Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/662
2023/2624
16 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/881 E., 2021/1922 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/265 E., 2021/40 K.
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalı ... adına vekili Avukat ... ile diğer taraftan asıl ve birleştirilen davada davacı ... adına vekili Avukat .... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dosya dava dilekçesinde; tarafların ortak murisinden kalan taşınmazların davalı tarafından kullanıldığını ve kiraya verildiğini belirterek ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin muris ile birlikte yıllarca çalıştığını ve birikimleri ile bu taşınmazları satın aldığını, haksız bir kullanımı olmadığını, ayrıca intifadan men olgusunun gerçekleşmediğini, istenen ecrimisil bedelinin çok fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; davacı tarafından intifadan men koşulunun yerine getirildiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı belirtilerek, davalının 5 numaralı dairede kendisinin oturduğu ve eklentisinin 1+1 daire olacak şekilde dava dışı 3. kişiye kiraya vermek suretiyle kullandığı, davacının miras hissesine göre payına düşen ecrimisil bedelinin Florya’daki 5 numaralı dairenin 25.05.2010 06.08.2012 tarihleri için 31.457,00 TL, bu taşınmazın eklentisi konumundaki 1+1 dairenin 06.03.2010 06.08.2012 tarihleri için 17.514,75 TL, birleştirilen dosya açısından 5 numaralı dairenin 06.08.2012 02.03.2017 tarihleri için 81.243,45 TL, eklentisi olan 1+1 taşınmazın 06.08.2012 02.03.2017 tarihleri için 40.617,00 TL olduğu; Avcılar’daki dairenin 06.03.2010 01.01.2012 tarihli kira sözleşmesi uyarınca dava dışı ...'a ve...'e kiraya verildiği, ... yönünden davacının payının 6.250,00 TL, ... yönünden 2.250,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 19.03.2021 tarihli tashih şerhi ile gerekçeli kararın 4. sayfasının ilk paragrafında yer alan 31.457,00 TL ibaresinin 31.456,50 TL olarak, hüküm fıkrasındaki “… Bu husustaki, davacı tarafın 6.250 TL yönündeki fazlaya ilişkin talebin reddine…” şeklindeki kararın "… Bu husustaki, davacı tarafın 6.300 TL yönündeki talebinin fazlaya ilişkin talebi olan 60 TL’nin reddine…" şeklinde tashihine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemedeki beyanlarını tekrarla, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, hükme dayanak bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, kiracılara çekilen ihtarnameden sonra davacı payının banka hesabına yatırıldığını, eksik ödeme varsa muhatabının kiracı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile asıl dava ve birleştirilen davanın, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından davalıya bizzat oturduğu taşınmaz için gönderilen ihtarnamenin 24.05.2010 tarihinde tebliğ edildiği, bu taşınmaz yönünden intifadan men tarihinden itibaren davacının miras payı oranında ecrimisil talep hakkının bulunduğu. 5 numaralı meskenin tapuda eklentisi olan kömürlük kısmının davalı tarafından dava dışı 3. kişilere kullandırıldığı, bu kısım yönünden intifadan men şartının aranmasına gerek olmadığı, Avcılar’daki dairenin kirada olduğu ihtilafsız olduğundan bu taşınmazlar için de intifadan men şartının aranmasına gerek olmadığı, bilirkişi raporunun usul ve esasa uygun düzenlendiği, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili yukarıda IV B bölümünde belirtilen sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, paydaşlar arası ecrimisil talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dava konusu taşınmazda davacıların payına karşılık kullandığı yer olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:15