Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1803
2023/2789
23 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen muhdesatın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların dava konusu 1505 parsel sayılı taşınmazda müşterek mülkiyet halinde malik olduklarını, zaman içinde aralarında çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle Milas Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/457 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını ve davanın halen derdest olduğunu, paydaşlar arasında fiili taksim yapılarak taşınmaz üzerinde tasarruf etmeye başladıklarını, binalar diktiklerini ve zeytin ağaçları yetiştirdiklerini beyan ederek taşınmazların üzerine inşaa edilen ve dikilen muhtesatın müvekkillerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... vekili yargılama aşamasında, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2015 tarihli ve 2013/735 Esas, 2015/828 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8 Hukuk Dairesi 10.02.2020 tarih ve 2016/11624 Esas, 2020/1140 Karar sayılı ilamında (özetle);
“... davacıya ait olduğu belirlenen muhdesatların nelerden ibaret olduğu, ağaçların sayısı, cinsi ayrı ayrı tespit edilerek HMK'nın 297/2 maddesi uyarınca infaza elverişli biçimde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
-
Bununla birlikte, davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesine ilişkin Muğla Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/457 Esas sayılı dosyasında davalıların davayı kabul ettikleri şeklinde beyanda bulundukları iddiası da gözetilerek ortaklığın giderilmesi dosyasının getirtilerek davalıların dava konusu muhtesatlara ilişkin bir kabul beyanları bulunup bulunmadığı üzerinde durulması gerekirken mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Kabule göre de; davalı ...’un yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusundaki temyiz itirazlarına gelince; Bilindiği üzere, muhdesatın tespiti davalarında, davanın konusu (müddeabih) ve değeri, davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup, buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nın 326/2 nci madddesi uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapudaki payı gözönünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir. Davaya konu taşınmazda davalı ..., tapuda, paylı mülkiyet halinde maliktir. Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcı ile aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nın 326/2 nci maddesi uyarıca yargılama giderinden ve davacılar yararına takdir edilen vekalet ücretinden yukarıda ifade edilen ilkeler doğrultusunda her bir davalının sorumlu olduğu yargılama gideri ve vekalet ücretinin ayrıntılı ve infaza elverişli şekilde belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince (özetle), iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde (özetle),
-
Bozma öncesi kararda lehlerine 20.548,62 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına rağmen bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde 9.837,70 TL nispi vekalet ücreti hesaplandığını,
-
Belirlenen nispi vekalet ücreti miktarının hatalı ve eksik olduğunu,
-
Bozma ilamında vekalet ücretine yönelik bir bozma kararı verilmediğini,
-
Hükmü davacılar için saptanan vekalet ücreti ve diğer aleyhe olan kısımlar yönünden temyiz ettiklerini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine yöneliktir
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Bütünleyici parça” kenar başlıklı 684 nci maddesi, “Taşınmaz mülkiyetinin içeriği” ve “Kapsam” kenar başlıklı 718 nci maddesi,
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
HUMK'nun 440/III 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:01:28