Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2186
2023/3640
5 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/507 E., 2019/1017 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/223 E., 2018/367 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Muğla ili, .... ilçesi, .... Köyünde 2/B arazileri için kadastro tespit çalışmaları yapıldığını, müvekkilinin kullandığı 164 ada 10 parsel, 187 ada 12 ve 13 parselde kayıtlı bulunan taşınmazlar hakkında yasal dayanağı olmadan, kesinleşmiş ve alınmış bir mera kararı bulunmadan mera komisyonunun 22/01/2010 tarih ve 343 712 sayılı yazısına istinaden mera tahsisi işlemi yapıldığını, dava konusu taşınmazın zeytinlik vasfında olduğunu bu sebeple 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılarak Maliye Hazinesi adına tespitinin yapıldığını, anılan taşınmazların 1974 yılından beri davacı müvekkiline devredenler tarafından kullanıldığını, dava konusu taşınmazların ve aynı mevkide bulunan taşınmazların bir çoğunun 1972 yılında Kızılağaç köylüleri tarafından birlikte açılarak imar ihyalarının yapıldığını, 1980 yılında tarım arazisi haline getirilen taşınmazların kura çekilerek paylaşıldığını, müvekkili davacıya devreden kişiler tarafından da bu zamana kadar zeytinlik olarak kullanıldığını, halen de müvekkili davacı tarafından aynı vasıfla kullanıldığını, taşınmazlara ait usulüne uygun alınmış bir mera kararı olmadığı gibi kadimden beri de mera vasfında olmadığını, bir taşınmazın mera olma koşullarının yasada belirtildiğini, bu yasal koşulların oluşmadığını, dava konusu taşınmazların beyanlar hanesine "mera komisyonunun 22/01/2010 tarih ve 343 712 sayılı kararı ile mera olarak tahsisinin yapıldığı" şeklinde şerh konulmuş ise de, 4342 sayılı Mera Kanunu hükümlerine uygun mera tahsisi aşamasına gelinmediğini belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesindeki "mera komisyonunun 22/01/2010 tarih ve 343 712 sayılı yazılarına göre mera olarak tahsisi yapılmıştır" şerhlerinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların davacı tarafından zeytinlik olarak kullanıldığı, taşınmazların kadimden beri mera olarak kullanılan yer olmadığı gibi mera olarak tahsisine ilişkin alınmış bir karar da olmadığı ve taşınmazların kullanıcısı olan davacının kendi kullanımını engelleyecek nitelikteki beyanlar hanesindeki şerhin iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinafında, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, dosya kapsamına göre mera tahsis kaydının iptali yönünde bir hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, davanın yargı yolu bakımından hukuk mahkemelerinde görülmesinin de yerinde olmadığını, buna göre görev yönünden de değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
-
Davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının dava açma hak ve ehliyeti bulunmadığını, mera şerhinin kaldırılması hakkında yapılacak işlemlerin idari nitelikte olduğunu, bölgede mera ihtiyacı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmadığını ileri sürmüştür.
-
Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince Mera Komisyon kararının iptali istemi ile açılan davalarda husumetin valiliğe veya Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına düşmeyeceğinin açıkça gösterildiğini, davalının pasif dava ehliyeti olmadığını belirterek aleyhlerinde açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların, davacı tarafından zeytinlik olarak kullanıldığı, taşınmazların kadimden beri mera olarak kullanılan yer olmadığı gibi mera olarak tahsisine ilişkin alınmış bir karar da olmadığı ve taşınmazların kullanıcısı olan davacının kendi kullanımını engelleyecek nitelikteki beyanlar hanesindeki şerhin iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davacı tarafından husumet yöneltilmeyen fakat mahkemece davaya dahil edilen ve davada taraf sıfatı bulunmayan Tarım ve Orman Bakanlığı, Muğla İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyizinde, 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde ön görüldüğü şekli ile kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki nedenlere dayalı olarak dava açılamayacağını, idari tahkikat sonucuna göre taşınmazların birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığını, hükme esas raporda taşınmazların mera vasfında olamayacağı hususunun objektif olarak tespit edilemediğini, ayrıca taşınmazların orman arazisi ile sınırdaş olmaları ve taşınmaz üzerindeki ağaç sıklığının zeytinlik vasfını belirlemeye ve imar ve ihya durumunu belirlemeye yeterli olmadığını ileri sürmüştür.
-
Davalı ... vekili temyizinde, keşfe katılan bilirkişilerce düzenlenen raporun eksik inceleme sonucu düzenlendiğini, davacının dava açma hak ve ehliyeti bulunmadığını, verilen kararın yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
-
Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekili temyizinde, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı kurumun genel bütçeye dahil idarelerden olmakla birlikte yasa ile verilen görevleri dışında mülkün sahibi olan Hazine'yi doğrudan doğruya temsil yetkisi de bulunmadığından aktif dava ehliyeti olmadığını belirterek aleyhlerinde açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mera tahsis şerhinin terkini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4342 sayılı Mera Kanunu.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı kurumlar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:42:43