Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/297
2023/3686
6 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/255 E., 2021/2249 K.
KARAR: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/75 E., 2020/197 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vasiyetnamenin tenfizi davasında verilen karar hakkında yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine; davacılar vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalının 05.03.2017 tarihinde vefat eden...’ın mirasçısı olduklarını, adı geçen murisin 27.12.2010 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile malvarlığının bir kısmının paylaştırılmasını vasiyet ettiğini, bu vasiyetnameden sonra murisin vasiyetnameyi infazı mahiyetinde 11.04.2011 tarihinde 1010 sayılı parseli, ½ paylı olarak ... ve ...’ye; 1011 sayılı parseli, ½ paylı olarak ... ve...’e; 246 sayılı parseli, ..., ..., ... ve...'e; 178 ada 5 parseldeki 1 numaralı bağımsız bölümü ... ve ...’ye satış akdi ile devrettiğini, vasiyetnamenin 26.04.2017 tarihinde açılmasına karar verilip kesinleştiğini, muris tarafından yapılan işlemin vasiyetnameden dönme niteliğinde olmayıp onu pekiştiren bir işlem olduğunu, davalının bu satışa yönelik muvazaa davası açtığını ve müvekkillerinin o davayı kabul ettiklerini, ancak vasiyetnameden o zaman haberlerinin olmadığını, bu nedenle vasiyetnamenin infaz edilmesi gerektiğini belirterek vasiyetnamenin tenfizi ile tapu iptali ve tescil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davaya konu olan vasiyetname ile ilgili olarak müvekkilinin iptal davası açma hakkının saklı olduğunu, vasiyetnamenin iptali için gerekli olan 1 yıllık süre dolmadığından eldeki davanın açılamayacağını, dava öncesinde müvekkiline bu konuda yöneltilen bir talebin bulunmadığını, muris vefat ettiğinde müvekkili adına kayıtlı bir hissenin olmadığını, 1/5 hissenin davacılar tarafından müvekkiline verildiğini, muris vefat ettiğinde terekede bulunmayan mallara yönelik talepte bulunulamayacağından terekede bulunmayan malların tenfizinin istenemeyeceğini, ayrıca müvekkilinin dava konusu taşınmazlara yönelik davacılara karşı muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil aksi halde tenkis davası açtığını, davacıların o davayı kabul ettiklerini, davanın kabul ile sonuçlanarak kesinleştiğini bu nedenle eldeki davaya yönelik kesin hüküm itirazının bulunduğunu, murisin vasiyetname konusu taşınmazları davacılara sattığını bu nedenle vasiyetnamenin hükümsüz olduğunu, 178 ada 5 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı kurulmadığından bunun tenfiz edilmesinin mümkün olamayacağını ve 246 parsel sayılı taşınmazın da tamamının değil 4600 metrekarelik kısmının davacılara vasiyet edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
-
Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.2018 tarihli ve 2017/309 Esas, 2018/210 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 06.02.2022 tarihli ve 2019/124 Esas, 2020/150 Karar sayılı kararıyla davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, adı geçen İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
-
Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli ve 2020/75 Esas, 2020/197 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili ile davalı vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/255 Esas, 2021/2249 Karar sayılı kararında belirtilen "...davacılar vekilinin 178 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden davadan feragat etmiş olduğu, davanın açıldığı tarih göz önünde tutularak ve karar anında dahi vasiyetnamenin iptali davası açılmadığının UYAP sorgusuyla tespit edilmiş olduğu, murisin vasiyetname ile ortaya çıkan iradesini ayakta tutacak şekilde ve TMK'nın 600. maddesi uyarınca muayyen mal vasiyeti ile vasiyet alacaklısı olan davacıların vasiyet yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalıya karşı vasiyetnamenin tenfizini isteme koşullarının gerçekleşmiş olduğunun anlaşıldığı, yerel mahkemece davanın esasına ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verildiği, (...) davanın kabulü ile sonuçlanan davada avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin tespitinde HMK'nın 323. maddesi ve buna göre tarafların hisselerinin dikkate alınmamış olduğu, ilk derece mahkemesinin kararında sözü edilen Yargıtay ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının da somut uyuşmazlıkla örtüşmediğinin anlaşıldığı, esasen HMK'nın 353/1 a maddesi uyarınca verilen kararların kesin nitelikte olması nedeniyle yerel mahkemece uygulanması gerektiği, aksi yöndeki görüşün değerlendirilmesi merciinin Yargıtay ilgili dairesi olduğunun da tartışmasız olmasına göre yerel mahkemenin avukatlık ücreti ve yargılama giderleri yönünden kararının isabetsiz olması sebebiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar verildiği..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli ve 2020/75 Esas, 2020/197 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile; davanın kısmen kabulüne Tekirdağ 5. Noterliği'nin 27.12.2010 tarih ve 006796 yevmiye No.lu vasiyetnamenin kısmen tenfizine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Vasiyetname içeriğinin mahkemece hatalı değerlendirildiğini,
-
Mahkemece vasiyetname içeriği aşılarak kararı verildiğini, 246 parsel sayılı taşınmazın tamamının değil 4600 metrekarelik kısmının vasiyet edildiğini,
-
Kesin hüküm itirazlarının değerlendirilmediğini,
-
Eldeki davanın üçüncü kişiler arasında değil bizzat vasiyetname tarafları arasında karara bağlandığını,
-
Vasiyetnamedeki konu mallar terekede olmadığından vasiyetnamenin tenfizinin istenemeyeceğini,
-
Eldeki davanın 1 yıllık süre dolmadan açıldığını,
-
Davacıların vasiyetnameden muris hayatta iken haberlerinin olduğunu,
-
Davanın açılmasına müvekkili sebep olmadığından müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 600 ilâ 602 nci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Murisin vefatı ile birlikte gerek yasal gerek atanmış mirasçılar, külli halefiyet ilkesi gereği, murisin terekesini kendiliğinden kazanmaktadırlar. Vasiyet alacaklısı ise murisin cüzi halefi olduğundan kendisi lehine vasiyet olunan mal veya hak üzerinde doğrudan bir hak kazanamamakta olup sadece kişisel bir istem hakkına sahiptir. Bu nedenle, vasiyet alacaklısının yükümlülüğü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı vasiyet edilen malın teslimi veya hakkın devrini dava edebilme imkanı bulunmaktadır. İşte buna uygulamada vasiyetnamenin tenfizi ya da vasiyetnamenin yerine getirilmesi denmektedir.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:41:58