Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1587
2023/2606
16 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1702 E., 2020/1705 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/14 E., 2020/5 K.
Taraflar arasındaki imar mevzuatından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.11.2022 tarihinde duruşma yapılmasına karar verilmiştir.
Belirlenen günde temyiz eden davacı vekili Av. Sibel Burul ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Tayin olunan 22.11.2022 günü duruşma icrasından sonra belirlenen eksiklikler nedeniyle dosya mahalline geri çevrildi. Eksiklikler giderildikten sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla, içeriğindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 07.07.2000 tarihinde satış suretiyle edindiği İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, Türkoba Mahallesinde kain 33.050 m² alanlı 642 parsel sayılı taşınmazın, tarla olan vasfının arsa olarak değiştirilmesi amacıyla o tarihte görevli ve yetkili bulunan Tepecik Belediyesine başvurduğunu, Belediye Encümeninin 10.07.2001 tarih ve 134 sayılı kararı ile teklifin kabulüne ve ekli krokide (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen toplam 2.656,17 m²’lik kısmın bedelsiz olarak imar yoluna, (A) harfiyle gösterilen 363,28 m²’lik kısmın ise bedelsiz olarak parka terkinine karar verildiğini, bunun üzerine 09.08.2001 tarihinde Tapu Müdürlüğüne başvurulduğunda, ifraz ve terk işlemleri gerçekleştirildikten sonra 29.171,07 m² alanlı taşınmazın, arsa vasfıyla ve 144 ada 1 parsel numarası ile müvekkili şirket adına kayıtlandığını,
-
Davalı ... tarafından düzenlenen yeni imar planlarında ise müvekkilince bedelsiz olarak terk edilen bu kısımlardan, batı ve kuzeydeki imar yolunun yol olmaktan ve park için terk edilen kısmın da park olmaktan çıkartılarak imara açıldığını, bedelsiz olarak terk edilen bu kısımların davalı tarafından bugüne kadar terk amacına uygun şekilde kullanılmadığını ve kullanılmayacağının da ortada olduğunu ileri sürerek, müvekkilince bedelsiz olarak yol ve park alanı olarak kullanılması amacı ile terk edilen ancak, terk amacına uygun şekilde kullanılmayarak imara açılan taşınmaz bölümlerinin tespiti ile müvekkili şirket adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu bedelsiz terk işlemlerinin davacının kendi isteği ve teklifi sonucunda gerçekleştiğini, tescil istem belgesinden de anlaşılacağı üzere davacının, tarla vasfında olan taşınmazını arsa vasfına çevirmek amacı ile bu işlemlerin yapılmasını talep ettiğini, yapılan terk işlemlerinin hukuken şarta bağlanmasının mümkün olmadığı gibi bu işlemlerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 ve 16 ıncı maddeleri çerçevesinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, Kamulaştırma Kanunu’nun 35 inci maddesinde yer alan “malikin muvafakati ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulmaz ve karşılığı istenmez.” şeklindeki düzenlemenin, taşınmazın idareye devri nedeniyle eski malikin mülkiyet hakkı veya tazminat talebi ileri süremeyeceği yönünde yorumlanmasının, kamu yararının gerektirdikleri ile kişisel hakların korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozacak nitelikte olduğuna hükmedildiği, Kamulaştırma Kanunu'nun 35 inci maddesinin uygulanmasının, 1 No.lu Ek Protokolün 1 inci maddesinin gerekleri ile bağdaşmadığından söz konusu hükmün ihlâl edildiği sonucuna varıldığı,
-
Belirli bir amaçla idareye terk edilen taşınmazların terk amacına uygun olarak kullanılması gerektiği; somut olaya gelince, keşif sonucu alınan bilirkişi raporları ve ek raporlara göre, 642 No.lu parselin fen bilirkişisince hazırlanan krokide park alanı olarak bırakılan ve "A" harfi ile gösterilen 363,28 m²’lik kısmı ile "B" ile gösterilen imar yolunun batı ve kuzey hudutlarını teşkil eden 1.710,41 m²’lik kısmının bedelsiz terk tarihi de dikkate alındığında, amacına uygun olarak kullanılmadığının anlaşıldığı gerekçe gösterilerek, davanın kabulüne ve fen bilirkişisinin 23.11.2018 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 363.28 m²'lik ve (B) harfiyle gösterilen 1.710,41 m²'lik kısmın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, tarla vasfında olan ve üzerinde herhangi bir yapı inşa edemediği taşınmazını arsa vasfına çevirmek için kendi isteği ve teklifi ile kamu yararına bedelsiz terk işlemini gerçekleştirdiğini, imar planının terk işleminden önce yapılmış olmasının bu alanın şarta bağlı olarak terk edildiği iddiasını dayanaksız kıldığını, bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı olduğu ve raporlara yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “imar mevzuatı uygulanan veya özel parselasyon yapılan yerler” başlıklı 35 inci maddesi hükmüne göre, imar mevzuatı gereğince düzenlemeye tâbi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerler ile özel parselasyon sonunda malikinin muvafakatiyle kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karşılığının istenemeyeceği,
-
