Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1888
2023/2549
15 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Şile Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl davada elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı davada tazminat istemlerine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı vekili ve davalı karşı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin değerden reddine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait 1847 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ikiz villanın bir tanesinin davalı tarafından işgal edildiğini belirterek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, taraflar arasında noterde 1995 yılında imzalanan muvafakatnameye göre eski 633 parsel sayılı taşınmazın yarısının davalı adına tesciline muvafakat edildiğini belirterek davanın reddini savunmuş, 633 parsel sayılı taşınmaz ve üzerindeki binaların toplam değerinin yarısının tahsilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2018 tarihli ve 2014/103 Esas, 2018/385 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, 535.000,00 TL’nin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2021 tarihli ve 2019/1514 Esas, 2021/123 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 28.06.2022 tarihli ve 2021/4841 Esas, 2022/4551 Karar sayılı kararıyla; ''...dava konusu taşınmaz öncesinde 633 parsel numarası ile davacı adına kayıtlı iken, 19.08.1992 tarihinde ifrazen üç parçaya bölünerek 1847 parsel, bahçeli kargir ev ile kömürlük vasfı ile davacı adına tescil edilmiştir. Taraflar arasında 14.07.1995 tarihli noterde düzenleme şeklinde imzalanan muvafakatname ve taahhütnameye göre, 633 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen ikiz villadan kuzeye bakan villanın Sündüs’e, diğer tarafın Kemalettin’e ait olduğu, inşaatta eşit masraf yapıldığı, tarafların bahçede eşit hakkının olduğu, gelecekte kadastro çalışması yapıldığında Sündüs adına tesciline muvafakat edildiği kararlaştırılmıştır.
Söz konusu muvafakatname mülkiyet devrine ilişkin olmadığından arazinin bedeli talep edilemese de, üzerindeki ikiz villanın inşaatının taraflarca eşit masrafla yapıldığı belirtildiğinden, iyiniyetli davalı karşı davacı muhdesat bedeline ilişkin talepte bulunulabilir.
O halde, mahkemece karşı dava tarihi itibariyle yapıya ilişkin muhik tazminat belirlenerek bedelinin davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz öncesinde 633 parsel numarası ile davacı adına kayıtlı iken 19.08.1992 tarihinde ifrazen üç parçaya bölünerek 1847 parsel, bahçeli kargir ev ile kömürlük vasfı ile davacı adına tescil edildiği, taraflar arasında 14.07.1995 tarihli noterde düzenleme şeklinde imzalanan muvafakatname ve taahhütnameye göre 633 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen ikiz villadan kuzeye bakan villanın Sündüs’e, diğer tarafın Kemalettin’e ait olduğu, inşaatta eşit masraf yapıldığı, tarafların bahçede eşit hakkının olduğu, gelecekte kadastro çalışması yapıldığında Sündüs adına tesciline muvafakat edildiği kararlaştırılmış olduğu, söz konusu muvafakatname mülkiyet devrine ilişkin olmadığından arazinin bedeli talep edilemese de, üzerindeki ikiz villanın inşaatının taraflarca eşit masrafla yapıldığı belirtildiğinden, iyiniyetli davalı karşı davacı muhdesat bedeline ilişkin talepte bulunulabileceğinden; karşı dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazdaki yapıya ilişkin olarak 29.12.2016 tarihli ek bilirkişi raporuyla belirlenen toplam muhdesat bedeli 156.543,00 TL'nin 1/2 oranına karşılık gelen 78.271,80 TL'nin muhik tazminat bedeli olarak davacı/karşı davalı mirasçılarından tahsili ile davalı/karşı davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, bozma üzerine davalı karşı davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görüldüğü gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın elatmanın önlenmesi talebinin kabulü ile dava konusu İstanbul ili, Şile ilçesi, Ahmetli Köyü 1847 parsel sayılı taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile muhik tazminat bedeli olarak 78.271,80 TL'nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişki talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı karşı davalı vekili; karar ilamının "a" paragrafında 78.271,80 TL yönünden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, reddedilen miktarın 535.000,00 78.271,00 TL =456.729,00 TL olduğunu, müvekkili yararına kararlaştırılan vekalet ücretine esas alınacak değerin " e" fıkrasında belirtilen (98.158,30 TL) yerine, (456.729,00 TL) olması ve davacı karşı davacı lehine reddedilen miktar (456.729,00 TL) esas alınarak vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek hükmü vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
-
Davalı karşı davada davacı vekili; istinaf mahkemesince davalı yararına hükmedilen muhik tazminat tutarının çok düşük olduğunu, bir taşınmaz üzerine inşa edilen iki katlı bina, müştemilat (depo), kömürlük, kuyu, bahçe duvarı, ekili ve dikili ağaç tutarlarının karşılığı olmadığını, bahçenin tel çit çekilerek ayrıldığını, zaten taraflar arasındaki belgede sadece evin yarı yarıya yapıldığının yazıldığını, eklentiler ve dikili ağaçların davalıya ait olduğunu bu durum nazara alındığında tazminat tutarının çok düşük olduğunu, bu yönden verilen kararı kabul etmediklerini, istinaf mahkemesi, davacı ile davalı arasında Şile Noterliği'nden düzenlenen "Muvafakatname ve Taahhütname" başlıklı belgenin mülkiyet devri içermediğini, bu itibarla arsa sebebiyle tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle karar vermişse de; taahhüdün amacının tapuda adına kayıt bulunmayan ...'ın taşınmazın 1/2'si üzerinde ayni hak sahibi olduğunu belgelemek olduğunu, bu kapsamda davacının el atmanın önlenmesi talebinin de reddi gerektiğini, karşı dava yönünden ise sadece bina değerini içeren tazminata hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı yararına bir sebepsiz zenginleşme gerçekleştiğini, davacının müvekkiline, taahhüt ettiği tapu devrini vermesi gerekirken iyiniyet kurallarına aykırı olarak müdahalenin men'i ecrimisil davası açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı davada tazminat istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
Türk Medeni Kanunu'nun 684, 718, 722, 723 ve 724 üncü maddeleri,
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Onama harcı davacı karşı davalıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:56