Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2538
2023/3255
12 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/282 E., 2022/534 K.
KARAR: Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ön alım hakkına dayalı tapu iptali tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili, davacının elbirliği halinde paydaşı olduğu ... ili, ... ilçesi, 82 ada 56 parsel sayılı taşınmazda davalıya yapılan pay satışı ile ilgili önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek dava konusu taşınmazda davalı ... adına olan hissenin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının dava konusu taşınmazda elbirliği halinde paydaş olduğunu, dava konusu satışın 28.01.2014 tarihinde gerçekleştiğini, davanın ise 26.01.2016 tarihinde açıldığını, elbirliği paydaşlarının tamamının davada taraf olması gerektiğini, dosyada taraf teşkili sağlanana kadar 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olacağını ve taşınmaz üzerinde fiili taksim olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2017 tarih ve 2016/20 Esas, 2017/242 Karar sayılı kararıyla; "davacıların önalım davasında dayandıkları ve kendilerine yasal ön alım hakkı sağlayan 1/4 paydaki iştiraki çözdükleri, her birinin 17.01.2017 tarihi ile itibari ile artık 1/16 payın müstakilen sahibi oldukları, davacılara yasal ön alım hakkını sağlayan elbirliği altındaki payın dava sırasında ortadan kaldırıldığı, ön alım davasının, bir paydaşın taşınmazdaki payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satması hâlinde, satım tarihinde diğer paydaşlarca kullanılan bir hak olduğu, bu suretle yasal ön alım hakkının sona erdiği" gerekçeleri ile davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.14.2018 tarih ve 2018/194 Esas, 2018/634 Karar sayılı kararıyla; istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 07.06.2021 tarih ve 2018/3635 Esas, 2021/3790 Karar sayılı kararı ile ''davanın açıldığı tarihte davacı, dava konusu taşınmazda murisi ... adına kayıtlı 1/4 nispetindeki payın elbirliği halinde paydaşıdır. Mahkemece verilen süre içinde, davacı vekili 13.06.2016 tarihli dilekçe ekinde adı geçen murisin tüm mirasçılarına ait vekaletnameleri ibraz ederek müvekkillerinin davaya muvafakat ettiklerini beyan etmiştir. Yargılama sırasında elbirliği paydaşlarının tamamı davacı yanında vekil aracılığıyla yer aldıklarından dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. Ön alım hakkı, paylı mülkiyette kişiye değil, paya bağlı bir haktır. Elbirliği paydaşlığı durumunda ise tüm paydaşların elbirliği mülkiyet hükümleri uyarınca yer almaları yeterlidir. Davacı ...'ın elbirliği halinde paydaş olduğu paya bağlı olarak tereke adına süresinde dava açtığının kabulü gerekir. Taraf teşkili yargılama aşamasında tamamlandığına göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir" gerekçesi ile HMK'nın 373/1 inci maddesi gereğince davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına; yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtilen nedenler ve taşınmazda fiili taksimin bulunmadığının yapılan keşif ile anlaşıldığı, denkleştirici adalet ilkelerine göre taşınmazın dava tarihindeki değerinin bulunarak bu bedel üzerinden depo kararı verildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne; dava konusu 6240 ada 60 parsel (yeni) sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesini tekrar ederek, elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi payda davacının tek başına açma hakkının bulunmadığını, taraf teşkilinin yargılama aşmasında tamamlanmış sayılmasına karar verilmesine karşın, elbirliği halinde maliklere ait muvafakatın yasal ön alım süresi geçtikten sonra verildiğini, taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, paydaşların ayrı ayrı sözleşmelerle taşınmazı icara verdiklerini, davacının davayı açmak için yasal sürenin son gününe kadar beklediğini, taşınmaz için ödenen bedelin bu süre içerisinde değer kaybettiğini, taşınmazın arsa vasfına dönüştüğünü belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
Ön alım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekmektedir. Çünkü bu gibi hallerde her ne kadar davacı kendi adına dava açmış olsa da 11.10.1982 tarihli ve 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Davaya muvafakat, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı sona ereceğinden davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden nazara alınması gerekir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafından bakım borcunun yerine getirildiği ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:51:34