Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1287

Karar No

2023/2537

Karar Tarihi

11 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2241 E., 2021/2381 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/158 E., 2021/151 K.

Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK'nın 353/1 b 1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili ...’nun, hissedarı olduğu Ordu ili, Perşembe ilçesi, Kazancılı Köyü, 131 ada, 28 parselde kayıtlı 9504 m² "fındık bahçesi ve tarla" nitelikli taşınmaz üzerinde yaptırdığı evin zilyedi olup diğer hissedarların ise bu evin yapımında hiçbir katkıları ve emeklerinin olmadığını, davanın tarafları arasında görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası da bulunduğunu beyan ederek; müvekkilinin hissedarı olduğu 131 ada, 28 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.

Davacı vekili 23.02.2021 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesiyle; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ev, iki katlı ahır samanlık ile taşınmazın çevresinde ve sınırlarında bulunan istinat duvarlarının da müvekkiline aidiyetinin ve müvekkili tarafından meydana getirildiğinin tespitini talep ederek, dava konusu istemini ıslah etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ...: Perşembe Sulh Hukuk Mahkemesinde devam eden ortaklığın giderilmesi davasında muhdesatın iddiasını kabul ettiğinden, kendi şahsı yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"..Keşif mahallinde dinlenen davacı tanıklarının taşınmazdaki 2 katlı ahır samanlığın ve istinat duvarlarının kadastro tespitinden sonra baştan sona davacı tarafından kendi adına ve hesabına yaptırıldığı ve yaptırıldığından beri davacının kullanımında olduğu yönünde istikrarlı beyanda bulundukları, bu kapsamda davaya konu 2 katlı ahır samanlık niteliğindeki yapının davacı tarafından kendi adına ve hesabına meydana getirildiğini ispatladığı, bu yapılar yönünden dava açmakta hukuki yararı olup davanın kabulü gerektiği,

...Dava konusu tek katlı evin yapımına ise davacılar murisi ... tarafından başlanıp karkas hale getirildiği, davacının ise karkas halde olan yapıyı tamamladığı, yapının temelinden itibaren davacı tarafça meydana getirilmediği, ev üzerinde yapılan işlemlerin muhdesatın tamamlanması veya mevcut muhdesatın bakım ve onarımının yaptırılması niteliğinde olduğu, bağımsız bir muhdesat meydana getirme niteliğinde olmayıp mevcut muhdesatın daha kullanılır hale gelmesini, bir başka deyişle muhtesattan sağlanacak faydanın artmasını sağlayan işlemler olduğu, bu nedenle davacının tek katlı eve yönelik davasının reddi gerektiği,

...Talep konusu istinat duvarlarının ise muhdesattan sağlanacak faydanın arttırılmasını sağlayan, iyileştirici nitelikteki yapılar olup muhdesat aidiyeti davasına konu edilemeyeceği, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasının ancak koşullarının varlığı halinde TBK.nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği, bu yapılar yönünden davacının tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı..." gerekçesiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddine; Perşembe ilçesi, Kazancılı Mahallesi, 131 ada, 28 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fen bilirkişisi raporu ekindeki krokide (B) harfiyle belirtilen kargir iki katlı ahır ve samanlık niteliğindeki yapının davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davacının fen bilirkişisi raporu ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen tek katlı kargir ev ve aynı krokide (C),(D),(E),(F) harfleri ile gösterilen taş ve beton istinat duvarlarına yönelik davasının reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili: mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu zira, taş ve beton istinat duvarlarının tamamen müvekkilince yaptırılmış olup bu yapıların da tek başına bir yapısal muhdesat niteliği taşıdığını, keşfen belirlenen değerinin 77.758,00 TL olduğunu, tek katlı kargir evin yapımına ise müvekkilinin babası tarafından müvekkilin adı ve hesabına başlandığını, müvekkili tarafından kullanılmak üzere tamamlandığı konusunda şüphe olmadığını, davalıların iki katlı samanlık ve ahırın, taş ve beton istinat duvarlarının ve tek katlı kargir evin tamamen müvekkile ait olduğunu kabul ettiklerini, ancak sayın mahkemece kabule rağmen müvekkilinin yaptırdığı yapıların muhdesat olarak kabul edilemeyeceği, yapılan faydalar ve iyileştirmeler olarak nitelendirilebileceği ve bu nedenle hukuki yarar yokluğundan tek katlı kargir ev ve taş ve beton istinat duvarları bakımından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek; istinaf başvurunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"...6100 sayılı HMK’nun 355 inci maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; Yine; HMK'nun 357 nci maddesine göre de ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz.

Aidiyetinin tesbiti hakkında dava dilekçesinde bir istem bulunmayıp daha sonraki aşamada iddianın genişletilmesi yasağı döneminde talepte bulunulan kargir iki katlı ahır ve samanlık ile ilgili talebin kabulü hatalı ise de aleyhe istinaf bulunmadığından bu yönden kaldırma kararı verilememiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371inci maddeleri.

  3. Bilindiği üzere ve kural olarak tespit davalarında; tespit davası açanın hukuki yararının varlığı gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 106 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında “tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.” denilmektedir.

  4. 6100 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin (h) bendine göre, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Aynı Kanunun 115 inci maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verir.

  5. Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesat aidiyetinin tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ilgili maddeleri şöyledir:

“A. Taşınmaz mülkiyetinin içeriği

III. Arazideki yapılar

  1. Arazi ve yapı malzemesi

b. Tazminat

Madde 723 Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür.

Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hâkim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir.

Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.

IV. Araziye dikilen fidanlar

Madde 729 Bir kimse başkasının fidanını kendi arazisine ya da kendisinin veya bir üçüncü kişinin fidanını başkasının arazisine dikerse, başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara veya taşınır yapılara ilişkin hükümler bunlar hakkında da uygulanır. Ağaçlar ve ormanlar üst hakkına konu olamaz.”

3194 sayılı İmar Kanununun 5 inci maddesine göre "Yapı: Karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir."

İstinat duvarı ise; arkasında kalan zemin hacmini tutmak amacıyla yapılan bir tutma yapısıdır. Sıklıkla derin kazılarda ve şevlerin stabilitesini tahkim etmek için inşa edilir.

Bina niteliğinde olmasa dahi, yapı olarak kabul edilen istinat duvarı, iskele, temel betonu gibi imalatlar için, İmar Kanununun 21 inci maddesi uyarınca ruhsat alınması zorunludur. Aksi halde yıkım ve para cezası müeyyideleri uygulanır.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. TMK’nın 684 ve 718 inci maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüz'ü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMK’nın 722, 723, ve 724 üncü maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir.

  4. Somut uyuşmazlıkta; dava konusu istinat duvarının davacı tarafından yapıldığı davalının kabulünde olup bu husus ispat edilmiştir. İstinat duvarı; yapı niteliğinde mütemmim cüz olup, istinat duvarının aidiyeti istemiyle ilgili olarak ilk derece mahkemesince; talep konusu istinat duvarlarının muhdesattan sağlanacak faydanın arttırılmasını sağlayan, iyileştirici nitelikteki yapılar olduğu, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasının ancak koşulların varlığı halinde sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda davası ile istenebileceği, dolayısıyla istinat duvarlarının kendisi adına aidiyetinin tespiti için tespit davası açmasında hukuki yararın bulunmadığı kanaatiyle istinat duvarlarına yönelik talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi, yerinde görülmemiştir.

  5. O halde mahkemece; istinat duvarının yapı niteliğinde olup muhdesat tespitine konu olabileceği düşünülerek sonucuna göre muhdesat aidiyeti istemi yönünden bir verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 373/1 inci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

İlk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:05:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim