Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2162
2023/3268
12 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı ... yönünden davanın kabulüne, davacı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Edirne ili, .... ilçesi, ..... Mevki, 1539 ada 71 ve 28 parsel sayılı taşınmazların ... tarafından haricen satın alındığını ancak, tapuda devir işlemi yapılmadığını, tapu kayıt maliki.....'ın 18.12.1972 tarihinde vefat ettiğini, davacı ...'nın bu taşınmazları satın aldığı tarihten beri malik sıfatıyla zilyet ve tasarruf ettiğini ve dava hakkını ...'ya devrettiğini, Medeni Kanun'un 639/2 ve 713/2 nci maddelerinde belirtilen şartlar oluştuğundan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
-
Davacılar vekili 04.03.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerinin 07.01.1976 tarihinde noterde re’sen düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğunu açıklayarak dava konusunu ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ
İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli kararıyla; davanın davacı ... yönünden kabulüne, Edirne ili, .... Mahallesinde bulunan 1539 ada 71 ve 28 parsel numaralı taşınmazların ....oğlu .....adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ..... kızı ... adına tesciline, davacı ... yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını davalı ... vekili temyiz etmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; satış vaadi sözleşmesinin ilgilisine şahsi hak sağladığını, ayrıca sözleşmenin düzenlendiği tarih dikkate alındığında talebin zaman aşımına uğradığını, bunun yanında vaad alacaklısının davacı ... olduğu hâlde davacı ... adına taşınmazın tescilinin mümkün olmadığını belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, noterde re’sen düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
-
Kaynağını Türk Borçlar Kanunu'nun 29 uncu maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 237 inci maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı ve Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmî şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanunu'nun 716 ncı maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmez.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre, Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunmakla; davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:51:34