Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1560

Karar No

2023/2724

Karar Tarihi

22 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin Eskişehir ili, .... İlçesi, ..... Mahallesi, .... ada 317 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaza ait tapu kaydında muhdesat bilgileri adı altında "bu yer ..... evlatları ... ve ...'ın işgali altındadır" şeklinde beyanda bulunduğunu ancak taşınmaz üzerinde muhdesat olarak kabul görecek herhangi bir ağaç, yapının bulunmadığını belirterek tapu kaydındaki zilyetlik şerhinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; 1961 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonrasında 5170 numaralı parsele ait tapulama tutanağının edinme sebebi kısmında bu parselin Ahmet evlatları ... ve ...'ın zilyetliklerinde olduğu ve 4854 numaralı parselden miktar fazlası olarak kesilerek Maliye Hazinesi adına tahdit ve tespit edildiğini, tapulama tutanağının beyanlar ve şerhler kısmına da "Bu yer Ahmet evlatları ... ve ...'ın işgali altındadır" belirtmesinin yapıldığını, askı ilanının kesinleşmesi üzerine şerhin bu şekilde devam ettiğini, Maliye Hazinesi adına tapuya tescil edilen taşınmazın 4706 ve 2886 sayılı Kanunlar kapsamında davacıya satıldığını, taşınmazın yenileme sonucunda 12448 ada 317 parsel numarasını aldığı, davacının söz konusu şerhin terkini için yetkili müdürlük olan Tepebaşı Tapu Müdürlüğüne yazılı talepte bulunulmadığını, tapu sicilinde terkin yapılabilmesi için tescilin kendisine hak sağladığı kimsenin istemde bulunması ya da yetkili makam veya mahkemeden alınmış kararını ibraz etmesi gerektiğini, husumetin beyanlar hanesindeki işgalcinin mirasçılara yönetilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Dahili davalılar davaya karşı yazılı olarak cevap dilekçesi vermemiş ve yargılamaya katılmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince "Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ıncı maddesine göre ise kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatta belirtilen hususların yazılabileceği, taşınmazların işgal altında olduğuna dair şerhin mevzuata uygun olmadığı, dava konusu şerhin tapulama tutanağı düzenlenirken ilk tesis tarihinde konulmuş olması ve davacı tarafça taşınmazın Hazine'den satın alınması üzerine tapu müdürlüğü tarafından tek taraflı olarak kaldırılmasının da mümkün bulunmadığı, davanın açılmasına tapu müdürlüğünün ve lehine şerh konulan kişilerin sebep olmadığı" gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü adına Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu beyan kaydının terkini için yetkili Müdürlük olan Tepebaşı Tapu Müdürlüğüne davacının yazılı talepte bulunulduğuna dair herhangi bir belgeye rastlanılamadığını, dava açılmadan önce Milli Emlak Müdürlüğü ile Tepebaşı Tapu Müdürlüğünde gerekli başvuruların yapılması, başvurunun reddedilmesi durumunda söz konusu taşınmaza tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki işgalci mirasçılarına davanın yöneltilmesi gerektiğini, taşınmaz tapu kaydına mülga 766 sayılı Kanun'un 37 nci maddesine göre konulmuş şerhin terkini için ilgili defterdarlığın/malmüdürlüğünün yazılı talebinin aranması ve varsa bu şerh aynı yevmiye ile terkin edilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1 b 1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü adına Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, istinaf dilekçesindeki nedenleri tekrar ederek bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, zilyetlik şerhinin terkini istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

Mülga 743 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 919, 920, 921.; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1000, 1008, 1009,1010, 1012 ve devamı maddeleri,

Medeni Kanunun değinilen maddelerinde tapu siciline şerh verilmesi gereken kişisel haklar sınırlı olarak sayılmış, yasalarda açıkça belirtilen hakların ancak tapu siciline şerh verilebileceği hükme bağlanmıştır.

Medeni Kanunda sayılan veya özel kanunlarında belirtilen hakların dışında hiçbir hakkın tapu sicilinin şerhler veya beyanlar hanesinde gösterilmesinde yasal olanak yoktur. Bilindiği üzere kişisel hakların sicilde veya beyanlar hanesinde gösterilmesi ona ayni hak niteliği kazandırmamakta, sadece aleniyetini sağlamaktadır.

Zilyetlik şerhi lehdarının miras bırakanları açısından korunması gerekli yararlarının bulunup bulunmadığının mahkemece araştırılması gerekmektedir.

  1. Değerlendirme

İncelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve davalı tarafın temyiz itirazlarının bölge adliye mahkemesi kararında değerlendirilmiş olduğu anlaşılarak davalı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim