Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2572
2023/3473
20 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/215 E., 2022/190 K.
KARAR: Davanın kısmen kabul, kısmen reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu 375 ada, 190 parsel sayılı taşınmazı 17.02.2010 tarihinde satın aldığını, davalının araç park yeri, lokanta, kamelyalar ve sosyal tesis yapmak suretiyle taşınmaza tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazdan tahliyesine, muhdesatların kâl'ine, taşınmazı satın alma tarihi olan 17.02.2010 tarihinden dava tarihine kadar, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.01.2019 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 31.226,25 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğunu, halen davacının da taraf olduğu imar ve tapu iptal davaları olduğunu, taşınmaz hakkında kesinleşmiş mülkiyet durumu söz konusu olmadığını, davacı hakkında yapılan tahkikatların bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince: “…TMK’nın 722 725 inci maddelerine dayanılarak davalı tarafça ileri sürülen def’i ya da tescil talebinin bulunmadığı, davalı, mülkiyetin ihtilaflı olduğunu iddia etmişse de taşınmazın davacının mülkiyetinde olduğu, tecavüzlü kısımların dosya içeriği, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davalı tarafça kullanıldığı, imar uygulamasının yapılmadığı, 2B uygulamasının yapılmadığı, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre araştırılarak karar verilmesi gerektiği, tapu kaydı ve mülkiyete üstünlük tanınması gerektiği…” bahsiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ecrimisile yönelik temyiz itirazlarına gelince ise bilirkişi raporunda her yıl için ayrı ayrı hesap yapılmamış olması, tarım arazisi niteliğindeki çekişmeli taşınmazda ürün gelir metodu uyarınca ecrimisil hesaplanması gerekirken, arsa vasfındaki taşınmazlar için kabul edilen değerleme oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yöntemi baz alınarak sonuca gidilmiş olması, tarım arazi vasfındaki taşınmazda ürün gelir metoduna göre bölgede ekilen tarım ürünleri, birim fiyatları ve dekara net verim değerleri (ecrimisil talep edilen yılları kapsar şekilde) İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nden sorularak, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı saptanarak, ecrimisil dönemine ait her bir yıl için ayrı ayrı hesaplama yapılarak alınacak rapora göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; “…İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ekilen tarım ürünleri, birim fiyatları ve dekara net verim değerlerinin dosya arasına alındığı, ziraat bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olduğu, iki yılda üç ürün desenine göre, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 2010 2017 yıllarındaki verim, maliyet ve ürün satış değerleri dikkate alınarak taşınmazın 855,00 m²'lik kısmına yapılan müdahale ile ilgili 17.02.2010 26.05.2017 tarihleri arası dönemlere ait toplam ecrimisil bedelinin 1.459,73 TL olduğu…” gerekçesiyle davalının müdahalesinin men’i ile fen bilirkişi raporu ekindeki krokide kırmızı taralı alanda işaretlenen yapıların kâl'i istemi yönünden mahkeme kararının onanıp kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının ecrimisil istemi yönünden davasının kısmen kabulü ile 1.459,73 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ve çevresinin imara açılmış bir yer olduğunu, tarım arazisi olarak kullanılmayan bir alan olduğunu, tarla vasfı üzerinden ecrimisil hesaplanmasının hatalı olduğunu savunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil taleplerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1 120 96 sayılı kararı).
-
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
-
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
-
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
-
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
-
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
-
Bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak verilen ve temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Uyulan bozma kararı gereğince tesis edilmiş İlk Derece Mahkemesi kararında hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmamasına, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:47:33