Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/404

Karar No

2023/3156

Karar Tarihi

7 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili, .... parsel sayılı taşınmazı 5 kardeş birlikte aldıklarını ve üzerine birlikte bina yaptıklarını, davacılardan ....in 1 No.lu daireyi,...'in 5 No.lu daireyi, ....'in mirasçılarının 4 No.lu daireyi 25 yıldan fazla süredir kullandığını, taşınmazın kardeşlerden davalı ... ve diğer davalıların murisi ..... adına kaydedildiğini belirterek davalılar adına kayıtlı olan kendi paylarına düşen kısım haricindeki fazla payların iptali ile müvekkilleri adlarına tesciline taşınmaz üzerinde bulunan binadaki 1, 4 ve 5 No.lu dairelerin ayrı ayrı müvekkillerine aidiyetinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

  2. Davalı ... taşınmazı 5 kardeş birlikte aldıklarını ve üzerindeki binayı birlikte yaptıklarını her dairenin bir kişiye ait olduğunu belirterek davayı kabul etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli ve 2018/262 Esas, 2019/707 Karar sayılı kararıyla; davalı ... yönünden daha önce karar verildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, Hüseyin mirasçıları aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 18.11.2020 tarih ve 2020/1712 Esas, 2020/7465 Karar sayılı ilamında; ''... hukuki yarar bulunan davada açıklanan ilkeler çerçevesinde davacılar vekilinin muhdesatın aidiyetinin tespiti talebinin incelenmesi gerekirken eksik inceleme ile olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi...'' doğru görülmemiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davalı ... yönünden daha önce karar verildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, tapu iptali ve tescil isteminin davalılar ..., ve ... yönünden reddine, muhdesatın aidiyeti tespiti talebinin kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, muhdesatın aidiyetinin tespitinin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak kabulüne karar verildiğini, davacıların yeterli delil ileri süremediklerini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespitinin kabulüne dair kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

  2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684 üncü maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, 718 inci maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır.

  3. Genel kuralı oluşturan bu hükümler dikkate alındığında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların mülkiyetinin kural olarak arzın mukadderatına tabi olacağı, muhdesatın taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemeyeceği, aksine bir kanun hükmü bulunmadıkça da muhdesatın mülkiyetinin taşınmazın malik veya maliklerinden başka birisine veya maliklerden bir veya birkaçına ait olduğunun tespitinin dava edilemeyeceği, mahkemelerce de bu sonucu doğuracak şekilde hüküm verilemeyeceği kuşkusuzdur.

  4. Ne var ki, böyle bir istemle dava açılması halinde "çoğun içinde azı da vardır" kuralı gözetilerek diğer koşulların da varlığı halinde davanın kısmen kabulü ile muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.

  5. Değerlendirme

  6. Somut olaya gelince; davacılar taşınmaz üzerinde bulunan binadaki bazı bağımsız bölümlerin kendilerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin kararı dosya kapsamında toplanan deliller ve tanık beyanları ile uyumlu değildir.

  7. Toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarından davacılar ile davalı ... ve diğer davalıların murisi Hüseyin tarafından dava konusu muhdesatın yapılmasında emek ve ekonomik katkısının bulunduğu ancak yapılan katkı sebebiyle tazminat talebi de bulunmadığı, bu hususun bu davaya konu edilemeyeceği bu yönden sebepsiz zenginleşme gereğince eda davasının açılabileceği, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın fiili kullanım şeklinin uzun zamandan beri süregeliyor olması muhdesatın davacılar tarafından meydana getirildiği sonucunu doğurmayacağı gibi davaya konu taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacılar tarafından kendi nam ve hesabına ve kendi kazancı ile yapıldığının da ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.

  8. Hal böyle olunca kanıtlanamayan muhdesatın aidiyeti davasının reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir, bu sebeple hüküm bozulmuştur.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamavı.kararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim