Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2921
2023/3834
18 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/727 E., 2022/293 K.
KARAR: İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2015/116 E., 2017/293 K.
Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların mirasbırakanı ...'ın 07.07.2005 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakanın davalı ... ile sağlığında Ankara 12. Noterliği 08.05.1985 tarih ve 38980 yevmiye numaralı ivazlı olarak mirastan feragat sözleşmesi düzenlediğini, buna rağmen mirasbırakana ait Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi 2005/1667 Esas, 2005/1311 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirastan feragat eden davalı ...'a pay verildiği gerekçesiyle bahsi geçen mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; mirasbırakanla düzenlenen mirastan feragat sözleşmesindeki ivaz şartının yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirastan feragat sözleşmesinde kararlaştırılan ivazın yerine getirildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mirastan feragat sözleşmesi ile kararlaştırılan ivazın davalı ... adına satış suretiyle tescil edilerek ivazın yerine getirildiğini, sözleşmenin tarafların gerçek iradesini yansıttığını, sözleşmenin akdedilmesinden sonra taşınmazın tescil edilmesinin sözleşmenin geçersizliğine neden olmayacağını, sözleşmenin noterlikçe düzenlenmesi nedeniyle aksi eş değer belge ile ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğinde olduğunu, aksi bu suretle de ispat olunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen mirastan feragat sözleşmesinin ivazlı olarak yasal şekle uygun olarak düzenlendiğini, davalı mirasçı ...'ın sözleşmede ivazı aldığını beyan ettiğini, noterde düzenlenen sözleşmenin aksinin aynı güçte belge ile ispat olunması gerektiğini, kaldı ki kararlaştırılan ivaz olan bağımsız bölümün 21.02.1978 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle tescil edildiğini, bu bakımdan sözleşmenin geçersizliğinin ispat olunmadığını anlaşıldığından davanın reddine yönelik kararın doğru görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu sözleşmede ivaz olarak kararlaştırılan dairenin hiç bir zaman davalıya teslim edilmediğini, davacı tarafın ivaz olarak kararlaştırılan dairenin varlığını ortaya koyamadığını, üstelik davacı tarafın ivaza ilişkin davalı tarafa yemin teklif ettiğini ve davalının da yemin ettiğini, sözleşmede belirlenen ivazın yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Türk Medeni Kanunu'nun mirastan feragat sözleşmelerinin kapsamını düzenleyen 528 inci maddesi şöyledir;
"Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur."
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225 inci maddesi şöyledir;
"(1) Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır."
- 6100 sayılı HMK'nın 190 ıncı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."
5.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204 üncü maddesi şöyledir;
"(1) İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar.
(2) İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
(3) Mahkeme, yukarıdaki belgelerden biri hakkında şüphe uyandıran bir hâl görürse, ilgili daireden açıklama isteyebilir.
"
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Dosyanın incelenmesinde davalı ..., davacı tarafın yemin teklifi üzerine, davacı tarafın hazırladığı yemin metni üzerinden 19.07.2017 tarihli celsede dava konusu mirastan feragat sözleşmesinde belirlenen ivazı almadığına dair yemin ettiği anlaşılmıştır.
-
Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delilleri olan taraf da yemin teklifinde bulunabilir.(Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C.I, 2020, s.740). İspat yükü düşmeyen tarafa belli bir vakıa hakkında yemin teklifinde bulunabilmek için vakıanın kendisine yemin teklif edilecek tarafın kendisinden kaynaklanan vakıa olması gerekir. (Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, s.741)
-
Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delilleri olan taraf da yemin teklifinde bulunabilir. (Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C.I, 2020, s.740). Diğer yandan ispat yükü üzerinde olmayan tarafın, ispat yükü kendisine düştüğü kanısı dahi olsa, yemin teklif etmiş olması, buna karşılık karşı tarafın da yemin etmiş olması halinde, yemin geçersiz olup sonuca etkili değildir.(Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C.I, 2020, s.738)
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgililerinin noter senedindeki beyanlarına göre düzenlenen belgeler aksi ispatlanana kadar kesin delildir. Bu bakımdan somut olayda davalı ...'in Ankara 12. Noterliği 08.05.1985 tarihli Mirastan Feragat Sözleşmesi'nde mirasbırakanın kendisine bedeli ödenmek suretiyle bir daire satın alarak teslim ettiğine yönelik beyanı karşısında, dairenin kendisine verilmediğine yönelik savunmasına karşılık ispat yükü 6100 sayılı Kanunu'nun 204 üncü maddesi kapsamında davalı ...'e düşeceği açıktır. Buna karşılık kendisine ispat yükü düşmeyen davacı tarafın, kendisine ispat yükü düştüğü kanısıyla hareket ederek davalıya yemin teklif etmiş olması, davalının ise kendisine böyle bir dairenin verilmediğine ilişkin yemin etmiş olması da sonuca etkili değildir. Davalının böyle bir yemin eda etmiş olmasının kesin delil teşkil etmeyeceği açıktır. Dolayısıyla davalının, mirasbırakan tarafından ivazın verilmediğine yönelik savunmasını ispat edemediği gibi, yemin etmiş olmasının da kesin delil teşkil etmeyeceği, dosyada mevcut noter senedinin aksi ispat edilmemiş olmasına göre davacı tarafın davasının ispat edilmiş olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06