Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2297

Karar No

2023/3029

Karar Tarihi

1 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen vasiyetnamenin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ile kardeş olduklarını, davalının müşterek murisleri olan babalarının ölümünden kısa bir süre önce onu etkileyerek iradesini fesada uğratmak suretiyle babalarına vasiyetname düzenlettiklerini, murisin hasta ve devamlı ilaç kullanan birisi olduğunu, vasiyet tarihine 90 yaşında olup akli melekelerinde bazı sorunlar bulunduğunu, bu durumda bir kişinin kendi iradesi ile böyle bir vasiyetname yapmasının beklenmediğini, davalının murisi zorla Noter'e götürerek vasiyet yaptırdığını ileri sürerek, murise ait Trabzon 1. Noterliği'nce düzenlenen 23.05.2012 tarih ve 7965 yevmiye No.lu vasiyetnamenin iptalini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddiasının gerçeği yansıtmadığını, muris babasına kendisinin baktığını, dava konusu vasiyetnamenin Yasa'nın aradığı tüm şartları taşıdığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2015/165 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararıyla; düzenleme şeklinde yapılan vasiyetnamenin şekil şartlarını taşıdığı, tanık olarak ... ve ...'ın imzalarının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. YARGITAY BOZMA KARARI

  1. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmişlerdir.

  2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 10.09.2018 tarihli ve 2016/21664 Esas, 2018/8240 Karar sayılı ilamında mahkemece davacı tarafın tüm delilleri toplanıp ehliyetsizlik iddiası yönünden, işlem tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetinin olup olmadığının tesbiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması, yine davacının murisin iradesinin sakatlandığı yönündeki iddiasına ilişkin olarak ise dosyadaki deliller değerlendirilip, hangisine üstünlük tanındığı belirtilerek bu iddia gerekçelendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

V. İLK DERECE MAHKEMESİNCE BOZMAYA UYULARAK VERİLEN KARAR

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu'nca ...'nın 23.05.2012 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu oybirliği ile mütalaa olunduğu, dinlenen tanık beyanları ile toplanan delillerden murisin bilhassa vasiyetnameyi yanılma ile düzenlediği yönünde görgü ve bizzat bilgiye dayalı beyanın elde edilemediği, irade sakatlığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz etmiştir.

B. Temyiz Nedenleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; tanıkların hepsinin bizzat görgüye dayalı tanıklar olup muris ile birebir yaşadıkları olayları anlattıklarını, davalının murisin iradesini etkilediği yönde beyanda bulunduklarını, dosya kapsamı ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalının ikrahı altında vasiyetname yapıldığının kanıtlandığını, mahkemece "ikrah" sebebinin üzerinde durulmadığını, davalının bakıma muhtaç olan murisi sistematik bir şekilde bakımı ile ilgili olarak tehdit ettiğini ve korkuttuğunu, Adli Tıp Kurumu raporunun çelişki ve eksikliklerle dolu olduğunu, raporda açık bir şekilde vasiyetname düzenlendiği tarihten hemen öncesindeki hastane girişlerinde ve epikriz raporlarında murisin Alzheimer hastası olduğunun belirtildiğini, alzheimer hastalarının tıbben iyileşme imkanı bulunmadığını, dolayısıyla murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte de alzheimer hastası olduğunu ve bu durumun murisin fiil ehliyetini engelleyecek nitelikte olduğunu, murisin yaşı, alzheimer hastalığı ve parkinson unutkanlığı vb. etkenler göz önüne alındığında mahkemece karara dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu raporunun hatalı olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tasarruf ehliyeti ve irade sakatlığı sebebiyle vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

Uyuşmazlık çözümünde; vasiyetnamenin iptali ilişkin olarak Türk Medeni Kanunu’nun 557 nci maddesi esas alınmıştır.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Vasiyetnamenin iptaline ilişkin olarak açılan davada; bozma ilamına uyularak verilen son kararın temyizi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu, davanın reddine ilişkin kararın onanması yönünde sayın çoğunluğun kararına karşı muhalefet görüşümüz aşağıdaki şekildedir.

  1. Davanın geçmiş aşamaları yukarıda açıklandığı için tekrara girilmemiştir.

  2. İlk Derece Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli davanın reddine dair kararı 3. Hukuk Dairesinin 10.09.2018 tarihli ilamı ile iki yönden bozulmuştur.

  3. İlk Derece Mahkemesi bozma ilamına uyarak gerekli araştırmalar yapmış ise de, gerek eksik araştırma yapması ve gerekse tanık beyanlarını hatalı değerlendirmesi sonucu, davanın reddine karar vermiştir.

  4. İlk bozma sebebi, vasiyet tarihinde 90 yaşında olan muris ...'nın fiil ehliyetinin olup olmadığının araştırılması olup toplanan deliller sonrası A.T.K.'dan rapor alınmış ve fiil ehliyetinin yerinde olduğu açıklaması sonrası diğer bozma sebebi yönünden araştırma yapılmıştır.

  5. Miras bırakanın yaşı, bulunduğu durum, alzheimer, parkinson vb. rahatsızlıklarına rağmen, ATK tarafından yapılan inceleme yetersizdir. Yapılan itirazlar dikkate alınarak öncelikle bir üst kuruldan bütün dosya muhtevasıda dikkate alınarak yeni bir rapor alınması gerekmektedir.

Çünkü murisin etkilenmeye açık olduğu ve tamamen davalının hakimiyeti altında bulunduğu, bunlarla bağlantılı olarak yaşadığı tıbbi sıkıntılar itibariyle, mevcut raporun hüküm vermeye elverişli olmadığı belirgindir.

Bu durumda yetersiz bilirkişi raporu sebebiyle, mevcut kararın bozulması ve yeniden yukarıda açıklandığı ve keza 3. Hukuk Dairesinin bozma gerekçesinde açıklanan hususlar gereğince araştırma yapılması elzemdir.

  1. Diğer bozma sebebi ise, "murisin iradesinin sakatlandığı yönündeki iddianın" araştırılmaması olup, bozmaya uyulmakla bu yönden de inceleme yapılmış ise de varılan sonuç hatalıdır.

Karar gerekçesinde "fiil ehliyetine haiz olan ...'nın 23.05.2012 tarihinde yanılma ile vasiyetname düzenlenmediği" belirtilerek eksik hatalı gerekçe bildirilmiştir.

  1. Dinlenen çok sayıda tanığın tarafsız oldukları, yer ve zaman bildirerek, murisin, davalı kızı tarafından etkilendiği, etrafla temasının kesildiğini, dostları ile dahi görüştürülmediğini, hatta murisin yaptığı vasiyetnameden pişman olduğunu vb. etraflıca anlatmalarına rağmen, bu beyanlar görmezden gelinmiş, adeta yok sayılmıştır.

  2. İkinci bozma sebebinin, alakası olmadığı halde ATK raporu ile ispatlanmak istenmesi hatalıdır.

Çünkü bozma sebepleri farklı olup ayrı ayrı gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece işin kolayına giderek, ATK gerekçesini öne çıkarıp, tanık beyanlarını itibardan düşürmüştür.

  1. Esasen vasiyetname tanıkları ... ve ...'ın yeminli beyanları da ilginçtir. Kanuni zorunluluk gereği (TMK) belli derecede engelli olanlar tanık olarak, vasiyetnameye katılamazlar. Bu tanıkların şeklen bir engeli gözükmemektedir.

Ancak yeminli beyanlarında, vasiyetnamenin usulünce okunmadığını, Notere gittiklerinde "murisin kızının da orada olduğunu" açıkladıkları, yine "yazılmış ve hazırlanmış olan bir belgeyi Noter'de imzaladıklarını, böyle vasiyetname düzenlendiğini bilsem imza atmazdım" "içeriği bilmiyordum" şeklinde yapılan açıklamalar dikkate alındığında esasen, murisin bilinçli olarak değil, iadesi yanıltılarak ve kendisine bakılmayacağı manevi ikrahı ile vasiyetnameye rıza gösterdiği ortaya çıkmaktadır.

  1. Her iki tanık da, davalı ...'in vasiyet sırasında babasının yanında, noterde olduğunu ısrarla belirtmektedirler.

Esasen davalı ...'in TMK'nın 536 ncı vd. maddelerine göre katılma yasağı bulunmaktadır. Bu durum hukuki işleme bizatihi katılmaya manidir. Yasaklı kişilerin resmi işleme katılmayıp, bizzat muris ile Noter'e birlikte gitmesi yasak kapsamında değildir.

Ancak bütün tanık anlatımları itibariyle, yurt dışında olan diğer mirasçılara göre daha avantajlı olan davalının, bu durumda ilerlemiş yaştaki sağlık problemleri olan babasını etkilemesi kaçınılmazdır.

"Yasaklı kişilerin mirasbırakanın yanında Noterliğe, mahkemeye veya konsolosluğa onunla beraber gitmesinin madde kapsamında değerlendirilemeyeceği; ... söz konusu halin, en fazla koşullarını taşıması ihtimalinde, mirasbırakanın iradesinin sakatlandığı iddiası ile TMK md. 557/1 b.2 uyarınca iptal sebebi teşkil edebileceği söylenmelidir." (Furkan OLGAÇ, Türk Hukukunda Resmi Vasiyetname, doktora tezi, İstanbul 2020, sf. 243 244. Yök Tez)

  1. Yukarıda açıklandığı üzere gerek vasiyetname tanıkları, gerekse diğer dinlenen tanık beyanlarına göre, murisin etkilenme ile, iradesinin sakatlandığı, gerçekte yapmayacağı bir işlemi, manevi ikrahı ile yaptığı açıktır.

Bu durumda ikinci bozma sebebi yönünden de davanın ispatlandığı açık olup, eğer birinci sebep için bozma düşünülmediği takdirde, esasen ikinci bozma sebebine göre, davacıların davasını ispat etmesi karşısında, davanın bu gerekçe ile de bozulması gerekmektedir.

Neticeten onama gerekçesine, yukarıda açıkladığım izahat gereğince katılmadığımı, kararın bozulması gerektiğini karşı oy olarak beyan ederim.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

verilenkararcevaptemyizolgaçvı.kararımahkemesionanmasınadereceuyularakmahkemesincebozmayayargıtaybozmakarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim