Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2300
2023/3522
21 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2013/72 E., 2020/241 K.
KARAR: Davanın reddi
Taraflar arasındaki ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı asil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müşterek murislerinden intikal eden taşınmazların davalı tarafından kullanıldığı ve hiçbir ödeme yapılmadığının ikrar edildiği Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/536 Esas sayılı dava dosyasındaki davalı beyanına dayanılarak 13.000,00 TL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2012 tarih ve 2011/740 Esas, 2012/361 Karar sayılı kararıyla; tüm kullanıcılara karşı birlikte açılması gerektiğinden bahisle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.11.2012 tarih ve 2012/19514 Esas, 2012/23177 Karar sayılı ilâmıyla; “...dava konusu taşınmazların muris adına kayıtlı olduğu ve iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlık paydaşın paydaşa açtığı ecrimisil isteminden ibarettir. TMK 702/IV ve TMK 640/IV maddeleri kapsamında tüm mirasçıların birlikte dava açması gerekmemektedir. O halde mahkemece, açılan davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle tüm malik ve kullanıcılara birlikte açılması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (özetle);
-
Taşınmazlar başında keşif icra edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği,
-
Davacı tarafın delil olarak bilirkişi ve keşif deliline dayanmadığı gibi yargılama süresince de keşif yapılmasını ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep etmediği,
3.Taleple bağlılık ilkesi de nazara alınarak ispatlanamayan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı asil temyiz dilekçesinde (özetle);
-
Hakkı olduğu ecrimisil bedellerinin kendisine ödenmediğini,
-
Ecrimisil bedelinin tahsili için bu davanın açılmış olup öncesinde de başka davaların açıldığını,
-
Davalarında delil olarak keşif, tanık beyanları ve bilirkişi raporuna dayandığını,
-
Mahkemece, bu delillerin üzerinin çizildiği, keşif ve bilirkişi delillerine dayanılmadığı ve yapılan duruşmalarda da talepte bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,
-
Davasından tatminkar cevap alamadığı için avukatını azlettiğini,
-
Karar sonrası bu delillerin çizildiğini,
-
Delilerin kendisi veya avukatı tarafından çizildiğinin sabit olmadığını,
-
Karşı taraf veya başkası tarafından da yapılmış olabileceğini,
-
İlgili delillerden vazgeçip geçmediğine yönelik vekilinin imzalı beyanının alınması gerektiğini,
-
Verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası ecrimisil istemine yöneliktir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 995 üncü maddesi,
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı asilin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
HUMK'un 440/III 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilâma karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.06.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava müşterek muristen intikal eden ve iştirak halinde mülkiyete konu taşınmazın davalı tarafından haksız işgaline dayanan ecrimisil istemidir.
Yapılan yargılama sonucu mahkemece daha önce açılan Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/536 Esas, 2011/309 Karar sayılı ilamında fazlaya ilişkin saklı tutulan dönem için açılan bu davada 28.10.2009 yılından öncesi 5 yıllık döneme ilişkin belirlenen 9.145.95 TL ecrimisil bedelinden ödenen 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin mahsubu ile bakiye döneminin belirlenecek ecrimisilinin talep edildiği bakiye dönem içerisinde 5 aylık bir dönemin önceki dönemle çakışan ek dava niteliğinde olduğu davalının 2009/536 sayılı dosyada ikrar deliline dayanıldığını, dava dilekçesinde bilirkişi keşif delillerinin üzerinin çizildiği, yargılama süresince de delil ikamesi yönünden talebi olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'da düzenlenen ispat yükü maddi hukuka ilişkin kurallar olup delil ikamesi usul hukuka ilişkin kuralları düzenler. İspat yükü kuralları belirsizlik halinin aşılmasına hizmet eden ve belirsizlik halinde ispat yükünü taşıyan taraf aleyhine karar verilmesine sebebiyet veren maddi hukuk kuralıdır. Delil ikamesi bir davada tarafların kendi iddialarının doğru olduğu veya karşı taraf iddialarının doğru olmadığını ispat sonucuna ulaşabilmek ve kendi lehine karar verilmesini sağlayabilmek amacıyla çekişmeli vakalar hakkında ispat araçları sunmak şeklindedir.
Somut olayda, tarafların paydaşı oldukları taşınmazın ecrimisil bedelinin doğduğu ilk açılan davada taleple bağlı kalınarak ecrimisil bedelinin hüküm altına alındığı v e o dönemde bu davada talep döneminin 5 aylık kısmının ortak olduğu yani daha önceki hüküm altına alınan ecrimisilin 5 aylık kısmının ek dava şeklinde olup diğer bölümün yeni dönemi kapsadığı hüküm gerekçesinde tespit edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dördüncü kısım beşinci bölüm bilirkişi incelemesi başlığını taşımakta olup HMK'nın 266 ncı madde 1 inci fıkra mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinde bilir kişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Yine HMK'nın altıncı bölüm keşif başlığı altında yer alan HMK'nın 288 inci md/2 nci fıkrada keşif kararı mahkemece taraflardan birinin talebi üzerine veya re'sen alınır.
Görüldüğü üzere ispat yükünün sonucu, hakimin Kanun'un aradığı koşul vakıalarının somut olarak gerçekleşip gerçekleşmediği ve ispat edemediği davanın reddi sonucuna katlanması sonucunu doğuracaktır.
Dosya kapsamından hakimin davayı aydınlatma görevi içerisinde kalan ve HMK 266 ve 228 madde çerçevesinde davanın çözümü için gerekli olan re'sen taraflara keşif ve bilirkişi incelemesi için süre vermediği görülmektedir. Diğer yandan 5 aylık dönem ek dava niteliğinde olup, kesinleşen dosyadaki bilirkişi raporu kapsamında hakimin hesap yapabileceği aksi durumda ise HMK 266 ncı madde kapsamında bilirkişi incelemesi yönünden davacıya süre verebileceği bunu yerine getirmediği ayrıca 5 aylık iç içe geçen dönem için bilirkişi raporu doğrultusunda hakimin karar verebileceği ve bu durumun yargılama faaliyeti içinde sayıldığı bilirkişi gerektirmediği davalının bir önceki dosyada mevcut ecrimisil davasında tutanağa yazdırılıp imzasının alındığı anne ...'in ölüm tarihinden itibaren miktarını da belirterek davacıya ecrimisil bedeli ödemediği yolundaki davalının ikrarının da gerekçede ne sebeple dikkate alınmadığı gerekçelendirilmediği görülmüştür.
Dairemizin yerleşik içtihatlerine göre ilk dönem (2009 yılı için) hesaplanan son miktar baz alınarak tüfe oranı üzerinden hesaplanacak bir ecrimisil miktarı hesabı yukarıda belirtildiği gibi hakimin yargılama faaliyeti içerisinde görev alanında kalan bir husustur.
Sonuç olarak açıklanan sebeplerle; Mahkemece usul hükümleri dikkate alınmadan eksik inceleme ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davanın tümden reddi ve daire sayın çoğunluğunca bu kararın onanması yolundaki görüşe katılmadığım ve kararın bozulması gerektiği yönündeki azınlık görüşümdür.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:52