

Karar Tarihi

18 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/43 E., 2023/100 K.

KARAR: Davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; mirasbırakanı ...’in maliki olduğu 1037 ada 51 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 2 ve 3 No.lu daireleri davalı oğlu...’ya, 4 ve 5 No.lu daireleri davalı oğlu ...e bağışladığını, mirasbırakanın ayrıca aynı parselde zemin kattaki dükkanı da davalılara yarı yarıya bağışladığını, yapılan bağışları 2012 yılı temmuz ayında davalı ...’in yurt dışından gelmesi ve kasadan tapuları çıkarması sonucunda öğrendiğini, kasanın anahtarının davalıda olduğunu, mirasbırakanın temlik harici sadece 9 parsel sayılı avlulu kargir evinin bulunup saklı payının zedelendiğini, murisin erkek evlatlarını üstün tutup malvarlığının tamamına yakın bir kısmını davalılara temlik etmesinin saklı payı zedeleme kastıyla hareket ettiğini gösterdiğini belirterek davalılar yararına yapılan bağışların saklı payı oranında tenkisini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla saklı payını zedeleyen tutardan HMK'nın 107 nci maddesi gereğince şimdilik 30.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının saklı payının ihlal edildiğini öğrendiğini beyan ettiği tarihin gerçekle ilgisi olmayıp hak düşürücü sürenin geçtiğini, 1970 yılında Almanya’ya giden mirasbırakandan 7 8 yıl sonra Almanya’ya gittiğini ve mirasbırakanın malvarlığı edinmesine katkı sağladığını, bu nedenle duyduğu minnet duygusuyla mirasbırakanın bağışlamaları yaptığını, davacıya da yapılan katkılarla ev alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.

  2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davayı tamamen kabul etmemekle birlikte dava konusu taşınmazlara ilişkin tapuların kendisine ait evdeki kasada durduğunu, 2012 Haziran ayında annesi öldüğünde mezarlık tapularını çıkartmak için kasayı açtığında davacı kardeşinin o zaman bağışları öğrendiğini, taraflarla anlaşmak istediğini ve kardeşleriyle problem yaşamak istemediğini, davacının bahsettiği kasa ve tapu olayının gerçek olduğunu belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: **

İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2014 tarihli ve 2013/211 Esas, 2014/198 Karar sayılı kararıyla; hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2014 tarihli ve 2013/211 Esas, 2014/198 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 12.04.2018 tarih ve 2015/9546 Esas, 2018/9023 Karar sayılı ilamında; davacının, saklı payının zedelendiğini 2012 yılı temmuz ayında davalı ...’in yurt dışından gelmesi ve kasadan tapuları çıkarması üzerine öğrendiğini bildirdiğini, bunun aksi davalılar tarafından usulüne uygun biçimde kanıtlanamadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; mahkemece yapılan araştırma sonucunda alınan bilirkişi raporu ile ihlal edilen ve tenkisi gereken değerin 94.179,92'şer TL olduğu, davalı ...'den 94.179,92 TL, davalı ...'den 94.179,92 TL tenkis alacağının tercih hakkının kullanıldığı 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların değerlerinin yeniden değerlenmesi gerektiğini, faiz başlangıcının tercih hakkının kullanılmasından itibaren başlatılmasının hak kaybına neden olduğunu ileri sürmüştür.

  2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dinlenen tanıklar ile hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, mirasbırakanın saklı payı ihlal kastı ile hareket ettiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığını, davalı ...'e yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, gerekçeli kararın hüküm kısmında yargılama giderlerinin nasıl tahsil edileceğinin açık olmadığını, infazda tereddüt oluşturduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

  3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 560 ıncı maddesi şöyledir:

"Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.

Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralları sayılır."

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 564 üncü maddesi şöyledir:

“Değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tâbi olursa, vasiyet alacaklısı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir.

Tasarruf konusu malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda, malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken, aksi hâlde tasarruf oranı içinde kalan kısmının karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilir.

Bu kurallar, sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanır.”

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 565 inci maddesi şöyledir:

"a. Tenkise tâbi kazandırmalar

Madde 565 Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tâbidir:

  1. Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,

  2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar,

  3. Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,

  4. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar."

  5. Değerlendirme

  6. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  7. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,Aşağıda yazılı fazla alınan harcın temyiz eden davacıya iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamavı.onanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim