Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4158
2023/2982
30 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mirasta denkleştirme terditli tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili vekili Avukat ..., karşı taraftan asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; 29.04.2014 tarihinde ölen tarafların babası ve ortak miras bırakanı ...'nin sağlığında 01.08.1996 tarihinde parasını ödeyerek İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesinde, 6 adada bulunan 6, 12 ve 18 sayılı parselleri davalının adına satın aldığını, murise ait banka hesabındaki 10.228.390,00 TL'nin 21.03.2014 22.04.2014 tarihlerinde ve .... Elektriğe ait 322 lot hisse senedinin 19.07.2011 tarihinde davalıya aktarıldığını belirterek öncelikle mirasta denkleştirme hükümlerine göre dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında müvekkili adına tescilini, paranın ve hisse senetlerinin miras payı oranında müvekkiline verilmesini, uygun görülmezse belirtilen kazandırmaların tenkisini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile miras bırakanın taşınmazların satış bedeline ilişkin ödeme yaptığı ve davalıya 10.228.390,00 TL'yi kazandırdığı hususlarındaki iddiaların kanıtlanamadığı, ayrıca talep konusu hisse senetlerinin ekonomik değerinin olmadığı ve miras bırakanın tüm mirasçılarına sağlığında kazandırmalarda bulunarak mirasını paylaştırma kastıyla hareket ettiği gerekçeleriyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili, İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporuna ve ek raporuna (bir gerekçe de sunulmayarak) aykırı karar verildiğini, delillerinin tartışılmadığını, tanıklar ... ve ...'ın ifadelerinin, murisin 19.07.2011 tarihli talimatının, bilirkişi raporunun, bilirkişi ek raporunun, murisin banka hesabından para çekilme tarihlerinin davalının banka hesabında para açılma tarihlerine denk gelmesinin ve miktarların tutarlılığının ve davalının taşınmazları edindiği tarihlerde alım gücünün olmamasının davalarını kanıtladığını, terditli talepleri hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, hisse senetlerinin ekonomik değerinin olmadığı yönündeki gerekçenin hukuki olmadığını, değeri olmasa dahi miras payı oranında müvekkiline iadesinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin kararlarının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporuna ve ek raporuna (bir gerekçe de sunulmayarak) aykırı karar verildiğini, Mahkemenin uzmanlık alanına girmeyen bankacılık işlemleri konusunda değerlendirme yaptığını, delillerinin tartışılmadığını, özellikle ... ve ... olmak üzere tüm tanık ifadelerinin, murisin 19.07.2011 tarihli talimatının, bilirkişi raporunun, bilirkişi ek raporunun, murisin banka hesabından para çekilme tarihlerinin ve dakikalarının davalının banka hesabında para açılma tarihlerine ve dakikalarına denk gelmesinin, miktarların tutarlılığının ve davalının taşınmazları edindiği tarihlerde alım gücünün olmamasının davalarını kanıtladığını, terditli talepleri hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, hisse senetlerinin ekonomik değerinin olmadığı yönündeki gerekçenin hukuki olmadığını, değeri olmasa dahi miras payı oranında müvekkiline iadesinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasta denkleştirme terditli tenkis istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 669 ve 505 inci maddeleri.
-
Mirasta iadenin konusu bakımından, genel olarak üç şart aranır. Birincisi, karşılıksız bir kazandırıcı işlem bulunmasıdır. İkincisi, bu işlemin miras bırakan tarafından ve miras bırakanın malvarlığından yapılmış olması ve sonuçlarının miras bırakanın sağlığında meydana gelmiş olmasıdır. Üçüncüsü ise, karşılıksız kazandırıcı işlemin mirasçının miras hakkına mahsuben yapılmış olmasıdır (İmre Zahit Erman Hasan, Miras Hukuku, Der Yayınları, İstanbul, 2016, s.524).
-
Kazandırma bir kimsenin mal varlığına ekonomik değere sahip bir menfaatin sağlanması işlemidir (Şener Esat, İlmi Açıklama ve Kazai İçtihatlarla Mirasta Tenkis, İade, İstihkak, Seçkin Yayınevi, Ankara, 1995, sayfa 114).
-
Mirasçı lehine yapılan karşılıksız kazandırıcı işlem miras bırakan tarafından yapılmalı ve onun mal varlığından çıkmış olmalıdır, yani kazandırma doğrudan yapılmalıdır. Başka bir anlatımla, miras bırakan tarafından üçüncü kişiye yapılan kazandırma sonucunda üçüncü kişi miras bırakanın yasal mirasçısına sağlararası karşılıksız kazandırma yapsa bile o yasal mirasçı denkleştirmeyi sağlamak için aldığını terekeye geri vermekle yükümlü değildir.
-
Tenkise tâbi sağlararası kazandırmalara ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 565 inci maddesi şöyledir:
"Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tabidir:
-
Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,
-
Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar,
-
Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,
-
Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Somut olayda, dava konusu taşınmazların satış bedelinin miras bırakan tarafından ödendiği ispatlanamadığından, bedele ilişkin mirasta denkleştirme ve tenkis taleplerinin reddi yerindedir. Her ne kadar davacı tarafından tanık beyanları ile gizli bağış olgusunun ispatlandığı iddia edilmiş ise de; dosya kapsamında tarafsız tanıklarca iddiayı ispata yeterli bilgi ve görgüye dayalı tanık ifadesi yer almamaktadır.
-
Dava konusu hisse senetlerinin (miras bırakan tarafından davalıya verildiği tarih olan) 19.07.2011 tarihi ile (miras bırakanın ölüm tarihi olan) 29.04.2014 tarihlerinde ekonomik değerinin olmadığı sabit olduğuna göre "karşılıksız kazandırma" koşulunun somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Öte yandan tasarruf tarihi itibari ile ekonomik değer taşımamaları nedeniyle hisse senetlerinin davalıya devredilmesinde, miras bırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla veya miras payına mahsuben ve terekeye iade kastıyla hareket ettiği de düşünülemez. Hâl böyle olunca, hisse senetlerine ilişkin mirasta denkleştirme terditli tenkis talebinin reddi yerindedir.
-
Dava konusu murise ait banka hesabındaki 10.228.390,00 TL'nin 21.03.2014, 22.04.2014 tarihlerinde davalıya kazandırılmasına ilişkin iddiaya gelince;
-
Dava konusu olan Türkiye İş Bankası ..... Şubesinde miras bırakana ait 1198 321982 sayılı hesaba ilişkin hareketlerinin incelenmesinde; 22.04.2014 tarihli, 20004 numaralı ve "1201 SB2 Gise 31 nolu Fiş Valör Tashihi 1198/392991 *Muh. Hes" açıklamalı işlemle hesaptan 5.144.846,46TL para çıkışının olduğu; yine aynı hesaptan 21.03.2014 tarihli, 120013 numaralı ve "2 nakit ödeme TRY çekilen" açıklamalı işlemle 5.083.544,00 TL para çıkışının olduğu anlaşılmıştır.
-
Davacının iddiasının, 1198 321982 sayılı murisin hesabından çıkan toplam 10.228.390,46 TL'nin 5.000.000,00 TL'sinin 22.04.2014 tarihinde davalıya ve dava dışı (davalının oğlu olan) .....'ye ait Akbank ..... Şubesinde bulunan 145034 sayılı hesaba kazandırılmak sureti ile 145034 sayılı hesabın açıldığı; 3.000.000,00 TL'sinin 21.03.2014 tarihinde davalıya ait Akbank .... Şubesindeki 144279 sayılı hesaba kazandırılmak sureti ile 144279 sayılı hesabın açıldığı; bakiye 2.228.392,46 TL'nin ise üzeri davalı tarafından 3.000.000,00 TL'ye tamamlanarak davalıya ait Akbank .... Şubesinde bulunan 144294 sayılı hesaba kazandırılarak 144294 sayılı hesabın açıldığı yönünde olduğu anlaşılmıştır.
-
Davalıya ait Akbank ..... Şubesindeki 144294 sayılı hesap hareketlerinin incelenmesinde; 21.03.2014 tarihli ve "0416/hesap açılışı" açıklamasıyla 3.000.000,00 TL para yatırılarak hesabın açıldığı anlaşılmıştır.
-
Davalıya ait Akbank ... Şubesindeki 144279 sayılı hesap hareketlerinin incelenmesinde; 21.03.2014 tarihli ve "0416/işbankası ... şb. Alınan ... a" açıklamasıyla ve 3.000.000,00 TL para yatırılarak hesabın açıldığı anlaşılmıştır.
-
Davalıya ve dava dışı (davalının oğlu olan) .....'ye ait ortak hesap olan Akbank ..... Şubesinde bulunan 145034 sayılı hesap hareketlerinin incelenmesinde; 22.04.2014 tarihli ve "908 işbank ... alınan ... ... nz. Hs" açıklamasıyla ve 5.000.000,00 TL para yatırılarak hesabın açıldığı anlaşılmıştır.
-
Mahkemece aldırılan (emekli banka müdürü) bilirkişi...'ün 25.12.2016 tarihli raporunda varılan kanaatin, "...2 Davalı ... oğlu ...'nin Akbank ... Şubesi nezdindeki 145034 nolu hesabının; 22.04.2014 tarihinde 5.000.000TL İşbankası ... Şubesinden alınan havale hs. Açıldığı,
3 Davalı ...'ye ait 144294 sayılı hesabının 21.03.2014 tarihinde 3.000.000 TL İşbankası ... Şubesinden alınan alınan havale hs açıldığı, böylece muris ...'nin T.iş Bankası ... Şubesindeki 1198 0321982 vadesiz TL hesabından, 21.03.2014 tarihinde 5.083.544TL, 22.04.2014 tarihinde 5.144.848,46 = 10.228.392,46 TL'nin; 5.000.000 + 3.000.000 = 8.000.000 TL'sinin bu hesaplara gönderildiği anlaşılmaktadır.
4 10.228.392,46 TL 8.000.000TL= 2.228.392,46TL'nin davalı ya da davalının oğlu ... hesaplarında saptanamadığı, 2.228.392,46TL'nin nerede ya da nasıl kullanıldığı konusunda dosyada bir bilgi bulunmamaktadır..." ifadeleriyle belirtildiği anlaşılmıştır.
-
Mahkemece bilirkişi raporuna itiraz üzerine aynı bilirkişi...'den aldırılan 01.10.2017 tarihli ek raporunda ise; miras bırakanın 1198 321982 numaralı hesabından 21.03.2014 tarihinde 5.083.544,00 TL çekildiği ve aynı gün 3.000.000,00 TL'sinin T.İş Bankası ... Şubesine gönderildiği; 22.04.2014 tarihinde 5.144.846,46 TL'nin 5.000.000,00 TL'sinin çekildiği ve aynı gün T.İş Bankası ... Şubesine gönderildiği, 21.03.2014 tarihinde Akbank ... Şubesinde "İş Bankası ... Şb. Alınan ... ait tutar" açıklamasıyla davalı ...'ye 3.000.000,00 TL'lik 144279 numaralı hesap açıldığı; 22.04.2014 tarihinde Akbank ... Şubesinde "İş Bankası ... Şb. Alınan" açıklamasıyla davalı ... (ve oğlu ...) adına 5.000.000,00 TL'lik 145034 sayılı hesap açıldığı hususlarının tespit edildiğini, muris hesabındaki paraların çekildiği, muris hesabından çekilen tutarların davalının hesaplarına yapılan havale/EFT'lerle örtüştüğü kanaati bildirilmiştir.
-
İlk Derece Mahkemesince, "...bilirkişice her ne kadar hesap hareketlerinin örtüştüğü belirtilmekte ise de ilgili meblağların murisin hesabından elden çekildiği ve ... İş Bankası şubesine gönderildiği ve buradan da elden çekildiği ve ancak gerek davalının bireysel hesabına gönderilen 3.000.000,00 TL gerekse oğlu ile müşterek hesaba gönderilen 5.000.000,00 TL nazara alındığında buna ilişkin olarak işlemlerin kimin yaptığı, hesaba paraların elden mi yattığı yoksa hesaptan mı gönderildiği hususlarının saptanamadığı yine davalının ve oğlu ile beraber müüşterek hesabına gönderilen paraların muris Kuddusi ve torunu ...'ye ait İş bankasına ait 19356 nolu müşterek hesaptan murisin ...'deki 0321982 nolu hesabına gönderilmiş olması nazara alındığında gönderilen meblağların muris ile torunun müşterek hesaplarındaki paralar olup davalıya bireysel olarak yalnızca 5.500.000,00 TL nin intikal etmiş olacağı ve davalının bu miktar yönünden sorumlu olacağı göz önünde bulundurulmalıdır...
muris tarafından ise şahsına ait hesap olan 0321982 nolu hesabından ... İş bankası şubesi marifeti ile çekildiği, ancak paraların çekildikten sonra kime verildiği, kim tarafından davalı ve oğlunun hesabına gönderildiği hususlarının açık olmadığı, buna ilişkin olarak EFT ve havale dekontlarının ayrıntılarının bulunmadığı, paraya ilişkin olarak saklı payın ihlali nedeniyle davacı tarafından tenkis talebinde bulunulmuş ise de, davaya konu edilen paranın muris ... ile davalı ...'nin oğlu ... ile ortak hesaptaki para olduğu, getirtilen bankalardaki hesaplara ilişkin taraflara ait hesap bilgilerine ilişkin dökümlerde ... ile torunu ...'nin müşterek ortak hesaplarının olduğu, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/9931 Esas 2019/3685 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere müşterek hesap ve hesap sahiplerinin yarı yarıya müşterek olarak açılmış banka hesabının yarı yarıya hesap sahiplerine ait olduğunun kabul edilmesi karşısında davacı ... tarafından açılan bu davada her ne kadar paranın torun ...'ye hibe edildiği iddia edilmiş ise de; bankacı bilirkişiden alınan rapor kapsamında 8.000.000,00 TL'nin ... ve oğlu ...'ye ... şubesinden havale edildiğini, geri kalan 2.000.000,00 TL'nin ise belirsiz olduğu ve açıkta kaldığı hususu tespit edilmiş ise de, dosya kapsamında buna ilişkin olarak bir EFT/havale dekontunun veya belgesinin yani havaleye ilişkin belgenin (hesaptan hesaba yollanan paraya dair belge) mevcut olmadığı, davalı ... ve oğlu ...'nin hesaplarına giren paranın muris ...'ye ilişkin aynı para olduğu hususunun ispatlanamadığı karşısında bu paraya ilişkin olarak da açılan denkleştirme ve tenkis talebinin reddine..." açıklamalarıyla bilirkişi raporuna ve ek raporuna itibar edilmediği belirtilmiştir.
-
İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporuna itibar edilmeme ve 10.228.390,00 TL'ye ilişkin mirasta denkleştirme ve tenkis taleplerinin reddedilme gerekçeleri Dairemizce de yerinde bulunmuştur. Davacı ispat yükü üzerinde olmasına karşın, miras bırakan tarafından davalıya 10.228.390,00 TL kazandırıldığını ispat edememiştir.
-
Öte yandan, davacı, murisin ...'deki arsasının satışından elde ettiği 10.190.880,00 TL'yi, İş Bankası ... Şubesine yatırdığını ve daha sonra bu parayı davalıya karşılıksız olarak kazandırdığını belirtmiş; miras bırakanın Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/28657 soruşturma sayılı dosyasına verdiği 10.09.2013 tarihli şikayet dilekçesinde, (davacı) ...'a sağlığında pek çok kazandırmada bulunduğunu, ...'ın bunlarla yetinmeyerek ...'de adına kayıtlı 7500 metrekarelik arazi satışından gelen ve İş Bankası ... Şubesine yatırdığı 10.000.000,00 TL parasını da kendisine vermesi için tehdit ettiğinden bahisle ... hakkında şikayetçi olduğunu belirtmiş olması karşısında miras bırakanın davacının iddiasına konu olan meblağın davacıya verilmesini istemediği, dolayısıyla eldeki dava açısından miras bırakanın terekeye iade kastının ve miras payına mahsup kastının bulunmadığı da sabittir.
-
Sonuç olarak, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 8.400,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:16