Somut olaya gelince, dosyada mevcut tescil istem beyannamesi içeriğinden de anlaşıldığı üzere, davacının tarla vasfındaki taşınmazını özel parselasyona tâbi tutmak amacıyla istemde bulunduğu, dava konusu 642 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfı ile davacı adına kayıtlı iken, davalı Belediyeye başvurulması sonucu Belediye Encümeninin 10.07.2001 tarih ve 134 sayılı kararı ile taşınmazın bir kısmının yola ve parka terkinine, bir kısmının ise arsa vasfıyla davacı şirket adına 144 ada 1 parsel numarası ile tesciline karar verildiği; terk beyanının incelenmesinde, davacının yola ve parka terk edilen kısımla ilgili koşullu bağışının bulunmadığı, bu durumda Belediyenin değişen şartları gözeterek yol ve park için ayırdığı alanı zeminde amacına uygun kullanmamasının çalışma esasları kapsamında tasarruf işlemi olarak değerlendirilmesi gerektiği,
-
Bu durumda Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçe gösterilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz bölümlerinin, imar planına uymak için ve kamu hizmetine tahsis amacı ile zorunlu ve bedelsiz olarak yola ve park alanına terk edildiğini, yol ve park yapılmasının bağış işleminin şartı olduğunu ancak, taşınmazın amacına uygun kullanılmayıp, imar planında değişikliğe gidilerek yol ve park vasfının kaldırıldığı, bu kısımların Belediyenin mülkiyetine bırakılmasının müvekkili aleyhine orantısız bir yarar sağlayacağını,
-
Dava konusunun kamulaştırma işlemi olmadığını, kamulaştırmanın bedel mukabilinde yapıldığını, somut olayda ise herhangi bir bedel ödenmediğini, Kamulaştırma Kanunu'nun 35 inci maddesinin, terk edilen taşınmazın mutlak olarak iade edilemeyeceği şeklinde yorumlanamayacağını, bu durumun terk amacına uyulduğu sürece geçerli olduğunu, anılan Yasanın 23 üncü maddesi uyarınca kamulaştırma işleminden itibaren 5 yıl boyunca amaca uygun kullanılmayan taşınmazın iade edileceğinin hükme bağlandığını, bu hükme göre de taşınmazın müvekkiline iadesinin gerektiğini,
-
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay tarafından malik tarafından kamu hizmetine tahsis amacıyla terk edilen taşınmazın, terk amacının ortadan kalkması ve taşınmazın terk amacına uygun kullanılmaması hâlinde bedelsiz şekilde önceki malikine iade edilmesinin gerektiği, aksi durumun Anayasa tarafından güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlâli anlamına geleceği yönünde kararlar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının rızasına dayalı olarak yapılan yola ve parka terk işleminden sonra davalı Belediyece imar planlarında değişiklik yapılıp yapılmadığı, bu bölümlerin özel mülkiyete konu edilebilir konut alanına dönüştürülüp dönüştürülmediği ve terk amacına uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin 22.11.2022 tarihli geri çevirme kararı doğrultusunda, davalı ... Belediyesine yazılan müzekkereye cevaben verilen 27.02.2023 tarihli yazıda; dava konusu 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hâlihazırda Büyükçekmece Göl Havzası Uzak Mesafeli Koruma Alanında kalmakta olup, 12.06.2015 onay tarihli ve 1/1000 ölçekli Türkoba Mahallesi Güneyinin Bir Kısmına Ait Uygulama İmar Planında kısmen yeşil alanda, kısmen ayrık nizam, emsal=0,25 konut dışı kentsel çalışma alanında kaldığı; 20.02.2020 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 7221 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun çeşitli maddelerinde yapılan değişiklik uyarınca, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda Belediye tarafından plan tadilatı yapılarak bina yüksekliğinin belirlenmesi gerektiği ve bahse konu çalışma tamamlanmadan uygulama yapılamayacağı bildirilmiştir.
-
Gerek Büyükçekmece Belediyesinin yukarıda açıklanan yazı içeriğinden gerekse dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif sonrası sunulan bilirkişi raporlarından, dava konusu 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 642 No.lu parselden bedelsiz olarak yola ve park alanına terk edilen ve krokisinde (A), (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımların, daha sonra imar uygulamasına tâbi tutulup ihdas edilmek suretiyle davalı ... ya da dava dışı üçüncü şahıslar adına tescil edilen yerlerde kalmadığı; taşınmazın doğu ve güney sınırlarını teşkil eden ve krokide (C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımların zeminde hâlen yol olarak kullanıldığı; batı sınırını teşkil eden ve park alanı olarak terk edilip krokide (A) harfiyle gösterilen kısım ile kuzey sınırını teşkil eden ve imar yolu olarak bırakılıp krokide (B) harfiyle gösterilen kısmın ise boş durumda olup herhangi bir yapılaşmanın bulunmadığı; Belediyenin 12.06.2015 onay tarihli ve 1/1000 ölçekli imar planının hâlen geçerliliğini koruduğu ve imar planında herhangi bir değişikliğe gidilmediği anlaşılmaktadır.
-
Bu durumda, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı ... tarafından, imar planlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığının ve dava konusu taşınmaz bölümlerinin terk amacına aykırı bir kullanımının bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olduğundan, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:15