Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1928

Karar No

2023/3664

Karar Tarihi

6 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 1082 ada, 290 parsel sayılı tapulu taşınmazın davacı müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalılar tarafından halihazırda kullanılıyor olması sebebiyle elatmanın önlenmesini ve taşınmazın eski hale getirilmesini talep etmiş; 30.04.2021 tarihli dilekçesi ile davanın el atmanın önlenmesi talebine ilişkin olduğunu açıklamıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz müvekkili ... tarafından 11.04.2002 yılında dava dışı ... 'tan satın alındığını ve üzerinde birtakım binalar ve yerleşim yeri yaptığını, ...'ın dava konusu taşınmazların devrinden sonra 07.12.2005 tarihinde kısıtlandığını, dava konusu taşınmazdaki yapıların değerli olması nedeniyle Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/31 esas sayılı dosyasında müvekkili ... tarafından muhdesat aidiyetinin tespiti davası açıldığını, binaları iyiniyetli olarak yaptığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1082 ada, 290 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tam hisse ile tapuya kayıtlı olduğu, davacının anılan taşınmazı ilk olarak 26/09/2007 tarihinde davalılardan ...'ten satın aldığı, Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/126 Esas sayılı dosyası ile bu satış işleminin dava dışı ve taşınmazı Metin'e devreden ...'ın ehliyetsiz olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilerek taşınmazın yeniden dava dışı ... adına tesciline karar verildiği, eldeki dosya davacısının Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/1020 Esas sayılı dosyası ile dava dışı ...'a karşı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat talepli dava açtığı, bu davanın tarafların sulhü ile sona ererek taşınmazın davacı ... adına tapuya tescil edildiğini, davalı her ne kadar muhdesatın kendisi tarafından yapıldığını beyanla muhdesat aidiyetinin tespiti ve tapu iptali ve tescil davalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunsa da; davalının davacıya taşınmazı devrettiği tarihte taşınmazlar üzerinde yapılar bulunduğunun Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile de sabit olduğu, yapının arza tabi olduğu kuralı gereğince de yapılar olmadan taşınmazı çıplak mülkiyet ile devrettiğinin kabul edilemeyeceği ve tapudaki mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, tapu iptali ve tescil davasının açıldığı döneme kadar da taşınmaz üzerine iyiniyetli olarak bina ve besi çiftliği yaptığını, müvekkilinin dava konusu arsa üzerine yaptığı taşınmazların (ev besi çiftliği vs.) değerinin oldukça yüksek olduğunu, binaların zaten müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkili ile ... arasındaki satımın, ...'ın iyiniyetli olmaması sebebi ile iptal olduğu gözetildiğinde, müvekkilinin arazi ve arazinin üzerindeki yapılara ilişkin satım bedeli aldığının da düşünülemeyeceğini, davacı tarafından müvekkili tarafından açılmış diğer dosyalarda ödeme belgesinin sunulamadığını, müvekkili ... tarafından, önce Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/31 Esas sayılı dosyasında, yapıların müvekkili tarafından yapıldığının tespiti için dava açıldığını, akabinde üst yapının değerli olmasından dolayı tazmin ve tapu iptali ve tescil talebi ile Adana 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/166 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapıyı yapan iyiniyetli müvekkilinin yapı değerinin arazi değerinden fazla ise tapu iptali tescili talep hakkı olduğu gibi, tazminat talep hakkının da bulunduğunu,

  2. Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyası ile huzurdaki dava dosyasında yapıların müvekkili tarafından yapıldığının da kabul edildiğini, tespit ve tapu iptali tescil davasının halen derdest olup huzurdaki davanın sonucuna etki edeceği aşikar olmasına rağmen bekletici mesele yapılması taleplerinin de ilk derece mahkemesi tarafından hukuka aykırı olarak reddolunduğunu, davacı tarafından, el atmanın önlenmesi talep edilebilmesi için müvekkilinin taşınmazı haksız olarak kullanıyor olması gerektiğini, yıkım kararı verilecek ise tazminatın, müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zarara uğramasının önlenmesi açısından yapı değerinin mahkemeye depo edilmesi gerekmekte iken, her iki hususun da kabul edilmeksizin dosyanın karara çıkmasının hukuka ve Yargıtay Yerleşik içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini,

  3. Davacının, fazlaya ilişkin saklı tutmadan şimdilik 10.000,00 TL talep ederek huzurdaki davayı açtığını, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutmamış olması sebebi ile ıslah yolu ile müddeabihi arttırması, tamamlama harcı yatırması ve yıkım istemesine hukuken olanak bulunmamasına rağmen, dava dilekçesindeki taleplerin açıklanması ve yıkım ile tamamlama harcı yatırılması için hukuka aykırı olarak ilk derece mahkemesi tarafından süre verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın kal talebi söz konusu olmadığı gibi mahkemece de sadece kayda üstünlük tanınarak el atmanın önlenmesine yönelik karar verildiği, bu nedenle davalılar vekili tarafından açıldığı ileri sürülen muhdesatın aidiyetinin tespiti ve temliken tescil davalarının sonucunun beklenmesini gerektirir bir durum olmadığı, kaldı ki davalı ... tarafından 2007 yılında muhdesatla birlikte taşınmazın davacıya devredildiği, muvazaalı işlemlerde işlemin taraflarından birinin kendi muvazaasına da dayanmasının iyiniyetle bağdaşmayacağı, gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Kararda her ne kadar davacının yıkım isteği olmadığı bu nedenle bekletici mesele talebinin kabul görmeyeceğinden bahsedilmişse de, davacı tarafından 04.05.2021 tarihinde eski hale getirme talebi için tamamlama harcı yatırıldığını bu sebeple, açılan tespit ve tapu iptal ve tescil davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini,

  2. Dava dosyasında karşı tarafın beyanları ile yapıların müvekkil tarafından yapıldığının kabul edildiğini,

  3. Muhdesatın tespiti ve tapu iptal ve tescil davasının eldeki davanın sonucuna etkili olmasına rağmen bekletici mesele yapılması talebinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hukuka aykırı olarak reddolduğunu,

  4. Yapıların yapıldığı tarihte ...'ın kısıtlı olmaması ve yapıların yapımında müvekkilinin iyiniyetliliği sabit olmasına rağmen böylesine değerli bir yapının bekletici mesele yapılmaksızın yıkım kararı verilebilmesi için üstteki yapıların değerinin mahkeme veznesine depo edilmesinin gerektiğini,

  5. Davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan şimdilik 10.000,00 TL talebiyle huzurdaki davayı açması sebebiyle tamamlama harcı yatıramayacağını ve ıslah yapamayacağını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:41:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim