Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6755

Karar No

2023/3394

Karar Tarihi

15 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/376 E., 2021/1006 K.

KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen vasiytenamenin iptali olmadığı halde tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ilamıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi 26.05.2011'de vefat eden muris ...'in Düziçi Noterliğinde 08/06/2010 tarihli, 3733 ve 3734 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde iki vasiyetname düzenlediğini, davacı ile murisin 25.06.2010 tarihinde evlendiklerini, murisin vasiyetnamelerin düzenlenmesinden sonraki tarihte gerçekleştirdiği evliliğin vasiyetname içeriğini geçersiz kılacak bir tasarrufu olduğunu, davacının mirasçılık hakkının evlilik tarihinden önceki tasarrufla engellenmesinin hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, murisin vasiyetnamesi ile taşınmazın bırakmasının davacının mirasçılık hakkını gasp ettiğini, vasiyetnamenin şekil şartlarına haiz olmadığını, tasaraffunun içeriğinin, bağlandığı koşulların ve yüklemelerin hukuka ve ahlaka aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, murisin tasarruf yetkisinin ortadan kalktığını ileri sürerek vasiyetnamelerin iptaline, aksi takdirde saklı payının verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının belirttiği hususların vasiyetnamenin iptalini gerektirmediğini, tenkis talebinin zamanaşımına uğradığını, vasiyetnamenin açıldığını ve temyiz edilmeksizin kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

  1. Davalı ...Ş.'ye usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.

  2. Davalı ...Ş. yerine davalı olan Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin11.06.2014 tarihli, 2012/336 Esas, 2014/345 Karar sayılı kararında; davacı tarafından müteveffa ...'in terekesinin neleri kapsadığı hususunda mahkememize herhangi bir delil ve belge sunulmadığından saklı pay ile ilgili talebinin reddine, ... tarafından yapılan vasiyetnamelerin hukuka ve Medeni Kanun'un ilgili maddelerine uygun olduğuna kanaat getirildiğinden vasiyetnamelerin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. YARGITAY BOZMA KARARI

  1. Hükmü, davacı vekili temyiz etmişlerdir.

  2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 10.06.2015 tarihli, 2014/17651 Esas, 2015/10716 Karar sayılı ilamında; "...Vasiyetname tarihinde, murisin, 74 yaşında olduğu anlaşılmaktadır. Murisin vasiyetnamelerin düzenlendiği tarihte ayırt etme gücünün olumsuz etkilendiği ileri sürüldüğüne göre, murisin tüm hastane kayıt ve belgeleri, varsa film ve grafileri, raporları getirtilip, vasiyetname tarihinde murisin tasarruf ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...

... öncelikle mirasbırakanın terekesi (temlik içi temlik dışı), taraf vekillerinin beyanına da başvurularak belirlenmeli (HMK. md. 31), tereke kapsamındaki taşınır taşınmaz mal varlığı hakkındaki bilgi, belge ve kayıtlar dosyaya celbedilmeli, ondan sonra tenkis hesabı yapılması gerekirken; bu yön gözardı edilerek, eksik inceleme ile tenkis talebi hakkında yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

V. İLK DERECE MAHKEMESİNCE BOZMAYA UYULARAK VERİLEN KARAR

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 657 ada 9 parsel sayılı taşınmazın vasiyet alacaklısı .... Eğitim Kurumları A.Ş.' nin FETÖ iltisaklı kurumlardan olması nedeniyle 667 sayılı KHK ile kapatılan kurumlardan olduğu ve tüm mal varlığının Düziçi Milli Emlak Şefliğine geçtiği 17.10.2020 tarihli Emniyet Müdürlüğü yazısı ile anlaşıldığından davaya Maliye Hazinesi'nin taraf olarak eklendiği, murisin tüm mal varlığına ilişkin vasiyetname düzenlediği, her iki taşınmazın yarısına mirasçı olan davacı eşin payının tamamı saklı pay olarak sayıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı vekilinin vasiyetname iptali talebinin reddine, davacı ...'in saklı pay yönünden talebinin kabulü ile 2411 ada 3 parsel sayılı taşınmazın muris ... adına kayıtlı 1/3 payın iptali ile iki eşit parçaya bölünerek, iki eşit şekilde bölünen payın 1/6 sının ... adına kayıt ve tesciline, 1/6 payın ise vasiyetname alacaklısı ... adına kayıt ve tesciline, 657 ada 9 parsel sayılı taşınmazın muris ... adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile 1/2 payın davacı ... adına tesciline, diğer 1/2 payın ise vasiyet alacaklısı .... Özel Eğitim Kurumları A.Ş. yerine geçen Maliye Hazinesi adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... Hazinesi vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarla, Adli Tıp Kurumundan alınan raporun eksik inceleme ürünü olduğunu, murisin vasiyetname düzenlediği tarihte fiil ehliyeti bulunmadığından birinci kademedeki taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek açıklanan ve resen nazara alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını talep etmiştir

  2. Davalı ... Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde; verilen kısmen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu, davanın tümden reddedilmesi gerektiğini, davada davalı sıfatının vasiyetname alacaklısı ... Eğitim Kurumları A.Ş.'ye ait olduğunu, 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo, televizyon, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları Hazine'ye devredilmiştir. Bu kapsamda Osmaniye ili, Düziçi ilçesinde faaliyet gösteren ( 667 sayılı KHK'nın ekli listesinde Özel Yeni ... Ortaokulu isimli özel eğitim işletmesinin Düziçi ilçesinde dershane olarak faaliyet gösteren birimidir). ve Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince ... Eğitim Kurumları A.Ş. isimli kapatılan/Hazine'ye devredilen ilgili kurumun FETÖ terör örgütü ile iltisaklı olduğu tespit edildiğinden bu kurum da kapatılarak mal varlığı Hazine'ye devredildiğini, vasiyetname alacaklısı Hazine olduğundan vasiyetname doğrultusunda kapatılan kurumun payının Hazine adına tescili gerektiğini, davanın açılması için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü/zamanaşımı süresinin geçtiğini, bu nedenle davanın öncelikle bu sebeple usulden reddi gerektiğini, davacının murisin vefatından dolayı almakta olduğu maaşın miras hesabına dahil edilmediğini, yapılan bir evlilikte eşlerinden her ikisini de ilgilendiren konularda yapılan işlemlerden haberdar olunmadığı iddiası da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca ileri yaşlarda yapılan bu evliliğin sakat olup olmadığının da mahkemece araştırılması gerektiğini, murisin taşınır mal, para, ziynet eşyası gibi miras bırakıp bırakmadığı araştırılmadan, taşınmaz mallar üzerinden saklı pay ayrılması yoluna gidildiğini, Maliye Hazinesi'nin bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kısmen kabul ve kısmen red kararına göre lehlerine de vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

  3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, şartları oluşmamasına rağmen tenkis yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve Yasaya aykırı olduğunu, davacının murisin dava konusu vasiyetnameyi yaptığında evlenme akdinin yapıldığı anda haberdar olduğunu, murisle ölümü halinde kendisine dul maaşı bağlanması amacıyla evlendiğini, aslında bu evliliğin irade sakatlığı nedeniyle nispi butlanla sakat olduğunu, murisin ölümünden itibaren bir sene içerisinde dava açılmadığı için hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, müvekkil lehine yapılan vasiyetnamenin gerçekte murisin bir sorumluluğunu yerine getirme amacı taşıdığını, murisin müvekkile vasiyet ettiği yeri çok yıllar önce haricen sattığını, ancak tapu kütüğüne tescil esnasında yapılan hatadan dolayı tapuda devir işlemi yapılamadığını, bu sorunu vasiyetname ile çözdüğünü, müvekkilin dava konusu taşınmaz üzerine 30 yıl kadar önce yapılmış evinin olması, bahçesinde de bu yaşlarda ağaçlarının olması satış işlemini doğrular nitelikte olduğunu, tenkis davası kabul edilse dahi, müvekkile vasiyetle bırakılan tapunun iptaline değil, mahfuz hisse bedeli paranın davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek açıklanan sebeplerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. Hukuki Sebep

1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 inci maddesinde; "Aşağıdaki sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabilir:

  1. Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa,

  2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa,

  3. Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise,

  4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa."

  5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 564 üncü maddesinde; "Değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tâbi olursa, vasiyet alacaklısı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir. Tasarruf konusu malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda, malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken, aksi hâlde tasarruf oranı içinde kalan kısmının karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilir. Bu kurallar, sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanır.",

  6. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde; "Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen; a) Ekli (I) sayılı listede yer alan özel sağlık kurum ve kuruluşları, b) Ekli (II) sayılı listede yer alan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, c) Ekli (III) sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri, ç) Ekli (IV) sayılı listede yer alan vakıf yükseköğretim kurumları, d) Ekli (V) sayılı listede yer alan sendika, federasyon ve konfederasyonlar, kapatılmıştır. (2) Kapatılan vakıfların her türlü taşınır ve taşınmazları ile her türlü mal varlığı, alacak ve hakları, belge ve evrakı Vakıflar Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak devredilmiş sayılır. Kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ve kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Birinci fıkrada sayılanların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamaz. Devire ilişkin işlemler ilgili tüm kurumlardan gerekli yardımı almak suretiyle ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir. (3) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. Bu fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır. (4) Kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu tarafından Devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkilidir."

4.675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında; "20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.", 4 üncü fıkrasında; "Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir. İdari yargının verdiği karar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz." düzenlemesi yer almaktadır.

  1. Değerlendirme

1.Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından; temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 20.04.2018 tarihli ve 1939 sayı numaralı raporundan murisin vasiyetname düzenleme tarihi olan 08.06.2010'da fiil ehliyetinin olduğunun anlaşıldığı, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

  1. Davalı ... Hazinesi'nin temyiz itirazları bakımından; davalı vasiyet alacaklısı ... Özel Eğitim Kurumları A.Ş., 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi gereğince kapatılıp yerine davalı olarak Maliye Hazine'si geçtiğinden 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 16 ncı maddesinin 1 inci fıkrası gereğince davanın davalı ... Hazine'si yönünden dava şartı yokluğundan reddine, davacı tarafa 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 16 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasındaki haklarının hatırlatılmasına karar verilmesi gerekir.

  2. Davalı ... ... vekilinin temyiz itirazları bakımından; mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.

  3. Bilindiği gibi; tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (teberru) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır.

5.Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. (TMK. md. 565) Mirasbırakanın Medeni Kanun'un 564 üncü maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır.

  1. Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya TMK'nın 565 inci maddesinin 1, 2 ve 3 fıkrasında gösterilenler) tenkis uygulanırken TMK'nın 570 inci maddesindeki sıralamaya dikkat etmek davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı kanunun 561. maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563 üncü maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.

7.Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (SABİT TENKİS ORANI) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olmayacağı (TMK. md. 564) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm halinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir.

8.Taşınmazın bölünemez olduğunun tespiti halinde ise süratle TMK 564/2 nci fıkrasına uygun olarak dava konusu taşınmazın karar tarihine en yakın olacak değerinin tespit edilerek, belirlenecek miktarın sabit tenkis oranına çarpılması suretiyle bulunacak değer tenkis alacağını oluşturacaktır. İzah edilen şekilde tenkis alacağı hesaplanması gerekirken eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeyle murise ait 2411 ada 3 parsel sayılı taşınmazın muris ... adına kayıtlı 1/3 payın iptali ile iki eşit parçaya bölünerek, iki eşit şekilde bölünen payın 1/6 sının ... adına kayıt ve tesciline, 1/6 payın ise vasiyetname alacaklısı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur.

VII. KARAR

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin TEMYİZ İTİRAZLARININ REDDİNE,

(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Hazinesi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,

(3) ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararkararımahkemesireddinederecemahkemesincebozmayabozmaverilentemyizoranıkısmenuyularaksabititirazlarınıncevapfetöpdykabultenkisbozulmasınayargıtay

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:49:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim