Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/258
2023/2976
30 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen vasiyetnamenin tenfizi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davacı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; vasiyet eden muris ....Beyoğlu Noterliği'nce düzenlediği 12.10.1990 tarih 28689 yevmiyeli vasiyetnamesiyle, Konya'da bulunan .... ada 37 parselde kayıtlı taşınmazlarını (dükkan ve büroların) ölümünden sonra ..... Vakfı adı altında bir vakıf kurulmak ve kurulan vakfın geliri ile fakir çocukların okuması için burs verilmek üzere .... Üniversitesi'ne bıraktığını, üniversite tarafından vasiyetnamede belirtilen .... Vakfı'nın kurulduğunu, bu nedenle de vasiyetnameye konu taşınmazların davacı Vakıf adına tescili (vasiyetnamenin tenfizi) talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2011 tarihli ve 2008/59 Esas, 2011/519 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile vasiyetnamenin tenfizine muris vasiyetçi adına kayıtlı vasiyet edilen taşınmazların davacı ... Vakfı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2011 tarihli ve 2008/59 Esas, 2011/519 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 20.12.2012 tarihli ve 2012/19912 Esas, 2012/26403 Karar sayılı ilamında; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 541 inci maddesine göre muris vasiyetçinin mirasçı eşi....nde davada hasım olarak gösterildikten sonra davanın esasına girilmesi gerekirken, mirasçı eşe de dava yöneltilmeden eksik hasım ile davanın sonuçlandırılması doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar vermiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında murisin ölüm yeri olması sebebi ile İngiltere Başkonsolosluğu'na yazılan müzekkereye verilen cevapta, İran Başkonsolosluğu ile işlem yapılması gerektiğinin bildirildiği, ölümüne ilişkin kayıtların gönderildiği, davacı vekili tarafından İran'dan veraset ilamı başvurusunda bulunulduğunun bildirildiği geçen süre içerisinde veraset ilamının sunulmadığı, taraf teşkilinin sağlanamadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-
Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün 23.11.2016 tarihli yazı cevabında İran ile Türkiye arasında karşılıklılığının bulunmadığını belirtmiş olduğundan mirasbırakanın eşi ...'nin davaya dahil edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını,
-
Taraflarınca ...'nin gerekli tüm bilgilerinin temini için gerekli başvuruları yaptıklarını, gerekli harçların ve tercüme evraklarının hazırlanarak yerel mahkemeye sunulduğu, İran İslam Cumhuriyeti Yetkili Adli Makamlarında istinabe yapılması için talimat yazıldığını, talimata henüz bir cevap verilmediğini, mahkemece talimat sonucunu beklemeden taraf teşkilinin sağlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Taraflarınca İran Mahkemelerinde veraset ilamı almak için girişimde bulunulduğu, ölüm belgesini alma taleplerinin reddi ve istinabe talimatının cevabının dönüşünün beklenilmeden taraf teşkilinin sağlanamadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi usul, yasalara ve hakkaniyete aykırı olduğunu mahkeme kararının bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 90 ıncı maddesi şöyledir;
"(1) Süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez.
(2) Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler."
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94 üncü maddesi şöyledir;
"(1) Kanunun belirlediği süreler kesindir.
(2) (Değişik:22/7/2020 7251/6 md.) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez.
(3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 inci maddesi şöyledir;
“Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez."
-
Değerlendirme
-
Hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde maddi ve hukuki açıdan belirsiz görülen hususların, taraflara gerekli açıklamalar yaptırılarak, gösterecekleri deliller toplanarak açıklığa kavuşturulması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 90 ıncı maddesi gereğince hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler. Aynı Kanun'un 94 üncü maddesine göre ise Kanun'un belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.
-
Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, Kanun'un amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken;
a Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması,
b Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi,
c Yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi,
d Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.
-
Somut olayda ise; vasiyetnamenin tenfizi davalarında yasal mirasçı konumunda bulunmayan vasiyet alacaklısı davacı, tüm mirasçıları her zaman bilmek, ulaşmak zorunda değildir. Dava dilekçesinde bile bildiği bilgiler ve mirasçılık belgesini esas alarak tarafları göstermek dışında bir yükümlülüğe zorlanamaz. Mahkemece, re’sen taraf teşkilini sağlamaya yönelik her türlü araştırma yapılarak usul ekonomisi hükümleri de dikkate alınarak yargılama en seri şekilde sonuçlandırılmak zorundadır.
-
Mahkemece; bozma ilamına uyularak ölü olduğu tespit edilen mirasbırakan vasiyetçinin eşi Tavrhan Orfi Gandijei'nin davada hasım olarak gösterilmesi için mirasçılık belgesi temin edilmek üzere davacı vekiline usulüne uygun bir kesin süre verilmiş olduğu söylenemez. Kaldı ki bir sonraki celse olan 21.04.2021 tarihli celsede davacı vekilinin İran İslam Cumhuriyeti Mahkemesince ilgilinin ölüm belgesi olmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğinin, İngiltere Başkonsolosluğu'na ölüm belgesi temin edilmesi için müzekkere yazılması talebine yönelik davacı vekilince beyanda bulunulduğu takdirde yeniden değerlendirileceğine ilişkin hüküm kurulmuş, davacı vekiline herhangi bir kesin süre de verilmemiştir. Nitekim bir sonraki celse olan 21.06.2021 tarihli celsede ara karar gereği beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle, dosyanın geldiği aşama nedeniyle davacı vekilinin yokluğunda, davanın usulden reddine karar verilmiş, davanın reddine yönelik karara ise kanuni bir dayanağı olan bir gerekçe gösterilmemiştir.
-
Davacı vekilinin ara karar doğrultusunda işlem yapması oldukça zor olmakla beraber, mirasçılık belgesi alınacak kişinin İran vatandaşı olması, ölüm yerinin ise İngiltere olması nedeniyle de böyle bir yükümlülüğe zorlanması davacı taraftan beklenemez. Usulüne uygun olmayan ara karar sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti olan 8.400,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:16