Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2585

Karar No

2023/3622

Karar Tarihi

4 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/416 E., 2022/503 K.

KARAR: Davanın kısmen kabul, kısmen reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; dava konusu 247 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 170/720 hissesinin tapu maliklerine İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini, mahallinde 25.03.2010 tarihinde yapılan tespitte taşınmazın ... tarafından kısmen sokak olarak düzenlendiğinin belirlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.01.2007 30.04.2012 dönemi için 24.248,00 TL ecrimisilin kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; zamanaşımı nedeniyle talebin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2014 tarih ve 2012/642 Esas, 2014/702 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.03.2021 tarih ve 2019/912 Esas, 2021/2723 Karar sayılı ilâmıyla; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, “...hükme esas alınan 10.12.2013 tarihli inşaat bilirkişisi raporunda, 01.01.2007 30.04.2012 dönemini kapsar şekilde, talebe konu son dönem olan 2012 yılı için ecrimisil bedeli belirlenerek, bu tarihten geriye doğru hesaplama yapıldığı anlaşılmakla, bu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez. O halde, Mahkemece, davalının zamanaşımı savunması dikkate alınarak, dava tarihinden itibaren geriye doğru ancak 5 yıllık ecrimisilin hüküm altına alınması, ve buna göre hesaplamanın 02.10.2007 tarihinden itibaren başlaması gerektiği de gözetilmek suretiyle, yeniden konusunda uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca araştırma ve inceleme yapılması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.. ...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, davacının vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (özetle); davalının dava konusu yere yönelik herhangi bir ödeme yapmadığı, var ise buna yönelik bir evrakta sunmadığı, kayyım sıfatıyla yönetilen hisselere düşen ecrimisil miktarının (01.01.2007 30.04.2012 arası dönem için) 24.031,74 TL olduğu, bilirkişi raporunda dönemlere göre hesaplama yapıldığı ve dava konusu edilen kısmın yol olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, 24.031,00 TL’nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin 217,00 TL yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı temyiz dilekçesinde (özetle);

  1. Somut olayda ecrimisil şartlarının oluşmadığını,

  2. Davalı Belediyenin işgal eden sıfatı olmadığı gibi kendisine herhangi bir sorumlulukta izafe edilemeyeceğini,

  3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını,

  4. Kamu hizmeti nedeni ile müvekkil idarenin herhangi bir faaliyetinin işgal ve kendisinin de fuzuli şagil olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını,

  5. Davacının, taşınmaz kendi tasarrufunda bulunsaydı ne şekilde ve ne miktarda gelir elde edeceğini ispat etmesi gerektiğini,

  6. İmar planında kamu hizmetine ayrılan ve fiilen de kamu hizmetinde kullanılmakta olan ancak, hiçbir şekilde gelir getirici biçimde işletilmeyen söz konusu yerin haksız işgalinden bahsedilemeyeceğini,

  7. Dava konusu taşınmazın 2017 yılında onaylanan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında 3194 sayılı İmar Kanun'un 18 inci maddesine göre arsa ve arazi düzenlemesi yapılacak bölge sınırları içerisinde ''Tescilli Mesire Alanı, Taşkına Maruz Yapı yasaklı Alan (İSKİ Dere Koruma Bandı) ve Yol'' olarak planlandığını ve bilirkişi raporunda taşınmazın imar durumunun hatalı olarak tespit edildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, çapa bağlı ecrimisil istemine yöneliktir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

  3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 995 inci maddesi.

  4. Değerlendirme

  5. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  6. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

HUMK'un 440/III 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilâma karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevapyargılamatemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim