Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2007
2023/3350
14 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi, kal, ecrimisil, olmazsa arsa bedeli ve muhik bir tazminat karşılığında temliken tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu 1120 ada, 3 parsel (yeni 35 parsel) sayılı taşınmaza, davalılara ait komşu parseldeki binanın ... olduğunu belirterek, davalıların el atmasının önlenmesine, ... yapının kâl'ine ve 1.000,00 TL ecrimisilin ödenmesine; el atmanın önlenmesi ve kâl'e ilişkin talepleri kabul görmez ise, arsa bedeli ve muhik bir tazminat karşılığında temliken tescile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda: “…davanın kısmen kabulü ile 17.12.2014 havale tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile ve kırmızı renkli gösterilen 17,41 metrekarelik bölüm ile aynı raporda (B) harfi ile ve yeşil renk ile gösterilen 29,13 metrekarelik kısımların, 1120 ada, 3 parsel numaralı taşınmazdan ifrazı ile aynı mahallede bulunan 1120 ada, 2 parsel numaralı taşınmaza (hissedarların arsa payları oranında) eklenmesine, 3.000,00 TL ecrimisil, 27.924,00 TL arsa bedeli ve 93.080,00 TL tazminat olmak üzere toplam 124.004,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, el atmanın önlenmesi ve kâl taleplerinin reddine…” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…uyuşmazlığın, davalılar lehine verilen temliken tescil kararı mukabilinde, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarına ilişkin olduğu, Mahkemece, gayrimenkul değerleme uzmanı alınmadan keşfe gidilmesi ve dosya kapsamına uygun düşmeyen, denetime elverişli olmayan ve yargısal içtihatlar dikkate alınmadan hazırlanan bilirkişi raporu uyarınca hüküm kurulmasının doğru olmadığı, temliken tescil kararı verilmesi halinde arsa malikinin, tesciline karar verilen taşınmaz parçasının değeri ve arsanın uğrayacağı değer kaybından oluşan zararının karşılanması gerektiği, Mahkemece inşaat mühendisi, gayrimenkul değerleme uzmanı, gayrimenkul değerleme uzmanı bulunamazsa emlakçı bilirkişi ve fen bilirkişisinden oluşacak üç kişilik heyet eşliğinde dava konusu taşınmaz başında keşif yaparak, belediyeden getirtilecek ilgili veriler nazara alınmak suretiyle, belirlenecek temliken tesciline karar verilen arsa bedeli ve arsanın geri kalanının uğrayacağı değer kaybından oluşan zararın belirlenerek temliken tescil karşılığında, davacı lehine belirlenen bu bedele hükmetmek olmalıdır…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda: “…somut olaya bakıldığında, davacının kayıt maliki olduğu, davacının kayden maliki bulunduğu çaplı taşınmaza, davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ... yapılandığı, ve TMK'nın 718 inci maddesi gereğince davacının mülkiyet hakkına tecavüz bulunduğunun anlaşıldığı, bu miktarın yapılan keşifte 11,54 m² olarak tespit edildiği, daha önce yapılan keşifte taşılan kısmın 46,54 metrekare olması nedeniyle aradaki farkın açıklanması yönünde ek rapor alındığı, imar uygulaması nedeniyle yüzölçümlerinin değiştiğinin rapor edildiği, davacının menfaat ihlalinin sabit olduğu, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere 1120 ada 2 numaralı parselde bulunan binanın değeri ile tecavüzlü arsa değeri arasında fahiş oranda fark bulunduğundan 1120 ada 2 numaralı parselde bulunan binanın yıkımına olanak bulunmadığı, tecavüzlü alanın imar bakımından ifrazı ile 1120 ada, 2 numaralı parsele eklenmesinde bir sakınca bulunmadığı, bu sebeplerle el atmanın önlenmesi ve kal taleplerinin hukuken yerinde olmadığı…” gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma öncesi raporda 46 metrekare, eldeki raporda ise 11 metrekare tecavüzün tespit edildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, belirlenen ecrimisilin de ilk rapora göre düşük hesaplandığını, imar yolsuzluğu yapıldığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil, olmazsa arsa bedeli ve muhik bir tazminat karşılığında temliken tescil taleplerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Yasal ayrıcalıklar dışında, TMK’nın 684/1 inci ve 718/2 nci maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar TMK’nın 725 inci maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş, böylece muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine bazı koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki ... yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza ... yapılmış olmalıdır.... inşaat, ... yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı ... yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de Türk Medeni Kanunu'nun 725 inci maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur.
-
Bu tür davalarda ... yapıyı yapan kişinin taşınmazı lehine, taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkı yoksa durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde ... yapıyı yapan kimse, taşan kısım için uygun bir bedel karşılığında irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir. TMK’nın 725 inci maddesine dayanılarak tescil talebinde bulunulabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; a) Birinci koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır. TMK’nın 725 inci maddesi hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, ... yapının bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin TMK’nın 3 üncü maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, ... inşaatı yapan kimsenin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da ... inşaat yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder. İyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki, 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan ... inşaat sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir. (Sübjektif koşul) b) İkinci koşul, yapı kıymetinin taşılan arazi parçasının değerinden açıkça fazla olmasıdır. TMK’nın 725 inci maddesinde “durum ve koşulların haklı kılması” şeklinde ifade edilen husus uygulama ve doktrinde inşaatın yıkılması ile inşaat sahibinin uğrayacağı zarar veya yıkılmaması halinde arsa malikinin arsasının uğrayacağı değer kaybının karşılaştırılması şeklinde değerlendirilmektedir. Kastedilen değer sadece taşılan arazinin değerinden ibaret değildir. Bu değerin içinde arazi sahibinin taşılan kısım dışında kalan arazisinin uğrayacağı değer kaybı da vardır. Arsa malikinin arsasının uğrayacağı değer kaybı uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle TMK’nın 4 üncü, TBK’nın 50 nci maddesi uyarınca ve aynı zamanda sebepsiz zenginleşmeyi önleyecek biçimde dava tarihine ve objektif esaslara göre tespit ve takdir edilmelidir. (Objektif koşul) c) Üçüncü koşul ise ... inşaat yapanın, taşınmaz malikine bu bedeli ödemesidir. ... inşaatın yıkılması gerekmiyorsa, mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda belirlenecek bedel arsa sahibine ödenmek üzere depo ettirilmelidir. d)Yukarıda değinilen üç koşulun yanısıra, mahkemece iptal ve tescile karar verilebilmesi için ... yapının zeminindeki arazi parçasının ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir.
-
Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:50:17